Yevgeni İvanoviç Zamyatin – Sabaha Karşı Toprak Şifa Bulacak (2010)

‘Sabaha Karşı Toprak Şifa Bulacak’, anti-ütopya geleneğinin önde gelen isimlerinden Yevgeni İvanoviç Zamyatin’in kısa ve uzun öyküleri ile masallarını bir araya getiriyor.

Teknolojiyle donatılmış, bir saat gibi işleyen sosyal yaşamlar; insanlar arasında yaşayan efsane kahramanları; insanların kaderini bu dünyadan meçhule taşıyan teknoloji ürünü tramvaylar ve kurmaca dünyasında yolculuğa çıkan yazarlar, bu öykülerden bazılarının konuları.

Zamyatin, kitaptaki kurmaca masalları aracılığıyla da, uzun yıllardır devam eden, kanıksandıkları için değişmez addedilen değer yargılarını, eleştirel bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor.

  • Künye: Yevgeni İvanoviç Zamyatin – Sabaha Karşı Toprak Şifa Bulacak, çeviren: Birsen Karaca, Kavis Kitap, öykü, 167 sayfa

Ryūnosuke Akutagava – Kappa (2010)

‘Kappa’, Akira Kurosava’nın sinemaya da uyarladığı ‘Raşōmon’u da yazmış Japon edebiyatının önemli isimlerinden Ryūnosuke Akutagava’nın 1927 yılında yayımlanan bir uzun öyküsü.

Öykü, sisli bir günde, dağa tırmanmak için yola koyulan anlatıcısının ormanda tesadüfen bir kappa ile karşılaşmasıyla başlar.

Kappa’yı yakalamak için peşinden koşturmaya başlayan adam, dengesini kaybedip bir kuyuya düşer.

Bir süre sonra uyandığında, artık Kappa Ülkesi’ndedir.

Kısa süre sonra kendisine vatandaşlık hakkı verilir ve adam burada yaşamaya başlar.

Fakat ortada bir gariplik vardır.

Zira kappaların ülkesindeki gelenekler, gerçek dünyadakilerden çok farklıdır.

Kappa, Japon folklorunda nehirlerde yaşayan, el ve ayakları perdeli, kafalarının üst kısmı düz, hayali bir varlık.

Birçok siyasal, toplumsal ve psikolojik soruna değinen Akutagava, gerçek ve ideal dünya arasındaki farklılıkları, kendine has hiciv tarzıyla resmediyor.

  • Künye: Ryūnosuke Akutagava – Kappa, çeviren: Oğuz Baykara, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, öykü, 77 sayfa

Jale Özata Dirlikyapan – Kabuğunu Kıran Hikâye (2010)

Jale Özata Dirlikyapan, nitelikli çalışması ‘Kabuğunu Kıran Hikâye’de, Türkiye öykücülüğünde önemli bir yer tutan 1950 kuşağını inceliyor.

Aralarında Ferit Edgü, Orhan Duru, Leyla Erbil, Bilge Karasu, Feyyaz Karacan, Onat Kutlar, Demir Özlü, Adnan Özyalçıner gibi öncü kalemlerin bulunduğu 1950 kuşağı öykücülüğünü çok yönlü bir bakışla irdeleyen Dirlikyapan, kitabının ilk bölümünde, Türkiye’de siyasal ve toplumsal değişimin yoğun olarak yaşandığı, buna koşut olarak edebiyatta da geçmişle hesaplaşmanın, Batı etkisinin desteğiyle yenilenme çabalarının ve yeni kümelenmelerin görüldüğü 1950’li yılların bir panoramasını çiziyor.

Çalışmanın ikinci bölümü, dönemin edebiyat ortamını ve öykü tartışmalarını ele alıyor. Üçüncü bölümde yazar, 1950 kuşağının ilk yenilikçi öykücülerini, dördüncü bölümde ise yeni öykücülüğün içerik ve biçim öğelerini inceliyor.

  • Künye: Jale Özata Dirlikyapan – Kabuğunu Kıran Hikâye, Metis Yayınları, eleştiri, 196 sayfa

Kolektif – Ebedî Öpücük (2010)

Vampir hikâyeleri, sadece sinemanın değil, edebiyatın da vazgeçilmez konularından.

İşte ‘Ebedî Öpücük’ başlıklı elimizdeki kitap, birçok yazarın vampirleri anlatan öykülerini bir araya getiriyor.

Türün meraklılarına hitap edebilecek öyküler, korku, gerilim ve romantizm unsurlarını harmanlayarak, vampirin iz bırakan öpücüğünün ardından, herbiri birer korkutucu vampire dönüşen karakterleri hikâye ediyor.

Kitapta öyküleri bulunan isimler şöyle: Holly Black, Libba Bray, Melisa De La Cruz, Cassandra Clare, Rachel Caine, Nancy Holder, Debbie Viguie, Cecil Castellucci, Kelley Armsrong, Maria V. Snyder, Sarah Rees Brennan, Lili St. Crow, Karen Mahoney ve Dina James.

  • Künye: Kolektif – Ebedî Öpücük, çeviren: Berna Yılmazcan, Karakedi Yayınları, öykü, 366 sayfa

Ali Teoman – Café Esperanza (2010)

Ali Teoman’ın ‘Café Esperanza’sını, bir nevi “Umut Kahvehanesi” olarak tanımlayabiliriz.

Strasbourg Üniversitesi’nde okuyan üç yabancı öğrencinin umut kavramı çerçevesinde yaptıkları çok yönlü sohbetlerinden, felsefi tartışmalarından yola çıkılarak kaleme alınan ‘Café Esperanza’ için Ali Teoman, “İnsanların oturup umutlarını, umutsuzluklarını tartışıp paylaştıkları bir kitap.” diyor.

Aynı zamanda anlatıcı olan Türkiyeli Altuğ, Doğu Avrupalı Xeno ve Brezilyalı Rapahinzo gibi üç ana karakterden oluşan anlatının adı “umut” olmakla birlikte, içeriğinde umutsuzluk, varoluş, yaşam ve sanat gibi çok farklı konular tartışılıyor.

Düşsel ve egzotik bir kafe olarak Esperanza böylece, modern bireyin hayatındaki temel çıkmazların ete kemiğe büründüğü bir mekân olarak karşımıza çıkıyor.

Yazar, bu metaforik mekânda yolları kesişen bireylerinin hikâyeleri ekseninde, dünyanın küçük ve derli toplu bir özetini sunuyor diyebiliriz.

  • Künye: Ali Teoman – Café Esperanza, Sel Yayıncılık, anlatı, 79 sayfa

Halit Ziya Uşaklıgil – Sepette Bulunmuş / Hepsinden Acı (2010)

Halit Ziya Uşaklıgil’in elimizdeki öykü kitaplarından ilki 1920, ikincisi de 1934 yılında yayımlanmıştı.

Bu iki kitapta, daha çok romanlarıyla bildiğimiz, fakat öyküleri de önem arz eden Uşaklıgil’in hayattayken sadeleştirdiği öyküler bulunuyor.

Öykülerde, Uşaklıgil’in çocukluk, gençlik ve olgunluk döneminin izlerine rastlamak mümkün.

Konularının birbirinden bağımsız olduğu öyküler genel olarak, karamsar ve hüzünlü bir üslup taşıyor.

Mahalleye ekmek dağıtarak yaşamını sürdüren bir beygirin çektiği acılar, evde kalmış kızlara çöpçatanlık yapan bir kadın ve miras bölüşümünün aile bireyleri arasında yarattığı ihtilaf, Uşaklıgil’in bu hikâyelerinde işlediği konulardan birkaçı.

  • Künye: Halit Ziya Uşaklıgil – Sepette Bulunmuş / Hepsinden Acı, Özgür Yayınları, öykü, 176 sayfa

William Faulkner – Emily’ye Bir Gül (2019)

Yazıya yüreğini ve ruhunu koymuş William Faulkner’ın yazdığı her şey sıra dışıdır, öncüdür.

Bu kitapta ise, bizde daha çok romanlarıyla bildiğimiz, fakat öyküleri de başlı başına birer şaheser olan Faulkner’ın seçilmiş on yedi öyküsüne yer veriyor.

Burada, Faulkner’ın ‘Emily’ye Bir Gül’, ‘Ambar Kundakçısı’ ve ‘O Akşam Güneşi’ gibi ünlü öyküleri kadar, pek bilinmeyen öyküleri de yer alıyor.

Öyküler, aralarında edebiyatımızın usta isimlerinin de bulunduğu farklı çevirmenler tarafından Türkçeye kazandırılmış.

Faulkner yıllar önce kendini başarısız bir şair olarak tanımlamış ve şöyle demişti:

“Belki de her romancı önce şiir yazmak ister, yazamadığını anlayınca da şiirden sonra en zor tür olan öyküyü dener. Ancak onda da başarısız olduktan sonra roman yazmaya başlar.”

Kitapta yer alan diğer öyküler ise şöyle:

Bir Ayı Avı

İki Asker

Kuru Eylül

Elly

Avludaki Katır

Kırmızı Yapraklar

Bir Adalet

Dikkat!

Şeref

Dr. Martino

Tilki Avı

Bir Kraliçe Vardı

Dağdaki Zafer

Carcassonne

  • Künye: William Faulkner – Emily’ye Bir Gül, hazırlayan: Güven Turan, çeviren: Aysun Arslan, Necla Aytür, Ünal Aytür, Ayberk Erkay, Gül Ülker Gül, Bilge Karasu, Ülkü Tamer, Güven Turan ve Burcu Uğuz, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 288 sayfa, 2019