Gürsel Aytaç – Thomas Mann’ın Edebiyat Dünyası (2010)

Gürsel Aytaç ‘Thomas Mann’ın Edebiyat Dünyası’nda, modern Alman edebiyatının klasik ve üretken romancısı Thomas Mann’ın yazı dünyasını inceliyor.

Mann’ın kısa bir hayat hikâyesiyle kitabına başlayan Aytaç, ardından, Mann’ın eserlerinin Almanya ve Amerika’da nasıl alımlandığını; Mann’ın bir edebiyatçı olarak etkilendiği kanalları; Schopenhauer, Nietzsche, Sprengler, Tolstoy, Kafka, Lessing, Dostoyevski ve Freud gibi isimlerin Mann’ın kişiliğinde ve edebiyatında bıraktığı izleri araştırıyor.

Aytaç bunun yanı sıra, sanat-sanatçı, ahlak, ölüm, hastalık, cinsellik, zaman, siyaset ve evlilik gibi, Mann’ın romanlarındaki başlıca konu odaklarını da ortaya koyuyor.

  • Künye: Gürsel Aytaç – Thomas Mann’ın Edebiyat Dünyası, Phoenix Yayınları, eleştiri, 215 sayfa

Engin Sarı – Mardin’de Kültürlerarasılık (2010)

Engin Sarı ‘Mardin’de Kültürlerarasılık’ta, Müslümanlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Yezidiler ve Şemsiler gibi farklı dinlere inananların; Araplar, Kürtler, Türkler, Ermeniler, Keldaniler ve Süryaniler gibi farklı kimliklere dâhil olanların bir arada bulunduğu Mardin’i, kültürün geniş çerçevesinden bakarak değerlendiriyor.

Sarı incelemesini, kültür, kimlik ve politika arasındaki bağlantıların niteliğine, kültürlerarası iletişim ve ilişkilere odaklanarak yapıyor.

Kapsamıyla dikkat çeken çalışma, çok etnili ve çok dinli bir kent olan Mardin’in simgesel anlamlarını irdelerken, Mardinli kimliğini de, alan araştırmalarının bulguları aracılığıyla Mardinlilerle birlikte tartışıyor.

  • Künye: Engin Sarı – Mardin’de Kültürlerarasılık, İletişim Yayınları, şehir, 391 sayfa

Ahmet Özer – Memleket Şairi: Nabi Üçüncüoğlu (2010)

Ahmet Özer ‘Memleket Şairi: Nabi Üçüncüoğlu’nda, şiirlerini, ilk ve tek kitabı ‘Memleket’te toplayan, 1969 yılında hayata veda eden öğretmen ve şair Nabi Üçüncüoğlu’nun hayatına ve şiirine odaklanıyor.

Üçüncüoğlu’nun doğduğu çevrenin anlatımıyla başlayan kitap; onun eğitim hayatı, uzun yıllar sürdürdüğü öğretmenlik mesleği ile ailesi ve arkadaş çevresi hakkında bilgiler veriyor.

Üçüncüoğlu’nun gazete ve dergilerde kalmış şiirlerinin bir araya getirilip değerlendirildiği kitapta ayrıca, ölümünün ardından yazılanlar; başta ‘Memleket’ kitabı olmak üzere şiirlerini inceleyen yazılar ve kendisini yakından tanımış olanlarla yapılmış söyleşiler yer alıyor.

  • Künye: Ahmet Özer – Memleket Şairi: Nabi Üçüncüoğlu, Phoenix Yayınları, biyografi, 239 sayfa

Senem Timuroğlu – Kanatlanmış Kadınlar (2020)

 

Özellikle son zamanlarda, 19. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmaya başlamış kadın yazarlar üzerine yapılan pek çok çalışmaya denk geliyoruz.

Senem Timuroğlu ise, Osmanlı kadın yazarların yazdıkları ile dönemin Fransız kadın yazarlarının yazdıklarını karşılaştırmalı olarak ele alarak konuya çok özgün bir katkıda bulunuyor.

Timuroğlu, Osmanlı kadınların kendi hayatları ve Avrupa izlenimleri hakkında söyledikleriyle İstanbul’a gelen Fransız gezgin kadın yazarların “harem” hayatı ile ilgili tespitlerini birlikte ele alıyor ve kadın özgürlükleri konusunda Osmanlı’da ve Avrupa’da yaşanan benzer mücadeleleri farklı bireylerin kendilerine özgü deneyimleriyle ortaya koyuyor.

Kitap, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı Osmanlı kadın hareketinin önemli figürlerini ve onların yazdıklarını bu denli ayrıntılı şekilde ele alan ilk çalışma olmasıyla büyük öneme haiz.

Bu bağlamda, sırasıyla Fatma Aliye, George Sand, Marc Hélys, Marcelle Tinayre ve Hatice Zinnur’un yapıtlarını ele alan Timuroğlu, bize yeni bir çağın başlangıcında özgürlüğe doğru kanat açmış kadınların sözlerini iletiyor.

Çalışma, 19. ve erken 20. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun entelektüel dünyasını etkileyen Aydınlanma felsefesinin Müslüman Osmanlı kadın aydınlar üzerindeki zihniyet dönüşümüne nasıl etkide bulunduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Senem Timuroğlu – Kanatlanmış Kadınlar: Osmanlı ve Avrupalı Kadın Yazarların Dostluğu, İletişim Yayınları, inceleme, 248 sayfa, 2020

Jonathan Gottschall – Hikâye Anlatan Hayvan (2019)

Fanteziler, romanlar, filmler, tiyatro oyunları…

Hikâye anlatmak bizim temel dürtümüzdür ve hikâye kurmak, ayrıca bunları anlatmak üzere tasarlamak, insanlığımızın dönüm noktasıdır diyebiliriz.

Jonathan Gottschall, Los Angeles Times Kitap Ödülü finalisti olan bu eserinde, çevremizi saran olayları ve kişileri hikâyeleştirmemize neden olan etkenleri incelerken psikoloji, sosyoloji, tarih, kültür ve bilim gibi farklı disiplinlerden yararlanıyor.

Sağlam bir hikâye anlatımı teorisi olarak okunabilecek kitap, hikâyelerin hayatın karmaşık sosyal problemlerini çözmemizde bize nasıl yardım ettiğini, hikâye anlatımı ile hayatta kalmamızı sağlayan diğer davranışlarla arasında nasıl sıkı bir ilişki olduğunu ve nihayet hikâye anlatmanın dünyayı daha iyi bir yer haline getirmede bize nasıl yardımcı olabileceğini irdeliyor.

Nöroloji, psikoloji ve evrimsel biyoloji alanındaki son araştırmalara dayanmasıyla da dikkat çeken kitap, bize hikâye anlatan bir hayvan olmanın ne demek olduğunu açıklıyor, daha da önemlisi hikâyelerin bizi nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Jonathan Gottschall – Hikâye Anlatan Hayvan: Hikâyeler Bizi Nasıl İnsan Kılar?, çeviren: Defne Yazıcıoğlu, Sola Unitas Yayınları, inceleme, 256 sayfa, 2019

İlyas Yazar – Kânî Dîvanı (2010)

İlyas Yazar ‘Kânî Dîvanı’nda, divan şiirinin temsilcilerinden Tokatlı Ebû Bekir Kânî’ye ait divanın tenkitli metnini ve tahlilini sunuyor.

Üç bölümden oluşan kitabın girişinde, Kânî’nin yetiştiği 18. yüzyılın tarihi, siyasî, sosyal ve kültürel açıdan genel çizgileri ele alınıyor.

Kânî’nin hayatı, görevleri, Mevleviliği, edebi kişiliği, eserleri ve Divân’ın, şairin edebi kişiliğine katkısı, kitabın birinci bölümünün konusu.

Çalışmanın ikinci bölümünde, Dîvân’ın şekil özellikleri değerlendiriliyor ve bu eserden hareketle Kânî’nin sanatı dil üslup özellikleri açısından ortaya konmaya çalışılıyor.

Son bölümde ise, Dîvân’ın yazma nüshaları değerlendirilerek tenkitli metin veriliyor.

  • Künye: İlyas Yazar – Kânî Dîvanı, Libra Kitap, inceleme, 760 sayfa

Jale Özata Dirlikyapan – Kabuğunu Kıran Hikâye (2010)

Jale Özata Dirlikyapan, nitelikli çalışması ‘Kabuğunu Kıran Hikâye’de, Türkiye öykücülüğünde önemli bir yer tutan 1950 kuşağını inceliyor.

Aralarında Ferit Edgü, Orhan Duru, Leyla Erbil, Bilge Karasu, Feyyaz Karacan, Onat Kutlar, Demir Özlü, Adnan Özyalçıner gibi öncü kalemlerin bulunduğu 1950 kuşağı öykücülüğünü çok yönlü bir bakışla irdeleyen Dirlikyapan, kitabının ilk bölümünde, Türkiye’de siyasal ve toplumsal değişimin yoğun olarak yaşandığı, buna koşut olarak edebiyatta da geçmişle hesaplaşmanın, Batı etkisinin desteğiyle yenilenme çabalarının ve yeni kümelenmelerin görüldüğü 1950’li yılların bir panoramasını çiziyor.

Çalışmanın ikinci bölümü, dönemin edebiyat ortamını ve öykü tartışmalarını ele alıyor. Üçüncü bölümde yazar, 1950 kuşağının ilk yenilikçi öykücülerini, dördüncü bölümde ise yeni öykücülüğün içerik ve biçim öğelerini inceliyor.

  • Künye: Jale Özata Dirlikyapan – Kabuğunu Kıran Hikâye, Metis Yayınları, eleştiri, 196 sayfa