Canan Coşkun – “Burası Mahkeme” (2019)

Gazeteci Canan Coşkun’u, yolsuzluk soruşturmaları, Fetullahçı yapı yargılamaları, basın ve ifade özgürlüğü davaları hakkında yaptığı çok önemli haberleriyle biliriz.

Coşkun’un “Burası Mahkeme” adlı elimizdeki kitabı ise, uzun süren adliye muhabirliği sürecinde mahkemelerdeki, adliye koridorlarındaki tanıklığına dayanıyor.

Coşkun burada, Cumhuriyet davaları, Sözcü davası, Altanlar / Nazlı Ilıcak davası, Murat Aksoy / Atilla Taş davası, Barış Akademisyenlerinin (BAK) davaları, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) davasında tanık olduğu ilginç olayları kayda alıyor.

Bilindiği gibi bu davaların her biri, cemaat mensuplarının yargıdan tasfiyesi ile şekillendirilen Ağır Ceza Mahkemeleri’nin yargılama pratiğini gözler önüne sermeleri açısından çok önemlidir.

Bu davalarda neler yok ki!:

Anayasa’yı ihlal eden hâkimlerin, geçmişte AKP iktidarının yanında saf tuttuğu halde neden sanık sandalyesinde olduğunu soran “gazeteciler”, son sözünü söyledikten sonra yerine oturamadan mahkûm edilen Barış Akademisyenler, “hissiyata” ve “düşmanlığa” dayalı tanıklıklar, sanığa sesi yüksek çıktığı için “rahatsız oluyoruz” diyen hâkimler, pek çoğumuzun çocukluğuna renk vermiş “Ham Çökelek”i söylemiş Atilla Taş ve daha fazlası…

Kitap, 2010’ların sonlarında çok konuşulan bu önemli siyasi ceza davalarının seyri hakkında etkileyici bir tasvir sunmasıyla çok önemli.

  • Künye: Canan Coşkun – “Burası Mahkeme”: Yeni Türkiye’de Yargı Rejimi, İletişim Yayınları, siyaset, 165 sayfa, 2019
Reklamlar

Platon – Yasalar (2019)

Platon’un ‘Yasalar’ı (Nomoi), başlı başına çok önemli bir eser olmasının yanı sıra, filozofun ideal yönetim biçimi sorguladığı ‘Devlet’ (Politeia) adlı kült yapıtının bir anlamda devamı olmasıyla da vazgeçilmezdir.

Şimdi ‘Yasalar’, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Platon bu yapıtında, insana yaraşır bir toplum düzeninin imkânlarını sorguluyor ve bu bağlamda,

  • Adaletin ne olduğu,
  • Adaletin doğru ve adil bir şekilde nasıl sağlanabileceği,
  • Devleti ayakta tutacak yasaların neler olduğunu,
  • Yasaları aklın ışığında çıkaracak olan yasakoyucunun ne denli büyük bir sorumluluk taşıdığını tartışıyor.

12 kitaptan oluşan ‘Yasalar’, eğitim, sanat, ahlak, hukuk, din, ekonomi, toprağın paylaşılması, ticaret, yasama, ceza, ceza yasası, aile, evlilik, askerlik ve hatta spor gibi, neredeyse toplum düzeniyle ilgili hemen her konu üzerine derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Platon – Yasalar, çeviren: Candan Şentuna ve Saffet Babür, Pharmakon Kitap, felsefe, 440 sayfa, 2019

Kolektif – Türkiye’de Hukuku Yeniden Düşünmek (2015)

Bugünkü vaziyeti bir yana bırakalım, Türkiye’nin hukuk tarihine yüzeysel bir bakışla baktığımızda dahi, ülkenin bugüne kadar ya hukuk krizi ya da kriz hukuku ile yönetildiğini görebiliriz.

Bu kitap ise, alanında uzman isimlerin katkılarıyla zenginleşen, Türkiye’nin hukuk sorununu kapsamlı bir perspektifle irdeleyen makaleler sunuyor.

Yeni anayasa çalışmaları ve başkanlık sistemi tartışmaları, basın özgürlüğü ve görüş edinme hakkı, 6638 sayılı iç güvenlik kanunu, yargı bağımsızlığı ve bunun gibi pek çok güncel konu, burada tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Haluk İnanıcı, İbrahim Ö. Kaboğlu, Hayrettin Ökçesiz, Osman Doğru, Tolga Şirin, Serap Yazıcı, Ersan Şen, Fikret İlkiz, Köksal Bayraktar, Ercan Kanar, Ali Pehlivan, Tankut Centel, Ulaş Karan, Ayhan Erdoğan, Ergin Cinmen, Arif Ali Cangı, H. Fehmi Demir, Seda Akço Bilen ve Zehra Çiğdem Özcan.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Hukuku Yeniden Düşünmek, derleyen: Haluk İnanıcı, İletişim Yayınları, hukuk, 379 sayfa, 2015

Yasemin Işıktaç ve Umut Koloş – Hukuk Sosyolojisi (2015)

Hukuk sosyolojisi alanında çalışmış önemli isimlerin fikirleri bağlamında, alanı modern öncesi, modernizm ve modernite sonrasına uzanan geniş bir perspektifte inceleyen, hem bir ders kitabı hem de bir kaynak çalışma.

Yasemin Işıktaç ve Umut Koloş’un kaleme aldıkları eser, hukuk ve sosyoloji ilişkisini tarihsel ve güncel bir perspektifle tartışırken, Durkheim, Marx, Engels, Weber, Duguit, Petrazycki, Ehrlich ve Luhmann gibi, bu alana önemli katkılarda bulunmuş isimlerin görüşlerini kapsamlı şekilde açıklıyor.

Çalışma bunun yanı sıra, hukuk ve toplum çalışmaları, feminist hukuk ve eleştirel hukuk gibi konularda da tam bir başucu eseri.

  • Künye: Yasemin Işıktaç ve Umut Koloş – Hukuk Sosyolojisi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 320 sayfa, 2015

İştar Gözaydın – Diyanet (2009)

İştar Gözaydın bu önemli çalışmasında, Diyanet’i tarihi, kurum olarak örgütlenmesi, bütçesi, kadrosu ve organizasyon şemalarıyla, ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Çalışma, laik devlet aygıtı içinde dinsel hizmetleri düzenlemekle görevlendirilmiş bir kurumun varlığının ortaya çıkardığı hukuki problematiği, idare hukuku kavram ve kurumları içinde değerlendirmesiyle dikkat çekiyor.

Gözaydın, Türkiye’de din-devlet ilişkilerinin gelişimini anlatıyor; Diyanet’i hukuki açıdan irdeliyor ve Diyanet’in örgütlenmesi bağlamında din-devlet ilişkilerini irdeliyor.

  • Künye: İştar Gözaydın – Diyanet: Türkiye Cumhuriyeti’nde Dinin Tanzimi, İletişim Yayınları, inceleme, 352 sayfa

Kolektif – Hukuku Sinemada Görmek (2015)

Sinemaya hukukun perspektifinden bakan makaleler.

Kitaba katılan yazarlar, filmlerde karşılaştıkları hukuki konuları irdeliyor, bir yandan da hukukun, gündelik hayatımızın vazgeçilmez bir boyutu olduğunu ortaya koyuyor.

Hukuk alanında çalışanların yanı sıra, sinemaseverlerin de keyifle okuyacağı bir derleme.

Kitapta filmler bağlamında yükümlülük olarak yaşam, ölüm hakkı, biyoetik, beden üzerinde mülkiyet, çocuk hakları, temsilin sembolik boyutları, ırkçılık, sınıf mücadelesi, Hitler faşizminin suç ortakları olan yargıçlar, özgürlük, tercih imkânı, liberalizmde süper kahramanlık, Batı demokrasilerindeki güvenlik saplantısı, filmlerde tecavüz sahnelerinin etik boyutu gibi, hukuka konu olan pek çok kavram tartışılıyor.

Kitapta ele alınan filmler şöyle:

  • V For Vendetta
  • Batman: Kara Şövalye
  • Sanık
  • 400 Darbe
  • İçimdeki Deniz
  • Kız Kardeşimin Hikâyesi
  • Cenneti Beklerken
  • Her Devrin Adamı
  • Danton
  • Sacco ve Vanzetti
  • Nuremberg Duruşması

Kitaba yazılarıyla katılan isimler ise şöyle: O. Vahdet İşsevenler, Sedat Erçin, Ülker Yükselbaba, Meysa Baykal, İrem Burcu Özkan, Hafize Tunçay, Yasemin Işıktaç, Muzaffer Dülger, Zelal Pelin Doğan, Umut Koloş ve Sevtap Metin.

  • Künye: Kolektif – Hukuku Sinemada Görmek, derleyen: Sevtap Metin, Tekin Yayınevi, hukuk, 222 sayfa, 2015

Sadakat Kadri – Dava (2019)

Uluslararası insan hakları davalarıyla tanınan avukat, yazar ve gazeteci Sadakat Kadri, bir hukukçu olarak şimdiye değin Karayipler’de idam cezasıyla yargılanan bazı sanıkların vekâletini üstlendi, Afrikalı bir diktatörü soruşturdu ve Fiji’deki bir askeri diktatörlüğün meşruluğuna meydan okudu.

Sadakat Kadri’nin elimizdeki kitabı ise, tarihin en ünlü ceza davalarını masaya yatırıyor.

Kadri, ceza davalarının tarihini yazarken teorilerden ziyade hikâyelerle anlatısını ileri taşıyor.

Kitap, zengin içeriğiyle hukukçular kadar sıradan okura da hitap ediyor demeliyiz.

❝Yeryüzünde hüküm verme hakkı tam olarak kime tanınmıştır?❞

Kadri bu sorunun yanıtını ararken,

  • Sokrates’in ünlü savunmasını,
  • Ortaçağ’ın acımasız engizisyon mahkemelerini,
  • Cadı avlarını,
  • Hayvanların, cesetlerin ve eşyaların yargılandığı akıl almaz davaları,
  • Nürnberg mahkemelerini,
  • Stalin döneminin düzmece duruşmalarını,
  • Savaş suçlarının yargılanmasını,
  • Ve bunun gibi önemli tarihi davaları, mizahı da ihmal etmeyen güzel bir üslupla irdeliyor.

Kitap, bu tür ceza davalarını takip edip cezalandırma yöntemlerini sorgularken, aynı zamanda bizi günümüze de damgasını vuran cadı avları, hukuksuz yargılamalar ve haksız kararlar üzerine yeniden düşünmeye sevk etmesiyle önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

❝Kukuletalı giysiler hukukçuların cüppesi haline gelse ve bütün o efsunlu laflar mesleki jargona dönüşse de antik zamanlardan kalan dürtüler hâlâ her duruşma salonunda varlığını hissettirir. Rasyonel kaygılar ve mantıklı tartışmalar her davanın belirgin özelliklerindendir, fakat bir zamanlar cadıların ölüme gönderilmesine neden olan bebek katilliği ve Şeytan’a tapınmanın yarattığı dehşet 1980’ler boyunca satanist cinsel istismar suçlamalarıyla hortlamıştır.❞

❝Acil yetkiler sapkınlık ve cadılık günlerinden beri korkunç suçlara karşı savaşmak için yardıma çağrılmıştır ancak 21. yüzyılın yorumcularının, engizisyoncuların 18. yüzyılda terk ettiği konuma yeniden sahip çıktı.❞

❝Hayvanlar ve cesetler artık mahkemeye çıkarılmıyor fakat akli durumları gözetilmeksizin sanıkları cezalandırmak için duyulan telaş, çocukların ve akıl hastalığından mustarip olanların kovuşturmalarında hâlâ görülüyor.❞

❝Gizlediği çeşitli mühürler ve kaideleriyle ruhban sınıfı yasaların sırlarını her zaman sadece kendilerinin yorumlayabileceğini ileri sürdü, ileride ihtiyaç duyulduğunda da yeni vahiylerle görüşlerini destekledi.❞

❝Göklerden gelen yasaların değişmezliği ve ilahi adaletin şaşmazlığı hususundaki tüm ısrara rağmen bir soru sürekli karışıklığa sebep oldu: Yeryüzünde hüküm verme hakkı tam olarak kime tanınmıştır?❞

  • Künye. Sadakat Kadri – Dava: Sokrates’ten O. J. Simpson’a Yargılamanın Tarihi, çeviren: Gökhan Arıkan, Kolektif Kitap, hukuk, 552 sayfa, 2019