Hasan Alp Karaosmanoğlu – Hepsini İstiyorum Hemen İstiyorum (2019)

Sürekli erteleme, maddenin kötüye kullanımı, internet bağımlılığı, ayrıcalık arama ve büyüklenme gibi pek çok dürtüsel ve büyüklenmeci davranışın kökeninde yatan nedenler nedir?

Hasan Alp Karaosmanoğlu ‘Hepsini Hemen İstiyorum’da, bu tür duyguları ayrıntılı bir şekilde açıkladığı gibi bunların aşılabilmesi konusunda kimi çözümler de sunuyor.

Sürekli kendini haklı görenleri, başkalarının dediklerini yeterince önemsemeyenleri, her konuda en iyi olmak zorunda hissedenleri, bilindiği gibi etrafımızda da hep görürüz.

Karaosmanoğlu, klinikten ve güncel yaşamdan örneklerle bu tip kişilik özelliklerini açıkladığı kitabı, aynı zamanda bu gibi sorunlardan mustarip olanlar için nitelikli bir rehber.

Karaosmanoğlu’nun çarpıcı değerlendirmesine göre, böyle sorunların kökeninde, atalarımızdan bize miras kalan esir veya köle durumuna düşme korkusu yatıyor.

  • Künye: Hasan Alp Karaosmanoğlu – Hepsini İstiyorum Hemen İstiyorum: Dürtüsel ve Büyüklenmeci Davranışlarla Başa Çıkmak, PsikoNet Yayınları, psikoloji, 208 sayfa, 2019
Reklamlar

Rollo May – Psikoterapist ve Mitlere Yolculuk (2016)

Batı’da yaşayan modern çağ insanlarının bilinçleri ve bilinçaltlarında yatan mitleri tartışan, önemli bir çalışma.

Rollo May ustalıkla, bireyselliğin ve narsisizmin tümüyle kuşattığı çağımızda, mitlerin kendimizi anlayabilmemiz için nasıl birer araç olarak kullanılabileceği üzerine yoğunlaşıyor.

  • Künye: Rollo May – Psikoterapist ve Mitlere Yolculuk, çeviren: Kerem Işık, Okuyan Us Yayınları

Marcianne Blevis – Kıskançlık (2010)

“Kıskançlık aslında sevginin en gözde tuzağıdır.” diyen psikiyatr ve psikanalist Marcianne Blevis bu kitabında, kıskanma duygusunun oluşum evrelerini, nedenlerini ve sonuçlarını örneklerle inceliyor.

‘Sevginin En Çok Düştüğü Tuzak’ alt başlığını taşıyan çalışma, kıskanma duygusunu anlamak için harika rehber.

“Kimi kıskanıyoruz?”, “Neden kıskanıyoruz?”, “Kıskanmak benliğimizi koruyan bir kalkan mı, yoksa başkalarına yönelttiğimiz bir silah mı?” sorularının yanıtlarını arayan Blevis’nin çalışmasındaki her bölüm, kıskançlığın farklı yüzlerini ve kaynak noktalarını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Marcianne Blevis – Kıskançlık, çeviren: Işıl Aydın, Sel Yayıncılık, psikanaliz, 158 sayfa

David Rosenfeld – Ruh, Zihin ve Psikanalist (2015)

David Rosenfeld, içinden kolay sıyrılamadıkları psikotik yönleri bulunan, diğer bir deyişle kilitli kapının arkasına hapsedilmiş hastalarla yapılmış çalışmaların neticesini sunuyor.

Çalışma en çok, psikanalizdeki analitik çerçeveyi ve karşıaktarımı ustaca kullanmasıyla dikkat çekiyor.

Kitap, Thomas Ogden’in önsözü ile başlıyor ve ayrıca, Ayla Yazıcı’nın hastane ortamında psikotik hastalar ve kurum çalışanları arasındaki ilişkinin farklı yönlerini ele aldığı Akıl Hastanesinde Psikanalist Olmak isimli bölümünü de içeriyor.

  • Künye: David Rosenfeld – Ruh, Zihin ve Psikanalist: Psikotik Yönleri Olan Hastalarla Psikanalitik Çerçevenin Yaratılması, çeviren: Ayla Yazıcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Kolektif – Acıyan Beden (2016)

Psikanalitik bir bakışla “Acıyan Bedeni” nasıl anlamlandırırız?

Bu kitapta bir araya gelerek bu sorunun yanıtını arayan yazarlar, psikosomatik kavramını farklı yönleriyle değerlendiriyor.

Çalışmayı, psikanalitik kuram ve uygulamaların beden ve ruhsallık konusunda yürüttüğü güncel tartışmaları yakından takip etmek isteyenlere öneriyoruz.

Kitaba, makaleleriyle katılan isimler ise şöyle: Pınar Limnili, Mine Özmen, Ayla Yazıcı, Berrak Ciğeroğlu, Jacques Press, Bella Habip, Meltem Temiz, Nesli Keskinöz Bilen, Işın Sayın Tamerk, Sibel Mercan, Luigi Solano, Maurice Apprey ve Mine Özgüroğlu.

  • Künye: Kolektif – Acıyan Beden, derleyen: Yasemin Cengiz, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

J. B. Pontalis – Pencereler (2009)

Psikanalist-yazar J. B. Pontalis, alt başlığı ‘Özel Bir Sözcük Dağarcığı’ olan ‘Pencereler’de, bazı sözcüklerin kendisinde çağrıştırdığı anlamları irdeliyor.

Kişisel kullanıma yönelik bir küçük sözlük oluşturmaya çalışan Pontalis, psikanalistlerin ortak malı olan kavramların ötesinde, bu ortak mülke herkesin bir alet kutusu gibi başvurmasını amaçlıyor.

Yazar, kitaba adını veren yazısında ise pencere kavramını inceliyor. “Yaşamımın dönemlerini birbiri ardına sıralanan açık pencereler olarak tanımlayabilirim” diyen Pontalis, buradan hareketle, çocukluk odasındaki, okuldaki, uçaklardaki, trenlerdeki ve otellerdeki pencerelere doğru bir yolculuğa çıkıyor.

  • Künye: J. B. Pontalis – Pencereler, çeviren: Talat Parman, Bağlam Yayıncılık, inceleme, 159 sayfa

Stephen A. Mitchell – Psikanalizde İlişkisel Kavramlar (2009)

Stephen A. Mitchell, birçok eseriyle psikanalitik teorilerin ve teorisyenlerin açıklığa kavuşmasını sağladı.

Mitchell elimizdeki çalışmasında, psikanaliz kuramı ve pratiğini, “seçici bütünleşme” yaklaşımıyla değerlendiriyor.

Mitchell’in “ilişkisel model” olarak adlandırdığı bu yaklaşım, psikanalitik çalışmaların odağını dürtülerden kişilerarası etkileşime kaydırıyor.

Freud’dan sonra psikanalitik kurama tutulan bir ışık niteliğindeki eserinde Mitchell, Harry S. Sullivan, Melanie Klein, D. W. Winnicott, Hans Loewald, Roy Schafer, Heinz  Kohut, Otto Kernberg, John Gedo ve Fred Pine gibi neo-Freudçu kuramcıları da kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

  • Künye: Stephen A. Mitchell – Psikanalizde İlişkisel Kavramlar, çeviren: Gülenbaht Algaç ve İrem Anlı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 341 sayfa