Seval Şahin – Talih, Tesadüf ve İrade (2019)

Ahmet Hamdi Tanpınar, edebiyatımızda başlı başına bir ekoldür.

O’nun hayatı ve eserleri üzerine yapılmış çok sayıda çalışma mevcut ve ne iyi ki bu ilgi yakın zamanda da sona ermeyecek gibi.

Seval Şahin’in elimizdeki incelemesi ise, Tanpınar edebiyatını farklı yönleriyle irdeleyen denemeler barındırarak bu alanda yapılmış çalışmalara değerli bir katkı sunuyor.

Tanpınar üzerine güncel tartışmalardan da yararlanan Şahin, Tanpınar’ın romanlarında sıklıkla ortaya çıkan mektup, hatıra, tiyatro, Karagöz-Hacivat gibi metinlerin yazarın yapıtlarındaki kurgu ve yapıyla aralarındaki ilişkiyi merkeze alıyor.

Talih, tesadüf ve irade kavramlarının Tanpınar romancılığının anahtar kelimeleri olduğunu söyleyen Şahin, yazarın ‘Mahur Beste’, ‘Sahnenin Dışındakiler’, ‘Huzur’ ve ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ adlı yapıtları üzerine güncel tartışmalardan da sıkça yararlanarak derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Seval Şahin – Talih, Tesadüf ve İrade: Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Romancılığı Üzerine Düşünceler, İletişim Yayınları, inceleme, 142 sayfa, 2019
Reklamlar

Kolektif – Zeynep Kerman Kitabı (2010)

‘Zeynep Kerman Kitabı’, üniversite hocası ve araştırmacı-yazar olarak uzun yıllar Türkiye edebiyatına katkıda bulunan Prof. Dr. Zeynep Kerman’a armağan bir kitap.

Bilindiği gibi Kerman, çok sayıda öğrenci yetiştirmesinin yanı sıra, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sami Paşazade Sezai, Halid Ziya Uşaklıgil ve Ahmet Haşim gibi yazar ve şairler üzerine yaptığı incelemelerle de bilinir.

Üç bölümden oluşan elimizdeki kitapta, ilkin, Kerman’ın hayat hikâyesi ve bibliyografyası veriliyor.

İkinci bölümde, farklı isimlerin Kerman’a dair kaleme aldığı görüş ve yorumları yer alırken, son bölümde de yine farklı isimlerin kaleme aldığı edebiyat incelemeleri yer alıyor.

  • Künye: Kolektif – Zeynep Kerman Kitabı, hazırlayan: Handan İnci, Dergâh Yayınları, armağan, 310 sayfa

Hülya Adak – Halide Edib ve Siyasal Şiddet (2016)

Halide Edip Adıvar’a “siyasal şiddet”, “Ermeni kırımı” ve “diktatörlük” gibi netameli konular üzerinden yaklaşan, ezber bozan bir çalışma.

Hülya Adak, hem Adıvar’ın bu konuları eserlerinde ele alışını tarihsel ve eleştirel bir perspektifle irdeliyor hem de bunları Hannah Arendt’in fikirleriyle feminist politika bağlamında tartışıyor.

  • Künye: Hülya Adak – Halide Edib ve Siyasal Şiddet, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 208 sayfa, 2016

Kolektif – Gaflet (2019)

Cinsiyetçi söylem, edebiyat yoluyla nasıl yeniden ve yeniden üretilir?

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler, edebiyat metinlerini didik didik ederek bu metinlerde açıkça görülen veya örtük bir biçimde hayatını sürdüren cinsiyetçi söylemi açığa çıkarıyor, başka bir deyişle Türkçe edebiyattaki her cinsiyetten yazarın egemen kodları kullanırken nasıl gaflete düştüğünü, feminist eleştiriye başvurarak ortaya koyuyor.

Eril reflekslerin aslında ne denli gündelik bir hal almış olduğunu gözler önüne seren derleme, sadece edebi metinlere değil eleştiri eserlerini de feminist ilkeler üzerinden tartışıyor.

Kitapta, Tanpınar’ın libidinal akışlarında yiten kadınlardan ‘Masumiyet Müzesi’ndeki hegemonik erkeklik hallerine ve Attilâ İlhan’da cinselliğin ırk, tür ve etnisite ile girift kesişimlerine pek çok konu tartışılıyor.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Damla Tezel, Erol Köroğlu, Ezgi Hamzaçebi, Fatih Altuğ, Fatmagül Berktay, Irvin Cemil Schick, Jale Özata Dirlikyapan, Meltem Gürle, Merin Sever, Özlem Öğüt Yazıcıoğlu, Senem Timuroğlu, Sevcan Tiftik, Şima İmşir ve Tülin Ural.

  • Künye: Kolektif – Gaflet: Modern Türkçe Edebiyatın Cinsiyetçi Sinir Uçları, hazırlayan: Sema Kaygusuz ve Deniz Gündoğan İbrişim, Metis Yayınları, inceleme, 304 sayfa, 2019

Kolektif – Boşbeleş Çalış-ma (2016)

prole.info sayfasında yer almış, restoran işçilerinin yaşadıklarını açık yüreklilikle anlatmasıyla ortaya çıkmış bir kitap.

Restoranlardaki iş yapma sistemine ve buradaki insanlık dışı çalışma şartlarına; birebir sistemin kölesi olmaya mecbur bırakılmış her yaştan ve her cinsiyetten çalışanların gözünden bakmak isteyenlere.

  • Künye: Kolektif – Boşbeleş Çalış-ma, çeviren: Şefika Kamcez, Tekin Yayınevi

Terry Eagleton – Kültür (2019)

Kültür çok yönlü bir kavram, dolayısıyla bu konu üzerine bütünlüklü bir tez ortaya koymak zor.

Terry Eagleton da bu kitabında, sömürgecilikten günümüze uzanarak kültürün serüvenini kapsamlı bir bakışla izliyor ve bir değil, birkaç tez sunuyor.

“Kültür” teriminin çeşitli anlamlarını inceleyerek çalışmasına başlayan Eagleton, ardından kültür fikri ile uygarlık kavramı arasındaki birtakım temel farklılıkları mercek altına alıyor.

Sonra kültürü insan varoluşunun temeline oturtan postmodern kültürelcilik öğretisini inceleyen yazar, bunu yaparken de çeşitlilik, çoğulculuk, melezlik ve kapsayıcılık gibi kavramları eleştiriyor, ayrıca kültürel görecelik öğretisine karşı çıkıyor.

Kültürü bir bakıma toplumsal bilinçdışı olarak tanımlayan Eagleton, bu görüşü savunan iki önemli ismin çalışmalarını ele alıyor.

Bunlardan ilki siyaset felsefecisi Edmund Burke’ün kültür kavramıyla pek bağdaştırılmayan eserleri ve ikincisi de Alman filozof Johann Gottfried Herder’in kültürel meseleler üzerine yorumları.

Eagleton, çoğunlukla kültürsüzlük çağı olarak tanımlanan modern çağda kültür meselesine neden bu kadar önem verildiği sorusunu da tartışıyor.

Yazara göre bunun nedenlerinin başında, kültürün sanayi kapitalizminin estetik ya da ütopyacı bir eleştirisi olarak görülmesi;  devrimci milliyetçiliğin, çokkültürlülüğün ve kimlik politikalarının yükselişi; dinin yerini alacak bir alternatif arayışı ve kültür endüstrisi denen olgunun ortaya çıkışı geliyor.

Yazar ayrıca, kültürü insan varoluşunun özü olarak değerlendiren kültürelcilik öğretisini ve kültürel görecelik konusunu eleştirel bir açıdan irdeliyor.

Künye: Terry Eagleton – Kültür, çeviren: Berrak Göçer, Can Yayınları, kültür, 152 sayfa, 2019

Melik Bülbül – İnci Aral ve Barbara Frıschmuth’un Romanlarında Kadın Coğrafyası (2010)

Melik Bülbül, ‘İnci Aral ve Barbara Frischmut’un Romanlarında Kadın Coğrafyası’nda, Aral ve Frischmuth’un eserlerinden hareketle, kadın coğrafyasını ve bu coğrafyada yer alan yazgısal-toplumsal değerleri inceliyor.

Bülbül bu incelemeyi, Aral’ın ‘Ölü Erkek Kuşlar’ romanı ile Frischmuth’un ‘Haschen Nach Wind’ (Rüzgârı Yakalamak) adı altında toplanan dört öyküsü üzerinden yapıyor.

Üç bölümden oluşan kitapta ilkin, özel olarak Türk ve Avusturya yazınında, genel olarak da Batı yazınında kadın olgusu irdeleniyor; ikinci bölümünde, kadın coğrafyası, kadın ve uysallık, cinsellik, değer yargıları, yaşamsal yıkımlar ve sosyal nedenleri gibi kesitlerden yansımalar veriliyor.

Üçüncü bölümde ise, kadının ele alınan yazarların eserlerindeki toplumsal yeri, işlevi, erkek olgusu ve kadının kendi konumunu biçimlendirme girişimleri gibi konular irdeleniyor.

  • Künye: Melik Bülbül – İnci Aral ve Barbara Frıschmuth’un Romanlarında Kadın Coğrafyası, Çizgi Kitabevi, inceleme, 217 sayfa