Mete Sezgin ve Abdullah Karaman – Müze Yönetimi ve Pazarlaması (2009)

İki yazarlı ‘Müze Yönetimi ve Pazarlaması’, modern işletmecilik anlamında müzelerin yönetim ve pazarlamasını en etkin şekilde gerçekleştirmek için yapılması gerekenlere dikkat çekiyor.

Dört bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde, müze tanımı, kavramları, Dünyada ve Türkiye’de müze tarihçesi ve müze çeşitleri gibi konular anlatılıyor.

İkinci bölüm, müzelerde modern anlamda yönetim konusunu, üçüncü bölüm müze pazarlama stratejileri ve müşteri davranışları konularını işliyor.

Kitabın son bölümünde de, İstanbul, Bursa ve Konya’da müze yöneticilerine yönelik anket çalışmasıyla sorunlar tespit edilmeye; çözüm ve öneriler sunulmaya çalışılıyor.

  • Künye: Mete Sezgin ve Abdullah Karaman – Müze Yönetimi ve Pazarlaması, Çizgi Kitabevi, işletme, 216 sayfa
Reklamlar

Bekir Onur – Yeni Müzebilim (2014)

Günümüzde müzenin niteliği gibi, türleri de değişmiş bulunuyor.

Dünyada artık “özel ilgi müzeleri” olarak tanımlanan tarım, aile, çiftlik, haşhaş, esrar ve kahve gibi akla gelebilecek her şeyin müzesi var.

Bekir Onur da bu çalışmasında, söz konusu yeni müze anlayışını kapsamlı bir biçimde ele alıyor; konvansiyonel müze yaklaşımının artık neden aşıldığını açıklıyor.

Onur, müzelerin daha eşitlikçi bir toplumun kurulmasına ne gibi katkılarda bulunabileceğini, dünya çapında değişen müze anlayışını, yeni müzecilik yaklaşımındaki olmazsa olmazları ve müzelerin kültür, tarih, kimlik, küreselleşme ve toplumsal cinsiyetle ilişkisini irdeliyor.

  • Künye: Bekir Onur – Yeni Müzebilim, İmge Yayınları, inceleme, 607 sayfa

Ali Artun – Mümkün Olmayan Müze (2017)

  • MÜMKÜN OLMAYAN MÜZE, Ali Artun, İletişim Yayınları, müzecilik, 202 sayfa

Ali Artun’un 2000 yılından beri müzecilik konusunda yayınlanmış yazılarından sağlam bir derleme. Bu yazılar, modernlik öncesinden günümüze müzeciliği inceliyor ve müzeciliğin farklı tarihsel dönemlerini ve farklı müzecilik deneyimlerini kıyaslıyor. Modern müzeciliğin anıtı Louvre, Louvre ile birlikte kurulmaya başlanan mimarlık müzeleri, ütopyaların canlandırıldığı müzeler, vahşiliğin icat edildiği ve ırkçılığın örgütlendiği antropolojik insan müzeleri ve insanat bahçeleri, Malraux’nun röprodüksiyonlardan kurduğu “hayalî müze” ve Bilbao Guggenheim Müzesi, kitapta karşımıza çıkan bazı örnekler. Türkiye’deki müzecilik tarihini de ele alan Artun, Topkapı Sarayı’nın da Avrupa’daki diğer imparatorluk müzesi türlerine dâhil edilebileceğini söylüyor. Müzecilik konusuna hem tarihsel hem de güncel bir çerçeveden bakmak isteyenlere.