Juan Rulfo – Altın Horoz (2019)

Juan Rulfo için İspanyol edebiyatının babası demek, kesinlikle abartılı değildir.

Ne mutlu ki bizde de yayımlanmış iki şaheseri; öykülerinden oluşan ‘Kızgın Ova’ (Bizde ‘Ova Alev Alev’ adıyla da çevrildi) ve özellikle de ‘Pedro Paramo’ romanıyla, yalnızca İspanyolca yazan isimleri değil, kendisinden sonraki pek çok yazarı derinden etkileyebildi.

Bunun en önemli sebebi de, Rulfo’nun kendine has yazma tekniğiydi.

Rulfo eserlerinde alt üst edilmiş bir zaman dizimi, geri dönüş, iç monolog, bilinçaltı akışı, bakış açısını kaydırma ve monolog gibi pek çok aracı kullandı, ayrıca şiddet, sorunlu baba-oğul ilişkileri, yozlaşma ve ahlak temalarını kullandı.

‘Altın Horoz’ ise, Rulfo’nun senaryo olarak başladığı yapıtlarından.

Yazar bu sefer de, kasabanın yoksul tellalı Dionisio Pinzón’un başından geçen ilginç olayları hikâye ediyor.

Yazar, Pinzón’un hikâyesini de kırsal kesimin kendine has ilişkileri, ruhu, hüznü ve coşkusuyla harmanlayarak veriyor.

‘Altın Horoz’, Rulfo’nun diğer eserleri gibi kısa, ama yine onlar gibi etkileyici.

  • Künye: Juan Rulfo – Altın Horoz, çeviren: Halil Beytaş, Doğan Kitap, öykü, 152 sayfa, 2019
Reklamlar

Berna Durmaz – Karayel Üşümesi (2016)

Küçük kasabalarda, kenar mahallelerde geçen; çelişki ve yanılgılar üzerinden ilerleyen ilgi çekici öyküler.

Berna Durmaz, toplumun dışına itilmiş kadınların, yoksullaşarak “iktidarlarını” kaybetmiş erkeklerin, sınır tanımayan hayal güçleriyle çocukların ruhuna iniyor ve oradan bize kimi zaman fantastik, kimi zamansa büyülü bir üslupla sesleniyor.

  • Künye: Berna Durmaz – Karayel Üşümesi, Can Yayınları

Tom Robbins – Geriye Uçan Yaban Ördekleri (2009)

Amerikalı roman ve öykü yazarı Tom Robbins, farklı türdeki metinlerini barındıran ‘Geriye Uçan Yaban Ördekleri’yle, uzun sürmemiş bir aranın ardından okurunun karşısına çıkıyor.

Kitapta, Robbins’in 1967’den 2003’e uzanan dönemde kaleme aldığı yolculuk yazıları, öyküleri, çoğu daha önce yayımlanmamış şiirleri, şarkı sözleri, sevdiği insanlara övgüleri, sanat eleştirileri, bir tretmanı ve çeşitli dergilerin kendisiyle yaptığı röportajlar yer alıyor.

Genellikle Thomas Phyncon, John Barth ve Kurt Vonnegut gibi postmodern yazarların edebi takipçisi olarak değerlendirilen; alaycılığı, sözcük oyunları ve metaforlara sıkça başvurmasıyla dikkat çeken Robbins, çok sadık bir okur kitlesine de sahip.

Elimizdeki kitap, daha çok romanlarıyla bilinen Robbins’in gerçek dünyasına inmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Tom Robbins – Geriye Uçan Yaban Ördekleri, çeviren: Aysun Babacan, Ayrıntı Yayınları, anlatı, 265 sayfa

Kolektif – Hayat Bana Yüreğini Açıyor (2009)

‘Hayat Bana Yüreğini Açıyor’, Türkiye Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun düzenlediği ve jüri başkanlığını Mario Levi’nin üstlendiği “Gerçekler Maskelenmesin” yarışmasında dereceye giren öykülerden oluşuyor.

Öykülerin, şizofreni hastalarının seslerini ve varlıklarını, kendilerine kayıtsız kalan topluma duyurmalarına vesile olduğunu söyleyebiliriz.

Okurlarına sınırın ötesinden seslenen şizofreniler, aynı zamanda edebi anlamda yetkin eserlere imza atabildiklerini de kanıtlamış oluyor.

Kitaba öyküleriyle katılan isimler şöyle: Hüseyin Avni Cinozoğlu, Okay Uludokumacı, Yümehan Celiloğlu, Mehmet Görkem Özköse, Onur Angün, Sevim Öktener, Nejat Gürlük, Muhammed Hanefi Taşkın ve Orhan Aksoy.

  • Künye: Kolektif – Hayat Bana Yüreğini Açıyor, Doğan Kitap, öykü, 226 sayfa

Aslı Akarsakarya – Düşe Kalka (2009)

Aslı Akarsakarya, ‘Düşe Kalka’ adlı dosyasıyla 2009 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü kazanmıştı.

Aksakarya buradaki on altı öyküsünde, ağırlıklı olarak kadın-erkek, aile ilişkilerini ve toplum tarafından bastırılan, dışlanan, tahakküm altına alınmaya çalışılan kişilikleri hikâye ediyor.

Bir öyküsünde, “Hayatın tâ köküne inmek istiyorum… Bir çocuğun başını okşamak, sonra da bileklerimi kesmek…” diyen Akarsakarya, bir yandan güzellik, çocukluk, yetişkinlik, başarı ve inançlar gibi toplum tarafından belirlenmiş normları sorguluyor, öte yandan verili dille de hesaplaşıyor.

Genç yazarın, masal, tarih, rüya ve gerçeği harmanlayan öyküleri, keyifli bir okuma vaat ediyor diyebiliriz.

  • Künye: Aslı Akarsakarya – Düşe Kalka, Varlık Yayınları, öykü, 95 sayfa

Maxence Fermine – Bilardo Blues Kulübü (2009)

Fransız edebiyatçı Maxence Fermine ‘Bilardo Blues Kulübü’nde, Chicago, New York ve Las Vegas’ta geçen öykülerinde, 30’ların ve 60’ların melankolik Amerika’sını yeniden canlandırıyor.

Fermine, fötr şapkalı, takım elbiseli gangsterleri; topuklu ayabakıları ve kırmızı dudaklarıyla femme fatale’leri; yüksek meblağlarda oynanan poker, bilardo oyunlarını ve duman altı mekânları, arka planında caz ve blues melodileriyle tasvir ediyor.

Al Capone’un karşısına çıkan dünya bilardo şampiyonu Willie Hoppe; alkolik saksafoncu Max Coleman ile piyanist Diana King ve serseri kumarbaz Davis Dam ise, Fermine’in öykülerinde karşımıza çıkan karakterlerden birkaçı.

  • Künye: Maxence Fermine – Bilardo Blues Kulübü, çeviren: Aslı Açan, Everest Yayınları, öykü, 104 sayfa

Kolektif – Mübadele Öyküleri (2009)

Lozan Mübadilleri Vakfı 2008 yılında, Türk-Yunan zorunlu nüfus mübadelesinin 85. yılı anısına bir “Mübadele Öyküleri Yarışması” düzenlemişti.

Bu kitapta, söz konusu yarışmada ödül alan ve jüri üyelerinden olumlu puan alan yirmi dört öykü yer alıyor.

Kitapta öyküleri bulunan isimler şöyle: Erhan Ceylan, Mahir Ulaş Yeşil, A. Samet Çamoğlu, Hakkı İnanç, Büşra Akkuş, Ali Aksoy, Ayhan Altay, Pelin Böke, Maruf Evren, Serap Gökalp, H. İlhami Gülcan, Ümran Kartal, İhsan Tevfik Kırca, Tamer Kütükçü, Hasan Faruk Levent, Ahmet Murat, Saba Öymen, Hülya Sarıkaya, Aysun Sezer, Muzaffer Tansu, Kaan Temizel, Latife Türkyılmaz, Akın Üner ve M. Hakkı Yazıcı.

  • Künye: Kolektif – Mübadele Öyküleri, yayına hazırlayan: Müfide Pekin, Lozan Mübadilleri Vakfı Yayınları, öykü, 296 sayfa