David Damrosch – Dünya Edebiyatı Nasıl Okunmalı? (2010)

Columbia Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde öğretim üyesi olan David Damrosch ‘Dünya Edebiyatı Nasıl Okunmalı?’da, dünya edebiyatının çeşitli örneklerine birtakım giriş yolları sunuyor.

Damrosch, yabancı bir metnin, yazarın değer ve kanaatleri bilinmeden okunması halinde, metnin, önceden bilinen bir edebi formun sönük bir kopyasına dönüştürülme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.

Yazar, dünya edebiyatını okurken verimli olabilecek yaklaşımlara örnek oluşturabilecek temel yapıtlardan bir demet sunarak, yabancı bir edebi-kültürel malzemeyle karşılaşıldığında ortaya çıkan temel meseleleri aydınlatıyor.

  • Künye: David Damrosch – Dünya Edebiyatı Nasıl Okunmalı?, çeviren: Devrim Çetinkasap, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 161 sayfa

Ramazan Alabaş – Cumhuriyet ve Çocuk (2019)

Gürbüz Türk Çocuğu, Çocuk, Çocuk Sesi, Yavrutürk, Çocuk Haftası…

Ramazan Alabaş’ın bu özgün çalışması, Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1950’ye kadar uzanan süreçte yayımlanmış çocuk dergilerini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Bu dergilerde çocukluğun nasıl inşa edildiğini, tarihsel bilincin çocukluk algısına nasıl etki ettiğini ve ortak hafıza ile kimlik oluşturmada nasıl rol üstlendiklerini ele alan Alabaş,

Cumhuriyet’te ilk uzun süreli çocuk dergilerinin savunduğu ilkeleri, uygulamaları ve sayfalarında yer verdiği açık ve gizil mesajları açığa çıkarıyor.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, çocuk dergileri aracılığıyla kurgulanan çocukluk algısının tarihsel süreçte geçirdiği aşamaları hakkında okuruna fikir vermesi.

  • Künye: Ramazan Alabaş – Cumhuriyet ve Çocuk, Yeni İnsan Yayınevi, inceleme, 276 sayfa, 2019

Feyza Gümüşlüoğlu – Körfez’den Notlar (2019)

Körfez denince akla birçok ülke gelir.

Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, İran, Umman…

Bu bölge, kimilerince Basra Körfezi, kimilerince İran Körfezi ve kimilerince de Arap Körfezi olarak tanımlanır.

Bu kitabın yazarı Feyza Gümüşlüoğlu ise, uzun yıllar Katar’da yaşamış bir gazeteci olarak bölgeye dair merak edilen pek çok konuyu aydınlatıyor.

Gümüşlüoğlu kitabına, bölgenin arka planını irdeleyerek başlıyor.

Körfezin hayat kaynakları, Hazariler ve Bedeviler, kabileciliğin Körfez’deki etkileri, bölgenin mezhepsel çeşitliliği, petrolün bölgenin gelişimindeki tarihsel ve güncel rolü, körfezde kadının yeri, bu bölümde ele alınan bazı konular.

Yazar yine bu bölümde, bölgenin siyasi tarihini de ele alarak, uzun 18. yüzyıldan bugüne körfez ülkelerine yön veren iç ve dış siyasi dinamiklere odaklanıyor.

Kitabın ikinci bölümünde de, Gümüşlüoğlu’nun bölge üzerine farklı dönemlerde kaleme aldığı ve genel olarak güncelliğini koruyan yazıları yer alıyor.

Bu yazılarda ele alınan kimi konular ise şöyle:

  • Kapitalizmin İslami yüzü,
  • İslam, poligami ve bunların Arap dünyasındaki görünümü,
  • Suudi Arabistan’ın devrimci kadınları,
  • Körfezde artık tarih olmuş inci avcılığı,
  • Katar ve İhvan arasındaki ilişkilerin dinamikleri,
  • Katar’da iç dengeler ve saray,
  • Türkiye ve Katar ilişkilerinin geleceği,
  • ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilme kararı ertesinde Körfez ülkelerinin tutumu,
  • İran’ın Körfez’den beklentileri,
  • Körfez’deki evliliklerin sosyo-politiği…

Künye: Feyza Gümüşlüoğlu – Körfez’den Notlar, Mana Yayınları, 256 sayfa, ülke, 2019

Gilbert Achcar – Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm (2019)

Gilbert Achcar, Marksizm, oryantalizm ve kozmopolitanizmi çok yönlü bir bakışla tartıştığı dört enfes metinle karşımızda.

Kitabın “Marksist Bir Perspektiften Günümüzde Din ve Politika” başlıklı ilk makalesi, Hıristiyan kurtuluş teolojisi ve İslami köktendinciliğin karşılaştırmalı bir değerlendirilmesine yapıyor.

Yazar buradan yola çıkarak Marksist bir perspektiften karşılaştırmalı dinler sosyolojisi bağlamında, Marx’ın dine bakışını ele alıyor.

İkinci makale, İslama dair alışılmamış bir “Oryantalizm” örneği sunan Saidci perspektiften hareket ediyor.

“Marx, Engels ve Oryantalizm: Marx’ın Epistemolojik Evrimi Üzerine” başlıklı üçüncü makale, Edward Said’in meşhur kitabında kendisinin başlattığı, Saidci anlamdaki Oryantalistlerin Marx’ı sınıflandırma konusunda yaşadıkları ihtilafları tartışıyor.

Bu makalenin asıl katkısı, Said’deki Marx eleştirilerine karşı eleştirilerle cevap vererek Marksizmin radikal özcülük eleştirisini gözler önüne sermesi.

Kitaptaki son makale “Marksizm ve Kozmopolitanizm” ise, kozmopolitanizm fikrinin genel bir değerlendirmesiyle başlayıp konuyla ilgili yaygın olarak kullanılan dört kavram arasındaki farkları belirtir.

Yazar ardından, bu mefhumun Marx ve Engels’in yazılarındaki kullanımı ve gelişimini inceliyor, ayrıca günümüz küreselleşme çağındaki sol içi güncel tartışmalara varana kadar kavramın Marksizm tarihindeki aşırı kullanımlarını da sorguluyor.

  • Künye: Gilbert Achcar – Marksizm, Oryantalizm, Kozmopolitanizm, çeviren: Engin Abat, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa, 2019

James Haves – Hayatınızı Mahvetmeden Önce Neden Kafka Okumalısınız (2010)

Romancı ve Franz Kafka üzerine çalışmalar yapan bir akademisyen olan James Haves, ‘Hayatınızı Mahvetmeden Önce Neden Kafka Okumalısınız’da, Kafka’ya dair bildik yargıları irdeliyor ve onu bilinmeyen yönleri ve gizleriyle ortaya çıkarmaya girişiyor.

Kafka’ya dair bildiklerimizin çoğunun, yaratılan bir efsaneden ibaret olduğunu savunan Haves, ünlü yazarın gerçekte böyle olmadığını söylüyor.

Kitapta Kafka ile ilgili pek çok ilginç ayrıntı yer alıyor:

Kafka’nın, Dickens’i taklit ettiğini ve gözlem yeteneğini Sherlock Holmes’tan aldığını bizzat kendisinin söylediği; yazarın güçlü bir edebiyat eleştirmeni tarafından zorlandığı; Kafka’nın, Çekçe konuşulan bir ülkeyi idare eden, tam anlamıyla Müttefikler’e karşı kazanılacak zafere yatırım yapan, militarist ve otoriter Alman imparatorluğunun hizmetinde yüksek mevkideki bir Yahudi olduğu, Haves’in dikkat çeken iddialarından birkaçı.

  • Künye: James Haves – Hayatınızı Mahvetmeden Önce Neden Kafka Okumalısınız, çeviren: Suğra Öncü, Sel Yayıncılık, biyografi, 243 sayfa

Kolektif – Enişte Risalesi (2019)

Aileye dıştan misafir gelen ve asıl yarattığı gerilim buradan kaynaklanan enişte kimdir?

Kültürümüzde eniştenin yeri nedir?

Enişte neden tekinsizdir, neden güvenilmezdir?

İşte bu keyifli derleme, enişte “müessesesi” üzerine düşünen makaleleri bir araya getiriyor ve bu konuda kafamızı karıştıran pek çok soruya yanıt veriyor.

Kitabın ilk bölümü, enişte hakkında araştırma-inceleme mahiyetinde yazılardan oluşuyor.

İkinci bölümde ise, anı ile hikâyeyi harmanlayan, kimi enişteleri yâd eden yazılar yer alıyor.

Özer Çiller’den Erdoğan’a ünlü enişteler, Fiat Doblo erkeği olarak enişteden yabancı damatlara enişte şakalarına pek çok ilgi çekici konu, burada ele alınıyor.

Kitaptan edindiğimiz birkaç bilgi:

Bizde enişte tek kelime olsa da, Farsçada enişte yerine kullanılan üç ayrı kelime var: Kız kardeşin kocası için “damad”, halanın kocası için “şohar”, teyzeninki için “şoharkhale”.

Bir Gercüş sözü: “Enişte gölgesi, geven gölgesi” (Geven: cılız çalı. Yaramaz bir bitki).

Aile ve akrabalık ilişkilerinin ekonomi-politiğini didikleyen antropologlar, “kız alan” konumundakilerin akrabalık hiyerarşisindeki borçlu konumuna dikkat çeker.

Kitapta yazıları bulunan isimler ise şöyle: Emre Akdere, Cihan Aktaş, Tolga Arvas, İmdat Avşar, Tanıl Bora, Funda Şenol Cantek, Mustafa Çiftci, Kadir Dede, Rita Ender, Jared Conrad-Bradshaw, Bağış Erten, Çağatay Hakan Gürkan, Giray Kemer, Metin Solmaz, Ahmet Tulgar ve Taçlı Yazıcıoğlu.

  • Künye: Kolektif – Enişte Risalesi, derleyen: Tanıl Bora ve Mustafa Çiftci, İletişim Yayınları, inceleme, 184 sayfa, 2019

Michael Shermer – Ahlâkın Yayı (2019)

 

Akıl ve bilim, insanlığın ahlaki gelişiminde nasıl bir öneme sahip?

Michael Shermer ‘Ahlâkın Yayı’nda, antik zamanlardan bugüne uzanarak ahlaki sorumluluklarımızın ailemizden mensubu bulunduğumuzu gruplara ve oradan da bütün insanlar ve canlıları kapsayan bir genişliğe nasıl ulaştığını izliyor.

Shermer’e göre akıl ve bilim, savaşlar ve terör başta olmak üzere, dini baskılar, kölelik, kadın hakları, eşcinsel hakları ve bunun gibi pek çok sorunu aşmamızı sağlayan ahlaki bir anahtar vermiştir.

Ahlaki duygularımızın tarih boyunca geçirdiği dönüşüme yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Michael Shermer – Ahlâkın Yayı: Bilim ve Aklın İnsanlığı Hakikate, Adalete ve Özgürlüğe Sevk Edişinin Hikâyesi, çeviri: Erhan Güzel, Phoenix Yayınları, ahlak, 536 sayfa, 2019