Fatma Kılıç Denman – İkinci Meşrutiyet Döneminde Bir Jön Türk Dergisi: Kadın (2010)

Fatma Kılıç Denman bu incelemesinde, 26 Ekim 1908’de Selanik’te yayınlanmaya başlayan, İttihatçı genç erkeklerin çıkardığı ve bazen kadınların yazılarının da yer aldığı ‘Kadın’ isimli dergiye odaklanıyor.

Osmanlı kadın hareketine katkıda bulunan dergi, aynı zamanda İttihat ve Terakki Partisi’nin ilkelerini aktarmak gibi siyasi bir misyon da üstlenmişti.

İkinci Meşrutiyet döneminin bir arka planını ve Jön Türklerin ideolojik yapılarını, sosyal ve siyasî fikirlerini anlatarak çalışmasına başlayan Denman, ardından derginin karakteristik özelliklerini, misyon ve felsefesini ve dönemin kadın eksenli tartışmalarının ayrıntılı bir dökümünü veriyor.

  • Künye: Fatma Kılıç Denman – İkinci Meşrutiyet Döneminde Bir Jön Türk Dergisi: Kadın, Libra Kitap, tarih, 272 sayfa
Reklamlar

Kolektif – Canımı Yakma! (2016)

Kadına yönelik şiddet yok sayılan, görmezden gelinen büyük bir sorun.

Bu kitapta, yirmi beş kadın yazarın, kadına yönelik şiddeti konu edinen öyküleri yer alıyor.

Türkiye’nin kadına yönelik şiddet konusunda içinde bulunduğu utanç verici durumu gözler önüne seren çalışma, sesleri olmayan, dilleri olmayan, bizden koparılıp alınmış kadınlar için bir ağıt niteliğinde.

  • Künye: Kolektif – Canımı Yakma!, Kırmızı Kedi Yayınevi

Rachel Ignotofsky – Bilim Kadınları (2019)

Harika resimleri ve ciltli baskısıyla okuru cezbeden bu güzel kitap, antik dönemden günümüze bilim tarihine yön vermiş 50 kadının hayatını ve katkılarını görünür kılıyor.

Burada karşımıza çıkan kadınların ortak özelliği, cesur, öncü, risk alan kadınlar olması.

Rachel Ignotofsky’nin hem yazıp hem de resimlediği kitabı, kadınların biyoloji, tıp, fizik, teknoloji, astronomi, mühendislik ve matematik gibi alanlarda ortaya koydukları katkıları anlatıyor

Bilimin farklı alanlarında çalışan kadınların oranları, laboratuvar ekipmanları ve resimli bir bilim sözlüğüyle de zenginleşen kitap, primatolog Jane Goodall gibi tanınan figürlerden 1969’da Ay’a gönderilen Apollo 11’in yörüngesini hesaplayan Afro-Amerikalı fizikçi ve matematikçi Katherine Johnson gibi daha az tanınan kadınlara kadar pek çok ismi karşımıza çıkarıyor.

  • Künye: Rachel Ignotofsky – Bilim Kadınları: Dünyayı Değiştiren 50 Korkusuz Bilimci, çeviren: Çiçek Eriş, Pegasus Yayınları, bilim, 128 sayfa, 2019

Melik Bülbül – İnci Aral ve Barbara Frıschmuth’un Romanlarında Kadın Coğrafyası (2010)

Melik Bülbül, ‘İnci Aral ve Barbara Frischmut’un Romanlarında Kadın Coğrafyası’nda, Aral ve Frischmuth’un eserlerinden hareketle, kadın coğrafyasını ve bu coğrafyada yer alan yazgısal-toplumsal değerleri inceliyor.

Bülbül bu incelemeyi, Aral’ın ‘Ölü Erkek Kuşlar’ romanı ile Frischmuth’un ‘Haschen Nach Wind’ (Rüzgârı Yakalamak) adı altında toplanan dört öyküsü üzerinden yapıyor.

Üç bölümden oluşan kitapta ilkin, özel olarak Türk ve Avusturya yazınında, genel olarak da Batı yazınında kadın olgusu irdeleniyor; ikinci bölümünde, kadın coğrafyası, kadın ve uysallık, cinsellik, değer yargıları, yaşamsal yıkımlar ve sosyal nedenleri gibi kesitlerden yansımalar veriliyor.

Üçüncü bölümde ise, kadının ele alınan yazarların eserlerindeki toplumsal yeri, işlevi, erkek olgusu ve kadının kendi konumunu biçimlendirme girişimleri gibi konular irdeleniyor.

  • Künye: Melik Bülbül – İnci Aral ve Barbara Frıschmuth’un Romanlarında Kadın Coğrafyası, Çizgi Kitabevi, inceleme, 217 sayfa

Kolektif – Kadın ve Mekân (2010)

Uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan ‘Kadın ve Mekân’da yer alan makaleler, kadınların mekânlarda nasıl, ne tür roller ve işlevler üstlendiklerini; mekânlarda kurdukları ilişkilerle, onları nasıl anlamlandırdıklarını ve varoluş biçimleriyle mekânların nasıl bütünleştiğini irdeliyor.

Kitabın ilk bölümünde yer alan makaleler, koşullar ne olursa olsun mekânda kendini konumlandırırken, yoktan kendini var eden kadınları anlatıyor.

İkinci bölümdeki makaleler, mekânlar aracılığıyla varlıkları sınırlanmaya çalışılan kadınları incelerken, son bölümdeki makaleler de, kadın mekân ilişkisinin farklı ortamlara yansımalarını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kolektif – Kadın ve Mekân, derleyen: Ayşen Akpınar, Gönül Bakay ve Handan Dedehayır, Turkuvaz Kitap, kadın, 384 sayfa

Catherine Mayer – Cinsiyet Eşitliği Dünyayı Nasıl Kurtaracak (2019)

Kadınların her biri erkeklerce ve erkekler için biçimlendirilen bir dünyada yolunu bulmaya çalışıyor.

Başka bir deyişle, dünya, erkeklerin etrafında dönüyor.

Birkaç örnek:

  • Küresel bağlamda kadınlar erkeklerden daha az şeye sahipler ve genellikle en kötü ve en kötü denetlenen işlerde çalışarak erkeklerden daha az kazanıyorlar,
  • İnsan bakımı ve bedelsiz ev işlerinin aslan payını üstleniyorlar ve ayrımcılığa, tacize ve cinsel şiddete maruz kalıyorlar,
  • Pek çok araba modelinde yakın dönemlere kadar sadece erkek boyutlarında çarpma testi mankenleri kullanıldığı için kadın sürücüler kazalarda daha ağır yaralanma riski taşıyorlar,
  • Kimi ilaçlar kadınlarda işe yaramıyor çünkü hormonsal döngülerle uğraşmamak için erkek hayvanlarda test ediliyorlar,
  • İş yerlerinde termostatlar erkek metabolizmasına uygun sıcaklıklara ayarlı olduğu için kadınlar üşüyor…

Catherine Mayer bu kitabında, cinsiyet eşitliğinin aslında nasıl erkeklerin de lehine olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyor ve toplumsal cinsiyet açısından gerçek bir eşitliğin yaratılacağı bir dünyanın özünde herkesin menfaatine olacağını çarpıcı örnekler eşliğinde gösteriyor.

Mayer, girift teorik tartışmalar hiç girmeden, bugünün dünyasında eşitsizliğin bertaraf edileceği bir yaşamın olanakları üzerine düşünüyor.

  • Künye: Catherine Mayer – Cinsiyet Eşitliği Dünyayı Nasıl Kurtaracak, çeviri: Barış Cezar, İletişim Yayınları, feminizm, 360 sayfa, 2019

Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik (2019)

‘Türkiye’de Kadın ve Müzik’, Türkiye’de kadın bestecilerin tarihini Osmanlı döneminden bugüne uzanarak inceleyen harika bir derleme.

Kadınlar, her yerde olduğu gibi müziğin görünen hiçbir yüzünde de yoktur.

Oysa müzik yaratıcıları olarak kadınlar Türkiye’de Anadolu’da, Çatalhöyük’ün Neolitik kültürlerinde, Mezopotamya’nın Antik Sümer medeniyetinde ve Roma İmparatorluğu süresince hep vardı.

Öte yandan bugün Türk müziği Orta Asya halk müziği, Arap müziği, Bizans, Yunan, Osmanlı İmparatorluğu, İran, Balkanlar, Ermenistan, Avrupa ve hatta Kuzey Amerika’dan gelen türler ve unsurları kucaklıyor.

Kuşkusuz bunda kadın müzisyenlerle bestecilerin çok önemli emeği vardır.

İşte, Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan ve pek çok müzisyenle akademisyenin katkıda bulunduğu bu çalışma, geniş bir zaman aralığında, kadınların müziğe yaptığı katkıyı izliyor, bu emeği daha görünür kılıyor.

Tanrıçalar ve Antik tefçilerden Osmanlı müziğinde kadınlara ve Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın bestecilere pek çok konuyu irdeleyen çalışma, aynı zamanda güncel kadın bestecilere ilişkin ayrıntılı bir araştırmaya dayanan Türkiye’den Kadın Besteciler Sözlüğü de barındırıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Patricia Adkins Chiti, E. Şirin Özgün, Ş. Şehvar Beşiroğlu ve Selen Gülün.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik / Women and Music in Turkey, derleyen: Patricia Adkins Chiti ve Selen Gülün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kadın, 292 sayfa, 2019