Ömür Harmanşah – Eski Yakındoğu’da Kent, Bellek, Anıt (2015)

Eskiçağ metinlerini, arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalarıyla çevre ve mekân analizleri ışığında ele alan özgün bir eser.

Kent mekânlarının toplumsal bellek ve kimliği şekillendirdiği, bunun yanı sıra mekân kurma pratiğinin siyasi bir edim olduğu, Ömür Harmanşah’ın çalışmasının temel tezi.

Kitapta,

  • Anadolu ve yukarı Mezopotamya’da çevre ve tarih,
  • Bölgesel yüzey araştırmalarının bize neler anlattığı,
  • Geç Hitit coğrafyasında kentleşme, anıt ve tören,
  • Kaya anıtları, yeni kentler ve sömürge peyzajları,
  • Malatya’da mahal ve mekân,
  • Konar göçerlerin yerleşik hayata geçmesi,
  • Asur imparatorluk coğrafyasının kuruluşu,
  • Dönüşen bir dünyada kentler, coğrafyalar ve siyasi aktörler,
  • Dicle ve Fırat boyunda kurulan kentler,
  • Asur kaya anıtları,
  • Yukarı Mezopotamya kentlerinde planlama ve kentsel kurulum özellikleri,
  • Mimari teknolojiler ve kentsel mekânın poetikası,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Çalışma, özellikle kent kurma pratiğinin kültürel tarihini sunmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Ömür Harmanşah – Eski Yakındoğu’da Kent, Bellek, Anıt, çeviren: Fügen Yavuz, Koç Üniversitesi Yayınları, arkeoloji, 358 sayfa, 2015
Reklamlar

Bülent Batuman – Kentin Suretleri (2019)

Görsel kültür, kentsel politika ve toplumsal mücadeleler için ne ifade eder?

Bülent Batuman, görsel olanı mekânla buluşturuyor ve buradan yola çıkarak kente dair algılarımızın, başka bir deyişle kentsel tahayyülümüzün ne gibi bir siyasi nitelik taşıdığını irdeliyor.

Kent araştırmalarıyla kültürel çalışmaların bir bireşimi olan kitapta ele alının kimi konular şöyle:

  • Yurttaş kimliğinin kurulumunda başkent görsel temsilinin işlevi,
  • Devlet kontrolünde yurttaş yaratma projesinin parçası olarak görsel mekân temsilleri,
  • Politik eylemlilikte görsel mekân temsillerinin rolü,
  • Siyasal İslamın yükselişinin ve ona karşı muhalefetin özellikle kentsel mücadeleler içindeki yeri,
  • Görsel mekân temsillerinin, bugünün kentsel koşullarında toplumsal mücadele açısından önemi…

Batuman’ın çalışması kent ve kent merkezli toplumsal muhalefet üzerine yeniden düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Bülent Batuman – Kentin Suretleri: Mekân ve Görsel Politika, Dipnot Yayınları, kent çalışmaları, 212 sayfa, 2019

David Harvey – Dünyanın Halleri (2019)

‘Dünyanın Halleri’, coğrafyamızı üreten ve yeniden üreten süreçleri, ayrıca bunların dünyadaki insan hayatı ve çevre açısından sonuçlarını anlamak için sağlam bir çerçeve çıkarıyor.

Zamanımızda dünyanın değişen coğrafyasını eleştirel bir anti-kapitalist perspektiften değerlendirmenin hem mantıklı hem de zorunlu olduğunu belirten David Harvey, tüm dünyayı saran betonlaşma dalgasının, kapitalizmin sermaye fazlası ve emek için görece tam istihdam yaratarak toplumsal istikrarı garantiye alma girişiminin sonucu olduğunu, pek çok somut örnekten hareketle gösteriyor.

Kitapta tartışılan kimi konular şöyle:

  • Coğrafyada devrimci ve karşı-devrimci kuramlar ve getto oluşumu,
  • Marx’ın teorisinden hareketle kapitalist birikimin coğrafyası,
  • Kapitalist sistemde kent süreci,
  • Sacré-Cœur Bazilikası bağlamında anıt ve mit,
  • Zaman-mekân sıkışması ve postmodern durum,
  • Geç kapitalizmde kent yönetiminin dönüşümü,
  • Yeni emperyalizmde mülksüzleştirme yoluyla birikim,
  • Kapitalist sistemin krizlerinin kentsel kökenleri,

Harvey’nin kitabı, aşırı birikim sorunlarının nasıl bariz bir şekilde dizginlenmemiş kentleşmeye ve beraberinde getirdiği toplumsal hastalıklara dönüştüğünü gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: David Harvey – Dünyanın Halleri, çeviren: Kolektif, Sel Yayıncılık, siyaset, 432 sayfa, 2019

H. Tarık Şengül – Kentsel Çelişki ve Siyaset (2009)

Tarık Şengül ‘Kentsel Çelişki ve Siyaset’ başlıklı elimizdeki eserinde, kapitalist kentleşme süreçlerini eleştirel bir bakışla inceliyor.

İşlediği konuyu, siyasal iktisat perspektifiyle ele alan Şengül, toplumsal çelişkilerin en yoğun yaşandığı kentlerde; çalışan sınıfların ve ezilen kesimlerin kentsel kaynaklardan neden pay alamadıklarını, kendi yaşamlarına ilişkin kararlarda neden söz sahibi olamadıklarını ve kendi kimliklerini kent mekânında neden ifade edemediklerini irdeliyor.

Şengül bunu yaparken, kent mekânı ve yerel mekânların özgünlüğü, küreselleşme-yerelleşme, sosyal adalet, katılım ve demokratikleşme gibi konuları da yeniden tartışmaya açıyor.

  • Künye: H. Tarık Şengül – Kentsel Çelişki ve Siyaset, İmge Kitabevi, siyaset, 358 sayfa

Gürsel Korat – Sokakların Ölümü: Kayseri’de ve Şehirlerimizde… (2009)

Gürsel Korat imzalı ‘Sokakların Ölümü’nün ilk baskısı 1997 yılında yapılmıştı.

Gözden geçirilmiş, genişletilmiş bir baskıyla yeniden raflardaki yerini alan çalışmasında Korat’ın, Kayseri, Kapadokya ve Akdeniz havzasında buralara benzeyen başka şehirler üzerine kaleme aldığı yazılardan oluşuyor.

Buradaki yazıları özgün kılan bir hususun da, görülen yerleri tasvir etmekle yetinmeyip, önemli birer abide olan sokakların yok edilmesine duyulan bir tepkiyi ve öfkeyi dile getirmeleridir diyebiliriz.

“Sokakların sözünün” izini süren Korat, kayıp geçmişimizin izlerini bulmak için Kayseri’den yola çıkarak, Akdeniz havzasındaki Pompoei’ye kadar uzanıyor.

  • Künye: Gürsel Korat – Sokakların Ölümü: Kayseri’de ve Şehirlerimizde…, İletişim Yayınları, şehir, 189 sayfa

John Urry – Mekânları Tüketmek (2018)

Sosyoloji profesörü John Urry’nin bundan tam yirmi yıl önce Türkçeye çevrilmiş bu çalışması, kente bakışımıza yeni bir boyut kazandıran, kent sosyolojisi alanında güncelliğini bugün de koruyan eserlerden.

Kitap şimdi, nihayet yeni bir baskıyla raflardaki yerini aldı.

Urry burada, sanayileşmeyle birlikte kentlerde gelişen doğadan kopuk yeni yaşam tarzının izini sürüyor ve bu tarzın hem kentsel alanda ve banliyölerde hem de kırsal alanda yarattığı muazzam değişimi gözler önüne seriyor.

Urry bunu yaparken, ortaya dört tez koyuyor.

Bunlar, özetle şöyle:

  • Yerler artan bir biçimde, malların ve hizmetlerin karşılaştırıldığı, değerlendirildiği, satın alındığı ve kullanıldığı tüketim merkezleri olarak yeniden yapılandırılmaktadır.
  • Yerlerin kendileri bir anlamda, özellikle görsel açıdan tüketilmektedir. Burada önemli olan, hem ziyaretçiler hem de yerel insanlara yönelik çeşitli tüketici hizmetlerinin sağlanmasıdır.
  • Yerler kelimenin gerçek anlamında tüketilebilmektedir; insanların bir yere ilişkin anlamlı buldukları şey (endüstri, tarih, binalar, yazın, çevre) zaman içinde kullanılarak azalmakta, bitirilmekte veya tüketilmektedir.
  • Yerelliklerin bazı kimlikleri tüketmesi de olasıdır; sonuçta böylesi yerler, gerçekten de neredeyse her şeyin tüketildiği yerlere dönüşürler. Bu tüketim ziyaretçiler veya yerel insanlar ya da her ikisi açısından da geçerli olabilir.

Ayrıca yerin değişen çözümlemesiyle, özellikle 1970’lerin sonu ve 1980’lerde ekonomik açıdan neredeyse her yerin olağanüstü dönüşümüyle de ilgilenen Urry, görsel açıdan yer tüketimi üzerinde de duruyor; mal ve hizmet tüketimi çözümlemesindeki kimi nosyonlarla yer tüketimini birleştiriyor.

  • Künye: John Urry – Mekânları Tüketmek, çeviri: Rahmi G. Öğdül, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 384 sayfa, 2018

 

Gencay Serter – Muhafakâr Kentin İnşası (2018)

Türkiye’de muhafazakârlığın neoliberalizmle ittifakı, en basitinden şehirlerin ranta ve betona teslim edilişine ve doğanın talanına bakıldığında korkunç sonuçlar yarattı.

Gencay Serter de bu önemli çalışmasında, muhafazakârlık ve neoliberalizm ilişkisini tam da mekân bağlamında irdelemesiyle önemli bir çalışmaya imza atmış.

Bilhassa neoliberalizmin otoriter rejimlerle bağ kurduğunda nasıl kusursuzca işlediğini ortaya koymasıyla dikkat çeken çalışma, bu gerçekten yola çıkarak Türkiye’de merkezi veya yerel yönetimlerin mekâna müdahale etme örneklerindeki sert, kural koşul tanımaz tavrını çözümlüyor.

Öte yandan, muhafazakârlar modern kentin mekâna yansıyan simgesel öğelerine karşı fazlasıyla alerjik reaksiyon gösterdiğini ve yine bu anlayışın muhafazakâr bir kent kurmaya çalışırken ilk olarak bu simgelerle hesaplaştığını da biliyoruz.

İşte Serter de, muhafazakâr ideolojinin iç işleyişini çözerek buna neden olan dinamikler konusunda bizi aydınlatıyor.

  • Künye: Gencay Serter – Muhafakâr Kentin İnşası: Neoliberalizm ve Muhafazakârlık İlişkisinde Mekânın Yeri, Nota Bene Yayınları, inceleme, 296 sayfa, 2018