Rona Aybay – İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Türkiye (2016)

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin (İHEB) hazırlanışı ve hem Birleşmiş Milletler Genel Kurul’unda hem de TBMM’de hangi aşamalardan geçerek kabul edildiğini kapsamlı bir şekilde ele alan bir çalışma.

Rona Aybay burada,

  • İHEB’in hazırlık çalışmalarını,
  • İHEB için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeleri,
  • Bildirinin oylanması ve kabul ediliş sürecini,
  • İHEB için Türkiye’de yapılan hazırlık çalışmalarını,
  • İHEB’in Resmi Gazete’de yayınlanmasını,
  • İHEB’in Türk hukukuna etkilerini,
  • Ve bunun gibi önemli konuları ele alıyor.

Kitap aynı zamanda, 1945-1948 arası dönemde; Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın onaylanması konusunda TBMM’de yapılan görüşmeler, Demokrat Parti’nin kuruluşu ve Tan Matbaasının basılması gibi Türkiye yakın tarihinin önemli olaylarını da irdeliyor.

Kitabın ekler bölümünde de, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin üç değişik Türkçe çevirisi ile İngilizce ve Fransızca metinleri de yer alıyor.

Kitabın yazarı, değerli hukukçumuz Rona Aybay’ın tüm akademik yaşamı insan hakları uğruna mücadele ile geçmiş.

Aybay, Bosna-Hersek İnsan Hakları Mahkemesinde yedi yıl boyunca Avrupa Konseyi tarafından seçilen uluslararası yargıçlar arasında görev yapmış, bunun yanı sıra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin etkinliğini arttırmak için Avrupa Konseyi tarafından seçilen 11 kişilik “Akil Kişiler Grubu” üyeliğinde de bulunmuş.

  • Künye: Rona Aybay – İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Türkiye (1945-1948), İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 148 sayfa, 2016
Reklamlar

Orhan Gazi Ertekin – Yargı ve İktidar Oyunları (2016)

Yargı sorununu Türkiye’nin asli bir sorunu olarak gören ve bu bağlamda 17-25 Aralık 2013’ten itibaren başlayan yargı krizini ve 2014 HSYK seçimlerine kadar uzanan dönemi ele alan sağlam bir inceleme.

Çalışma, hâkim ve savcıların iktidar ve politik gruplarla ilişkisini ve onların demokrasiden ne anladığını gözler önüne sermekte.

  • Künye: Orhan Gazi Ertekin – Yargı ve İktidar Oyunları, Tekin Yayınevi

Eugen Ehrlich – Hukuk Sosyolojisinin Temel İlkeleri (2019)

Eugen Ehrlich; Durkheim, Weber, Duguit, Petrażycki ve Luhmann gibi isimlerle birlikte, hukuk sosyolojisi alanına büyük katkılar yapmış isimlerin arasında yer alır.

Kıta Avrupası için hukuk sosyolojisi disiplinin birkaç kurucusundan biri olan Ehrlich, alana “yaşayan hukuk” adında önemli bir kavram armağan etti.

Normlar hiyerarşisine bağlı bir hukuk tarifinin gerçeklikle örtüşmediğini fark eden Ehrlich, hukuk kurallarını muhataplarına ve kaynaklarına göre sınıflandıran bir yaklaşım geliştirdi.

Bu kitap da, Ehrlich’in hukuk sosyolojisi alanındaki yaklaşımlarını kapsamlı bir biçimde ortaya koymasıyla, alanda çalışanlar için altın değerinde bir kaynak.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Hukuk, biçimi ne olursa olsun, ölenlerin yaşayanlara hükmetmesinin bir yoludur.”

“En eski tacir, daha ileri bir gelişim safhasında, bir yabancıyı soymaktansa onunla ticaret yapmanın kendisi için daha avantajlı olduğuna ikna olmuş bir korsandır.”

“Şu anda ve tüm zamanlarda, hukuki gelişmenin ağırlık merkezi yasamada, hukuk tekniğinde ya da mahkeme kararlarında değil, toplumun kendisinde yatmaktadır.”

“Araştırmacının dikkatini devletle, mahkemelerle, kanunlarla ve muhakeme usulüyle sınırlayan bu hukuk düşüncesi hukuk bilimini bugüne kadar en beter şekilde maruz kaldığı fakirliğe mahkûm etmiştir. Bir sonraki adım bu zincirlerden kurtulmayı ve hukuk normunun yalnızca devletle olan bağlantısı içerisinde değil aynı zamanda sosyal ilişkisi içerisinde incelenmesini gerektirmektedir.”

“Aileyi tasvir etmeden aile hukukunu öğretmek; hayatta eşya üzerinde ne tür hakların görüldüğünü belirtmeden eşya hukukunu açıklamak; kurulmakta olan sözleşmelerin içeriğini açıklamadan sözleşme hukukunu açıklamak imkânsızdır.”

“Bir dönemin ya da bir halkın hukukunu kanunun bölümlerine hapsetmeye çalışmak bir akarsuyu bir gölette hapsetmek kadar akıl dışıdır. Gölete konulan su artık canlı bir akarsu değil, durgun bir havuzdur ve havuzun içine az su konulabilir.”

“Yaşayan hukuk, hukuki önermeler içerisinde vazedilmiş olmasa da hayata hükmeden hukuktur. Bu hukuk hakkındaki bilgimizin kaynağı, birinci olarak, modern hukuki belgelerdir; ikinci olarak, hayatın, ticaretin, âdet ve teamüllerin ve yalnızca hukukun tanıdığı değil, aynı zamanda görmezden geldiği ve göz yumduğu hatta onaylamadığı bütün birliklerin doğrudan gözlemlenmesidir.”

“Hukuk sosyolojisi yaşayan hukukun ortaya çıkarılmasıyla başlamalıdır. Dikkatini öncelikli olarak soyut olana değil, somut olana yönlendirecektir.”

  • Künye: Eugen Ehrlich – Hukuk Sosyolojisinin Temel İlkeleri, çeviren: Artun Mimar, Pinhan Yayıncılık, hukuk, 506 sayfa, 2019

Kolektif – Adalet Gözet (2010)

‘Adalet Gözet’ isimli bir projenin sonuçlarının derlenmesiyle meydana gelen elimizdeki kitap, vatandaşların gözünden Türkiye yargısına dair deneyim ve düşünceler barındırıyor.

Kitapta yer alan makaleler, vatandaşın yargı sistemi içinde nasıl bir rol oynadığını, adliyelerin ve mahkemelerin vatandaşlara hizmet konusunda ne kadar yeterli olduklarını ve vatandaşların yargı sistemi hakkında neler bildiğini gözler önüne sermeleriyle dikkat çekiyor.

Yargı-vatandaş ilişkisini irdeleyen bu önemli çalışmada makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Turgut Tarhanlı, Seda Kalem, Ali Çarkoğlu, Galma Jahic, İdil Elveriş, Sibel İnceoğlu ve Aslı Tunç.

  • Künye: Kolektif – Adalet Gözet: Yargı Sistemi Üzerine Bir İnceleme, derleyen: Seda Kalem, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 147 sayfa

Denizer Şanlı – Düşman Ceza Hukuku (2019)

Denizer Şanlı’nın bu kapsamlı çalışması, düşmana uygulanan hukuk geleneğini, başka bir deyişle düşman ceza hukukunu bilimsel bir yaklaşımla irdeliyor.

Şanlı çalışmasında,

  • Düşman ceza hukuku kavramının düşünsel ve tarihsel kaynaklarını,
  • Düşman ceza hukukunun güncel zeminini,
  • Düşman ceza hukukunun kurumsal temelleri ve kapsamını,
  • Ve hukuk devletinde düşman ceza hukukunun ne anlama geldiğini kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Şanlı bunu yaparken de, düşman ceza hukukunun uygulandığı pek çok tarihsel örnekten de yararlanıyor.

  • Künye: Denizer Şanlı – Düşman Ceza Hukuku, Nota Bene Yayınları, hukuk, 224 sayfa, 2019

M. Kâmil Mutluer, Erdoğan Öner ve Arife Coşkun – Sayıştay Hukuku (2016)

Akademik bir bakış açısıyla Sayıştay’ı inceleyen, alanında öncü bir çalışma.

Sayıştay’ın tarihi, dünyadaki örgütlenme biçimleri, teşkilat yapısı, denetim görevi, yargı görevi ve Sayıştay-Parlamento ilişkileri gibi konularda aydınlanmak isteyen uzmanlar için bir başucu kitabı.

  • Künye: M. Kâmil Mutluer, Erdoğan Öner ve Arife Coşkun – Sayıştay Hukuku, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Nazire Dedeman – Umut’suz Adalet (2016)

Nazire Dedeman, oğlu Umut henüz 17 yaşındayken cinayete kurban gitmiş bir anne.

Dedeman bu kitabında da, oğlu öldürüldükten sonra akıl almaz olayların yaşandığı dava sürecini, cinayete dair farklı tutumları, belgeleriyle anlatıyor.

Dedeman, oğlunun davasında tanık oldukları nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşamış, fakat her şeye rağmen, adalete olan inancını kaybetmemiş.

  • Künye: Nazire Dedeman – Umut’suz Adalet, hazırlayan: Cem Çağatay, Destek Yayınları