Ilias Venezis – Uçurtmalar (2010)

‘Ege Hikâyeleri’, Anadolu kökenli ve Yunanistan’ın sevilen yazarı Ilias Venezis’in Türkçede yayımlanmış ilk kitabıydı.

‘Uçurtmalar’ isimli elimizdeki kitap ise, Venezis’in 1946’da yayımladığı ‘Savaş Saati’ ve 1969’da yayımladığı ‘Takımadalar’ adlı kitaplarından seçilmiş öykülerden oluşuyor.

1904’te Ayvalık’ta doğan Venezis, Türk-Yunan savaşının sonunda, Egeli Rumlarla birlikte Anadolu’nun içlerine sürgüne gönderildi.

Burada geçirdiği yaklaşık bir buçuk yıldan sonra mübadele ile Yunanistan’a dönen Venezis, Midilli adasına yerleşmişti.

Konusunu yaşanmış olaylardan alan elimizdeki öyküler, ağırlıklı olarak İkinci Dünya Savaşı’nın koşullarını anlatıyor.

  • Künye: Ilias Venezis – Uçurtmalar: Anna’nın Kitabı, çeviren: Üner Eyüboğlu, Belge Yayınları, öykü, 160 sayfa

Melih Cevdet Anday – Balerina’nın Ölümü (2010)

‘Balerina’nın Ölümü’, Melih Cevdet Anday’ın dergilerde kendi adıyla yazdığı iki öyküsünü ve Murat Tek adıyla Akşam gazetesinde yazdığı yirmi altı öyküsünü bir araya getiriyor.

Bu kitaptaki kimi öykülerin, Anday’ın Murat Tek imzasıyla yazdığı romanlar arasında benzerlikler dikkat çekiyor.

Kitabın bir özelliği de, şiirle öykünün yakınlığını iyi gösteren örneklerden oluşmasıdır diyebiliriz.

Anday, kitaba adını veren öyküsünde, henüz on sekizinde ölen balerina Sevil’in hikâyesini anlatıyor.

Yazar, sahneye çıktığı ilk gün, belirsiz bir nedenle hayata veda eden genç kadının hikâyesi ekseninde, geleceğin belirsizliğini, sanat-insan ilişkisini ve bireyin ölüm karşısındaki tutumunu anlatıyor.

  • Künye: Melih Cevdet Anday – Balerina’nın Ölümü, Everest Yayınları, öykü, 138 sayfa

Kolektif – Benim İstanbul’um (2010)

Adnan Özyalçıner’in hazırladığı ‘Benim İstanbul’um’, okurlarına, yaşayan, devinen İstanbul’un dünden bugüne uzanan bir haritasını sunmayı amaçlıyor.

Kitapta, Özyalçıner’in yanı sıra, Türkiye edebiyatının önde gelen isimlerinin İstanbul’un farklı yönlerini konu edinen öyküleri yer alıyor.

On beş yazarın metinlerinden oluşan kitap, aynı zamanda Ferit Öngören’in çizgileriyle de zenginleştirilmiş.

Özyalçıner’in yanı sıra, kitaba öyküleriyle katılan isimler şöyle: Atilla Birkiye, Cengiz Bektaş, Deniz Kavukçuoğlu, Enver Ercan, Gülsüm Cengiz, Ferit Edgü, Hilmi Yavuz, Semra Aktunç, Hulki Aktunç, Kemal Özer, Orhan Alkaya, Tuğrul Tanyol, Uğur Kökden ve Üstün Akmen.

  • Künye: Kolektif – Benim İstanbul’um, hazırlayan: Adnan Özyalçıner, Evrensel Basım-Yayın, öykü, 255 sayfa

Nazım Alpman – Ahlak Islatan (2016)

Gazetecilik mesleğinde kırk yılını geride bırakan Nazım Alpman’dan kurmaca olmakla birlikte, okuyunca hiç yabancılık çekmeyeceğimiz haber medyası hikâyeleri.

En demokrat kanaldan 30 kupona kadına, gazetenin imamından enkazdan canlı yayına ve haberleriyle zıplatan gazeteciye, medyanın hal-i pür melalini pek güzel ortaya koyan birçok hikâye, bu kitapta.

  • Künye: Nazım Alpman – Ahlak Islatan, Ozan Yayıncılık

Anne Frank – Arka Ev’den Hatıralar ve Hikâyeler (2016)

Günlükleriyle dünya çapında meşhur olmuş, trajik sonuyla pek çok insanı üzmüş Anne Frank’tan hikâyeler, masallar ve bir roman taslağı.

Adını, saklandıkları arka evden alan ve Frank ailesinin buradaki gündelik yaşamından da ayrıntılar sunan kitap, Frank’ın özgün hayal gücüne farklı bir kapı aralıyor.

  • Künye: Anne Frank – Arka Ev’den Hatıralar ve Hikâyeler, çeviren: Gül Özlen, Sel Yayınları, öykü, 168 sayfa, 2019

Neslihan Önderoğlu – Mutsuz Palyaçolar Örgütü (2016)

Arkadaşlık, mahalle kültürü ve gençlik duyguları etrafında dolaşan, incelikle örülmüş 15 öykü.

Neslihan Önderoğlu kitaba adını veren öyküsünde ise, palyaçoların mağazaların tanıtım günlerine veya doğum günü partilerine gönderilmesine isyan eden ve mesleğin onurunu kurtarmak için örgüt kuran üç arkadaşın başından geçen gülünç olayları anlatıyor.

  • Künye: Neslihan Önderoğlu – Mutsuz Palyaçolar Örgütü, Günışığı Kitaplığı

Kolektif – Canımı Yakma! (2016)

Kadına yönelik şiddet yok sayılan, görmezden gelinen büyük bir sorun.

Bu kitapta, yirmi beş kadın yazarın, kadına yönelik şiddeti konu edinen öyküleri yer alıyor.

Türkiye’nin kadına yönelik şiddet konusunda içinde bulunduğu utanç verici durumu gözler önüne seren çalışma, sesleri olmayan, dilleri olmayan, bizden koparılıp alınmış kadınlar için bir ağıt niteliğinde.

  • Künye: Kolektif – Canımı Yakma!, Kırmızı Kedi Yayınevi