Yıldız Silier – Oburluk Çağı (2010)

‘Özgürlük Yanılsaması’ kitabıyla beğeni toplayan Yıldız Silier’in ‘Oburluk Çağı’, felsefe ve politik-psikoloji denemelerinden oluşuyor.

“Hayatın anlamı” ve “kendini kandırma” temalarını irdeleyerek kitabına başlayan Silier, hayatın anlamını, mutluluk kavramıyla özdeşleştirmenin sorunlarını ve çağın mutluluk fetişizmini eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

Annelik ideolojisiyle de hesaplaşan yazar, kadınların evcilleştirilmeleriyle nasıl güçlerini kaybettiklerini gözler önüne seriyor.

Kitaba adını veren son bölümde ise çağın ruhuna odaklanılarak, sıkıntıdan kaçma çabalarının oburluğu körükleyişi ile kapitalizmin nesneleri ve özneleri hızla çöp haline getirişi ele alınıyor.

  • Künye: Yıldız Silier – Oburluk Çağı, Yordam Kitap, felsefe, 192 sayfa

Steven Pinker – Boş Sayfa (2010)

Harvard Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi, dil ve zihin konusunda yaptığı önemli çalışmalarla bilinen Steven Pinker ‘Boş Sayfa’da, modern yaşamdaki insan doğası kavramının ahlaksal, duygusal ve siyasal boyutlarını irdeliyor.

Pinker, insan zihninin boş bir sayfa olduğu ve aile, toplum gibi faktörler tarafından şekillendirildiği egemen görüşünü, kültürün her şey olmadığı karşı teziyle yanıtlıyor.

Söz konusu egemen görüşün, insanlığın devasa boyutlardaki toplum mühendisliği projeleriyle yeniden şekillendirilebileceği gibi gaddarlıkları da beraberinde getirdiğini savunan Pinker, zihin, beyin, gen ve evrim alanlarında gerçekleştirilen keşiflerden hareketle, insan doğasını yeniden tanımlamaya koyuluyor.

  • Künye: Steven Pinker – Boş Sayfa, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, psikoloji, 581 sayfa

Susan McKinnon – Neo-Liberal Genetik (2010)

Virginia Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyesi Susan McKinnon ‘Neo-Liberal Genetik’te, evrim psikolojisinin tezlerini enine boyuna irdeliyor.

McKinnon, evrim biyolojisi, bilişsel ve deneysel psikoloji, bilgisayım, oyun kuramları ve antropoloji gibi alanlardan beslenen çalışmasında, evrim psikolojisini eleştirel bir gözle değerlendirerek bu alandaki temel yanılgılara odaklanıyor.

McKinnon evrim psikolojisinin, toplumsal kategorileri ve hiyerarşileri doğallaştıran indirgemeci bilimsel açıklamaların en yenisi olduğunu ve özellikle de cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve akrabalık kategorileri için bunu yaptığını ileri sürüyor.

McKinnon ayrıca, evrim psikologlarının; evrim, psikoloji ve kültür hakkında yanıldıklarını,  ortaya koydukları evrensel psikolojik mekanizmalar kuramının altında yatan genetiğe ve cinsiyete dair varsayımların, antropolojik kayıtlardan gelen gözleme dayalı kanıtlarca desteklenmediğini de savunuyor.

  • Künye: Susan McKinnon – Neo-Liberal Genetik, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 144 sayfa

Ayala Malach Pines – Âşık Olmak (2010)

Klinik ve sosyal psikoloji alanlarında uzmanlaşmış isimlerden Ayala Malach Pines ‘Âşık Olmak’ta, “Sevgililerimizi neye göre seçeriz?” sorusunun yanıtını arıyor.

Pines ilk olarak, coğrafi yakınlığın gizli bir çöpçatan olarak gücünü belgeleyen araştırmalar sunuyor.

Bu araştırmalar, beraber yaşayan, çalışan veya vakit geçiren insanların sürekli temaslarının, birbirinden hoşlanmayı ve çekimi teşvik ettiğini ortaya koyuyor.

Kitabın devamında ise, uyarılmanın âşık olmadaki rolü, insandan insana değişen aşk anlayışı, erkeklerle kadınların romantik seçimlerinde cinsiyetlerine bağlı olarak farklı ölçütlerin rol oynayıp oynamadığı gibi konular ele alınıyor.

  • Künye: Ayala Malach Pines – Âşık Olmak: Sevgililerimizi Neye Göre Seçeriz?, çeviren: Mercan Yurdakuler, İletişim Yayınları, psikoloji, 400 sayfa

Gary Marcus – Kluge (2010)

Psikolog Gary Marcus ‘Kluge’da, insan zihninin doğa tarafından gelişigüzel oluşturulduğunu iddia ediyor.

Marcus, bunu tanımlamak için de, mühendislik kavramı olan ve bir sorunu gidermek için uygulanan, alelacele ve kaba saba, yani derme çatma çözüm anlamına gelen Kluge kavramını ödünç alıyor.

Yazar buradan hareketle, derme çatma bir şekilde oluşturulduğunu savunduğu hafıza, inanç, tercih ve sevgi gibi, insanın zihinsel yaşantısının önemli bazı alanlarına doğru bir yolculuğa çıkıyor.

Evrim teorisinde mükemmellik konusunda yürütülen tartışmalara da dahil olan yazarın bir diğer tezi de, mükemmellik ve derme çatmalığın, bazen yan yana yer alabileceğidir.

  • Künye: Gary Marcus – Kluge, çeviren: Armağan Özdemir, Remzi Kitabevi, psikoloji, 192 sayfa

Wilhelm Schmid – Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır? (2019)

“Şu coşkun ‘kendini sevme’ propagandası, abartılı bir narsisizme açıktır. Her şey sadece insanın kendi Ben’i etrafında dönmeye başlarsa zorluklar büyür.”

Wilhelm Schmid, bu kısa ama etkileyici kitabında, benliğe iyi bakmanın, kendiyle geçinmeyi kolaylaştırmanın ve böylece başkaları için daha geçinilir birisi olmayı olmanın bir yolu olarak kendiyle dost olmanın ne anlama geldiğini anlatıyor.

İnsanın kendi kendisiyle dostça ilişki kurmasının, sükûnetin zeminini oluşturarak kalıcı olabilecek bir özgüveni temellendirdiğini belirten Schmid, kendiyle dost olmanın tutkulu abartmalara daha az meylettiğini ve insanın kendine mesafe koymasına daha fazla imkân verdiğini söylüyor.

“Kendiyle dost insan mükemmel olmamaktan incinmez.” diyen Schmid, pek çok gözlemle de zenginleştirdiği kitabında, modern Ben’in bugün içinde bulunduğu narsisizm tuzağını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor ve bireyin daha çekilir bir dünyada yaşayabilmesi için hayata ve en başta da kendisine dair algısını yeni baştan nasıl düzenleyebileceğini anlatıyor.

Kendini dert eden herkesin muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Wilhelm Schmid – Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır?, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, psikoloji, 80 sayfa, 2019

Mariano Sigman – Zihnin Gizli Yaşamı (2020)

Bilim bizi bilinmeyen yerlere götüren bir pusuladır.

Bu kitabın yazarı Mariano Sigman da, son bilimsel gelişmelerin ışığında bizi algıyı, aklı, rüyaları, duyguları ve dili kodlayan sayısız nörondan oluşan insan beyninin en içteki parçalarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Kendimizi daha derinlemesine anlayabilmek için zihnimizi keşfetmemizin elzem olduğunu düşünen Sigman, yaşamımızın ilk günleri boyunca nasıl düşünce oluşturduğumuzu, temel kararlarımızı nasıl şekillendirdiğimizi, nasıl rüya görüp nasıl hayal kurduğumuzu, niçin belli duygular hissettiğimizi, beynin nasıl dönüştüğünü ve onunla birlikte bizim nasıl değiştiğimizi ortaya koyuyor.

Psikoloji ve nörolojinin iyi bir bireşimi olan çalışma, anlaşılabilir üslubuyla da konuya ilgi duyan her seviyeden okura hitap ediyor.

  • Künye: Mariano Sigman – Zihnin Gizli Yaşamı: Beyniniz Nasıl Düşünür, Hisseder ve Karar Verir, çeviren: Nur Küçük, Aylak Kitap, bilim, 288 sayfa, 2020