Akın Ural – Medya-Sermaye-Siyaset Üçgeni (2010)

  • MEDYA-SERMAYE-SİYASET ÜÇGENİ, Akın Ural, Siyah Beyaz Yayınları, medya, 368 sayfa

Siyasal iktidarların, toplumsal yapıyı etkilemek için medyayı bir araç olarak kullanmaları, bugün çok iyi bildiğimiz gerçeklerden. Akın Ural elimizdeki nitelikli çalışmasında, bu etkiyi bireyi merkeze alarak araştırıyor; bireylerin çok yönlü manipülasyonlar sonucunda birer “medya mahkumu”na dönüşmelerini mercek altına alıyor. Tarihsel bir akış içinde ilerleyen kitabında Ural, olguyu farklı disiplinlerin ışığında ele alıyor ve gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye’de yüzyıllarca dini söylemin etkisiyle şekillendirilmiş bireyin, şimdilerdeyse sermaye ve teknoloji zengini yeni medyaların etkileriyle nasıl esir alındığını ortaya koyuyor.

Murat Erdin – Silahsız Kuvvetler: Medya (2010)

  • SİLAHSIZ KUVVETLER: MEDYA, Murat Erdin, Destek Yayınevi, siyaset, 225 sayfa

Murat Erdin ‘Silahsız Kuvvetler: Medya’da, darbelerde basının ayak seslerinin izini sürüyor. Türkiye’de 27 Mayıs 1960’tan bu yana defalarca darbe oldu, muhtıralar verildi ve adına “post-modern darbe” denilen süreçler yaşandı. 20 Ekim 2008’de başlayan tarihi Ergenekon Davası’nda ise, meşru hükümete karşı darbe faaliyeti içinde olduğu belirtilen yüzlerce asker ve sivil yargılanıyor. İşte Erdin’in kitabı, geçmişte medyanın darbe işbirliğini anlatıyor. Türkiye medyasının darbeler ve darbecilerle yaptığı işbirliği çerçevesinde attığı manşetleri ve yapılan haberleri kapsayan kitap, bir ibret belgesi olarak okuyucunun karşısına çıkıyor.

Ömer Özer (ed.) – Medyada Şiddet Kültürü (2010)

  • MEDYADA ŞİDDET KÜLTÜRÜ, editör: Ömer Özer, Literatürk Yayıncılık, medya, 576 sayfa

‘Medyada Şiddet Kültürü’, medya-şiddet ilişkisine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Medyada sunulan şiddet, ağırlıklı olarak televizyonlara mâledilir. Oysa şiddet tiyatro eserlerinde, romanların dilinde, gazete haberlerinde, çizgi romanda, radyo oyunlarında, sinemada; kısacası akla gelebilecek tüm kitle iletişim araçlarında karşımıza çıkar. Kitapta, söz konusu kitle iletişim araçlarını temsilen birer çalışma bulunuyor. Medyada sunulan şiddetin ekonomisinin de incelendiği çalışmada ayrıca, şiddeti üreten muhabirlerin görüşleri, medya şiddetini inceleyen psikolojik kuramlar ve kadına yönelik şiddette medyanın oynadığı rol konuları da ele alınıyor.

Ümit Otan – Sendikasızlaştırmadan İş Takipçiliğine Medyatelli (2006)

  • SENDİKASIZLAŞTIRMADAN İŞ TAKİPÇİLİĞİNE MEDYATELLİ, Ümit Otan, Agora Kitaplığı, medya, 180 sayfa

Ümit Otan, deneyimli bir gazeteci. Kendisi uzun yıllar süren gazeteciliğinde çok sayıda kitap ve kişisel fotoğraf sergisi yer alıyor. Şu an Cumhuriyet gazetesi, Dördüncü Kuvvet Medya, Sansürsüz ve Önce Ekmek internet sitelerindeki yazılarına da devam ediyor. Otan’ın ‘Medyatelli’si, Türkiye’nin bugünkü medya ortamına eleştirel yaklaşan yazılardan oluşuyor. Kitabın ana teması, Türkiye’deki gazeteciler için bir kurtuluş olarak düşünülen medya kartelleri döneminin nasıl olup da gün geçtikçe daha da kötüye gittiğidir. Gazetecilerin sendikasızlaştırılması, gazetecinin mesleki haklarının tırpanlanması ve bununla gelen mesleki yozlaşma kitaptaki yazıların omurgasını oluşturuyor.

Orhan Karaveli – Görgü Tanığı (2010)

  • GÖRGÜ TANIĞI, Orhan Karaveli, Doğan Kitapçılık, anı, 188 sayfa

Duayen gazetecilerden Orhan Karaveli ‘Görgü Tanığı’ adlı elimizdeki kitabında, altmış yıllık meslek yaşamında tanıklık ettiği olayları anlatıyor. Yeni İstanbul, Milliyet, Vatan ve Cumhuriyet gazeteleri ile çeşitli dergilerde uzun yıllar yazan Karaveli, Türkiye basınına verdiği hizmetler nedeniyle 2004’te Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne değer görülmüştü. Karaveli kitabında, ilk yazısının yayımlandığı 1937 yılından günümüze uzanarak, Türkiye’de nelerin değiştiğini ve nelerin hep aynı kaldığını ortaya koyuyor. Kitabın bu yönüyle, Türkiye’nin yakın tarihini ve bugününü anlamak isteyenler için iyi bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz.

Sefa Kaplan (Söyleşi) – “Olaylar ve İnsanlar”ın Peşinde Bir Ömür: Hasan Pulur Kitabı (2006)

  • “OLAYLAR VE İNSANLAR”IN PEŞİNDE BİR ÖMÜR: HASAN PULUR KİTABI, söyleşi: Sefa Kaplan, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 412 sayfa

Hasan Pulur, ‘Olaylar ve İnsanlar’ın Peşinde Bir Ömür’de, elli yılı aşan gazetecilik serüveninde yaşadıklarını okurlarıyla paylaşıyor. 27 Mayıs’tan 28 Şubat’a uzanan süreçte, darbeler karşısında basının takındığı tutumdan, Milliyet’in satılma serüvenine kadar, Babıâli’de yaşanan uzun bir tarih var, Pulur’un geçmişinde. Pulur’un elimizdeki uzun soluklu söyleşisinde, Erol Simavi, Aydın Doğan, Ercüment Karacan ve Dinç Bilgin gibi gazete patronlarından, Abdi İpekçi, Nezih Demirkent, Çetin Emeç, Ertuğrul Özkök, Mehmet Y. Yılmaz, Sedat Ergin, Çetin Altan, Mehmet Barlas ve Nazlı Ilıcak gibi, bu dönemin ünlü gazetecilerine dair anı ve değerlendirmeler yer alıyor.

A. Yalçın Kaya – Araştırmacı Habercilik (2006)

  • ARAŞTIRMACI HABERCİLİK, A. Yalçın Kaya, Çizgi Kitabevi, gazetecilik, 147 sayfa

Gazetelerin, araştırmacı habercilikten uzaklaştıkları konusu yeni değil, 12 Eylül darbesinden beri dillendirilen bir şikayet. Bu haberleri yapmanın hem zor hem de politik anlamda “tehlikeli” olması, fakat asıl olarak toplumun siyasal, ekonomik ve kültürel yapısına en çok etki eden haberler olması, onu önemli kılan noktalardan başlıcaları. A. Yalçın Kaya’nın ‘Araştırmacı Gazetecilik’i ise bu haber tarzının kavramlarını ve ilkelerini ele alıyor. Çalışma, araştırmacı haberciliğin kimler tarafından yapıldığı, bu haberlerin ne olduğu, nasıl ve neden yapıldığı, haberler yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği ve diğer haber türlerinden farkının ne olduğu gibi noktaları açıklıyor. Kitap, bir yönüyle de, haber niteliğindeki hızlı düşüşe bir eleştiri olarak da düşünülebilir.