Sinan Cömert – Şeytan Arabasının Yolcuları (2019)

Bisiklet, insanoğlunun şu ana kadar yaptığı en güzel icatlardan biri.

O yalnızca ucuz bir ulaşım aracı değildir, başlı başına bir tavırdır, bir kültürdür.

Kendine yetmektir, tüketim kültürüne karşı tavır almaktır, spordur, doğaya saygı duymaktır, kendiyle barışık olmaktır…

Sinan Cömert’in bu kitabı da, bisikletin neden vazgeçilmez olduğu üzerine şahane bir çalışma.

Kitap, bisiklet üzerine yazılmış yazıları, onun hakkında yapılmış yorumları ve özlü sözleri bir araya getiriyor.

Sadece bisiklet tutkunlarına değil, bisiklete ilgi duyan yahut aklından bisiklet geçen her okura ziyadesiyle hitap edecek türden.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bisiklete zevk için binmiyorum. Bir yere ulaşmak için sürüyorum, ama evime ulaşmak anlamında söylemiyorum. Demek istediğim, kendimi bir yere ulaştırmak için sürüyorum.” –William Saroyan

“Hemen bir bisiklet edinin. Hayatta kalırsanız, asla pişman olmazsınız.” –Mark Twain

“Hayat, bisiklet sürmek gibidir. Dengede durmak için hareket hâlinde olmak gerekir.” –Albert Einstein

  • Künye: Sinan Cömert – Şeytan Arabasının Yolcuları, Dost Kitabevi, kültür, 247 sayfa, 2019

Jack Goody – Çiçeklerin Kültürü (2010)

Antropolog ve tarihçi Jack Goody ‘Çiçeklerin Kültürü’nde, çiçeğin dinsel sembolizmdeki anlamlarını, yaşamdaki rolünü ve bu rolün tarihsel arka planını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Çiçeklerin dünyasına farklı perspektiflerden bakan çalışma, çiçeklerin adları ve sınıflandırılmasıyla yetinmeyerek, bunların Yahudi, Hıristiyan ve İslam kültürlerinde aldığı biçimleri de ele alıyor.

Goody çiçeklerin yanı sıra, buketler, çelenkler, çobanpüskülü ve sarmaşık gibi dekorasyon amaçlı kullanılan bitkileri de anlatıyor.

Yazar çalışmayla, Doğu ve Batı toplumlarında çiçek kullanımı ve çiçek sembolizmini ele alarak, önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

  • Künye: Jack Goody – Çiçeklerin Kültürü, çeviren: Mehmet Beşikçi, Ayrıntı Yayınları, kültür, 630 sayfa

Michael Reufsteck ve Joches Stockle – House Hakkında Her Şey (2010)

‘House’, ilk bölümü 2004’te yayınlanmış, bizde de beğeniyle izlenmiş bir Amerikan televizyon dizisi.

Bugüne kadar altı sezondur oynayan dizinin başkarakteri Doktor Gregory House, alışılmışın dışında, hastalıklı bir karakter olmasıyla öne çıkar.

Kendine hayranlığı, takıntıları, insanları önemsememesi ve kayıtsızlık gibi özelliklerine rağmen House, yine kendine has nitelikleri nedeniyle pek çok kimse tarafından sevilir.

İki yazarlı elimizdeki kitap, bu dizinin ilk üç sezonuna odaklanarak dizideki mekânları, müzikleri, konuk oyuncuları, adresleri, takma isimleri ve hastalıkları, meraklısı için ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Kitap, bir nevi House izleme rehberi niyetine okunabilir.

  • Künye: Michael Reufsteck ve Joches Stockle – House Hakkında Her Şey, çeviren: Filiz Karahasanoğlu, Kırmızı Kedi Yayınevi, popüler kültür, 320 sayfa

Bekir Onur – Oyuncaklı Dünya (2010)

Bekir Onur ‘Oyuncaklı Dünya’da, oyuncağın toplumsal tarihini anlatıyor.

Ağırlıklı olarak sanayi ürünü oyuncakların tarihini ele alan Onur, dünya oyuncak tarihini izliyor ve aynı zamanda dünyadaki oyuncak ve çocuk müzelerini de geziyor.

Yazar ayrıca, Türkiye’nin belli başlı kentlerini gezerek, oyuncak sanatından, imalatından geriye ne kaldığını da araştırıyor.

Kitabının giriş bölümünde, çocuğa yapılacak bir yatırım için neden oyuncak müzesinin gerekli olduğu sorusunun yanıtını arayan Onur, Anadolu’nun oyuncak varlığını, arkeoloji müzelerindeki oyuncakları ve Anadolu’daki folklorik oyuncakları da anlatıyor.

Yazar ardından, oyuncağın Türkiye’deki ve dünyadaki serüvenini masaya yatırıyor.

  • Künye: Bekir Onur – Oyuncaklı Dünya, İmge Kitabevi, inceleme, 547 sayfa

Wade Graham – Rüya Şehirler (2019)

 

Şehir dediğimiz mekân, özellikle 19. yüzyıldan başlayarak kimi zaman ütopik çoğu zamansa sıra dışı tasarım fikirlerine beşiklik etti.

Dubai, Tokyo, Los Angeles ve Londra, bu tür sıra dışı örnekleri gördüğümüz şehirlerden bazıları.

Wade Graham da burada, kentlere yepyeni bir çehre kazandırmış yedi tasarım fikrinin peşine düşüyor ve bunu yaparken, o tasarımları doğuran vizyonerleri, fikirleri, kültürü ve ekonomiyi derinlemesine irdeliyor.

Söz konusu sıra dışı tasarımların uygulandığı şehirlerin planlarının ve tasarımlarının mimari akımlardan yola çıkarak sağlam bir analizini yapan Graham, bugünkü şehir formlarımızın nereden geldiğini ve bizim onlarla nasıl ilişki kurduğumuzu ele alıyor.

Kitapta, Bertram Goodhue’nun barok fantastik köylerinden Le Corbusier’nin Işıyan Şehir’ine, lüks yeşil banliyölerden şehir merkezindeki gökdelenlere, boş arazilerin ortasında yapayalnız dikilen yüksek bloklardan alışveriş merkezlerine, eko-sitelerden meydanlara ve otoyollara pek çok örnek yer alıyor.

‘Rüya Şehirler’, kentler ve kültür tarihi üzerine çok iyi bir inceleme.

  • Künye: Wade Graham – Rüya Şehirler: Dünyayı Şekillendiren Yedi Tasarım Fikri, çeviri: Ümit Hüsrev Yolsal, Koç Üniversitesi Yayınları, 296 sayfa, 2019

Mustafa Arslantunalı – Teknopolis: Akıllı Makineler, Dağınık Zihinler (2016)

Teknoloji artık hayatımızın merkezinde.

Öyle ki, teknolojiden söz etmek, insana dair neredeyse her şeyden söz etmektir.

Mustafa Arslantunalı da, teknolojinin insanı yarattığı tezinden yola çıkarak yapay zekâ, internet ve ütopyaların zengin bir haritasını çıkarıyor.

Düz olmaktan ziyade farklı konulara açılan, bağlantılar kuran zengin bir kolaj olarak okunabilecek kitap, postmodernizmden romanın ölümünden sonraki çağın simgesi olarak telefona, siborglardan dijital kütüphanelere, big brother’dan big data’ya, özgür yazılımlardan Wikipedia’ya, transhümanizmden kıyametçi yapay zekâya, robotlardan işçi karıncalara ve kitaplardan e-kitaplara pek çok konuya uzanıyor.

Kitap, insan doğası ve teknoloji üzerine düşünenlerin keyifle okuyacakları bir metin.

  • Künye: Mustafa Arslantunalı – Teknopolis: Akıllı Makineler, Dağınık Zihinler (İnternet, Yapay Zekâ ve Ütopyalar Üzerine Bir Kolaj Denemesi), İletişim Yayınları, bilim, 447 sayfa, 2019

Georges Vigarello – Ortaçağ’dan 20. Yüzyıla Şişmanlığın Tarihi (2016)

Ortaçağ’da şişmanlar, ataları simgeledikleri için beğeni toplarken, günümüzde neden ayıplanıyor?

Sosyolog ve tarihçi Georges Vigarello, şişmanlığa dair olumsuz algının modern Avrupa’da oluşma sürecini araştırıyor.

Kitap, Ortaçağ’ın oburlarından 21. yüzyılın bir deri bir kemik mankenlerine uzanan özgün bir şişmanlık tarihi.

  • Künye: Georges Vigarello – Ortaçağ’dan 20. Yüzyıla Şişmanlığın Tarihi, çeviren: Yasemin Kayacan, Doğan Kitap, kültür tarihi, 312 sayfa, 2016