Aydın Boysan – Hayat Tatlı Zehir (2007)

Aydın Boysan bir sohbet adamı.

Kendisi, gezileri, mezeleri ve özellikle muhabbetiyle bilinen bir isim.

‘Hayat Tatlı Zehir’ ise, kendisinin bu muhabbetiyle, tabiri caizse şenlenen bir kitap.

Boysan altmış yaşından sonra yazarlığa başladı.

Onun yazarlığı, elli beş yıl mimar olarak çalışmasını unutturacak kadar öne çıktı.

Bu da pek kötü sayılmaz.

Çünkü muhabbeti, yaşam deneyimi ve gezip gördükleri, kendisine ister istemez bir hayat bilgesi sıfatı kazandırıyor.

“İnsanlar en çok, ölüm ve hastalık gibi şeyleri ciddiye almış görünüyorlar. Kolayına kaçmak bu! Zor olan, neşeyi ciddiye almak.” diyen Boysan’ın bu kitabı, muhabbet düşkünlerine önerilir.

  • Künye: Aydın Boysan – Hayat Tatlı Zehir: Aydın Boysan Kitabı, söyleşi: Ümit Bayazoğlu, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 440 sayfa
Reklamlar

Atilla Atalay – Kişi Başına Bir Yalnız (2006)

  • KİŞİ BAŞINA BİR YALNIZ, Atilla Atalay, İletişim Yayınları, mizah, 269 sayfa

Atilla Atalay, ‘Kişi Başına Bir Yalnız’da, mizahla melankoliyi birleştirmeyi deniyor. Türkiye kültürü düşünüldüğünde, yalnızlık genel olarak ayıpsanan bir durum. Atalay’ın bu kitabıysa, yalnızlığın istisnai bir durum olmadığını, aslında her insanın kendi yalnızlık “potansiyeli”ne sahip olduğunu vurguluyor. Bunu en iyi ifade eden de kitabın başlığı olsa gerek. Fakat kitabın sadece yalnızlığa odaklanan bir eser olmadığını söylemek lazım. Çünkü kitapta, birebir bu konuya kafa yormayan, çok çeşitli konulara geçiş yapan mizahi denemeler de karşımıza çıkıyor. Burada medyadan botoksa, özel güvenlikten bilgi yarışmalarına, Şoray kanunlarından delikanlı raconlarına çok sayıda konu bulunuyor.

Pertev Naili Boratav – Nasreddin Hoca (2006)

  • NASREDDİN HOCA, Pertev Naili Boratav, Kırmızı Kitaplar, folklor, 350 sayfa

Pertev Naili Boratav’ın yeni yayımlanan ‘Nasreddin Hoca’sı, kuşkusuz yıllardır kitabın yeni basımını bekleyen okurlar ve araştırmacılar için bir sevinç kaynağı. Türkiye’nin ünlü folklor uzmanlarından Boratav, ‘Nasreddin Hoca’sı kırk iki yıllık bir çalışmanın ürünü. Yazar, dünyanın birçok yerinden elde ettiği yazma mikrofilmlerini tek tek tarayarak, bunlar arasındaki farkları karşılaştırarak elimizdeki kitabını oluşturmuş. Kitapta, Nasreddin Hoca hikâyeleri bütünlüklü bir şekilde yer alıyor. Fakat hikâyelerden önce, Boratav’ın muhtelif tarihlerde kaleme almış olduğu Nasreddin Hoca ile ilgili çok sayıda ayrıntıya yer veren ve Hoca hakkındaki rivayetleri araştıran makaleler de burada bir araya getirilmiş.

Abdülhak Şinasi Hisar – Geçmiş Zaman Fıkraları (2006)

  • GEÇMİŞ ZAMAN FIKRALARI, Abdülhak Şinasi Hisar, Yapı Kredi Yayınları, mizah, 176 sayfa

Abdülhak Şinasi Hisar, Cumhuriyet dönemi yazarı olmasına rağmen, dil ve üslup bakımından Meşrutiyet kuşağına bağlı kalmasıyla ve bütün yapıtlarının esas olarak “hatıra”ya dayalı olmasıyla bilinir. ‘Geçmiş Zaman Fıkraları’, yine “hatıra”ya dayalı olan ve Türk edebiyatının bu önemli isminin karakteristik üslubuyla bezenmiş bir eser. Bir çeşit sosyal tarih araştırması olarak da düşünülebilecek bu kitap, 3. Selim döneminden Meşrutiyet yıllarına kadar, üç bölüm halinde, tarihte iz bırakmış kişilere ilişkin çok sayıda fıkra ve anekdot içeriyor. Hisar’ın genel olarak mizaha meyilli kalemi, bu kitabın ana çerçevesi olduğundan, kendini daha bir hissettiriyor.

Ahmet Gülüm ve Kemal Gönen – Dikkat Yazılı Var (2006)

  • DİKKAT YAZILI VAR, derleyenler: Ahmet Gülüm, Kemal Gönen, Kora Yayın, mizah, 111 sayfa

 

İlk baskısı 1997 yılında yapılan ‘Dikkat Yazılı Var’ kitabını bilmeyen yoktur. Kitap, Gaziantep’teki bir lisede, lise ikiye kadar gelmiş, ama ilk defa coğrafya öğretmeni gören öğrencilerin yazılarından; Mersin dağ köyleri ilkokullarına; Hatay’daki ortaokullardan İstanbul’un çeşitli semtlerindeki okullara kadar, çok değişik bölgelerden ve okullardan öğrencilerin, sınavlarda veya anketlerde verdiği yanıtlardan oluşuyor. Verilen yanıtların asıllarına sadık kalınmış. Kitaptan tadımlık: İlkokul beşinci sınıftan Serpil’in, “Kıyamet günü ne demektir?” soruna verdiği cevap: “Kıyamet günü yani gerdek gecesidir. O gün her şey çok kötü olur. Bütün gece kıyamet kopuverir.”