Hugo Ball – Zamanın Dışına Kaçış (2017)

Hugo Ball, 20. yüzyılın en önemli sanat hareketlerinden olan Dada’nın kurucularından ve etkili isimlerinden.

Ball’un Dada ile doğrudan ilişkisi sadece dokuz aylık bir süreç olsa da, bilindiği gibi hareketin asıl doğduğu yer Cabaret Voltaire’dir ve kabarenin kurucusu da Ball’dan başkası değildir.

Ball’un ruh hali, böylesi dikkat çeken bir hareketin önde gelen bir siması olmak ile kalabalıklardan kaçıp kendi içine çekilmek arasında sürekli gidip geldiğinden, iki kere Dada’yı ve Zürih’i terk etmişti.

Bu durum da, Dada’nın Tristan Tzara önderliğinde ortaya çıkan bir hareket olarak yayılmasına neden oldu.

Gelelim elimizdeki kitaba…

Hugo Ball’un 1910-1922 yılları arasında kaleme aldığı kişisel günlüğü ‘Die Flucht aus der Zeit’, Türkçe adıyla ‘Zamanın Dışına Kaçış’, ilk kez 1927’de yayınlandı.

Günlük, özellikle Ball’un, içinde bulunduğu Dada hareketi ile yaşadığı dönemin estetik ve siyasi başkaldırılarına odaklanıyor.

Kitabın en büyük katkısı, Dada’nın ortaya çıktığı siyaset, sanat ve düşünce atmosferini aydınlatan önemli olaylar, anılar ve değerlendirmeler barındırması.

Hans Richter, Dada’nın doğumunu ve gelişimini aktaran en güzel gözlemlerin Ball’un günlüğünde saklı olduğunu söylemişti.

Kitabın, Türkçeye ilk kez çevrildiğini de özellikle belirtmekte fayda var.

  • Künye: Hugo Ball – Zamanın Dışına Kaçış, çeviren: Sibel Erduman, Paris Yayınları, günlük, 344 sayfa, 2017
Reklamlar

Vahram Altounian ve Janine Altounian – Geri Dönüşü Yok (2015)

1915’te Bursa’dan Suriye çöllerine ölüm yolculuğuna çıkan bir Ermeni ailenin dehşet verici hikâyesi.

Kitap, bu yolculukta 14 yaşında olan Vahram’ın tuttuğu günceden, günceyi gün yüzüne çıkaran kızı Janine’nin yorumları ve günceyi dilbilimsel, tarihsel ve psikanalitik yönleriyle ele alan beş makaleden oluşuyor.

  • Künye: Vahram Altounian ve Janine Altounian – Geri Dönüşü Yok, çeviren: Renan Akman, Aras Yayıncılık

İsimsiz – Karamanlı Rum Ortodoks Bir Askerin Seferberlik Hatıraları (2017)

Bu isimsiz günlük, 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunda görev almış Karamanlı bir Rum askere ait.

Günlük, bu askerin 9 Mart 1915’ten 16 Mart 1919’a kadarki dört yıllık dönemde Çanakkale Cephesi’nde yaşadıklarını kapsamasıyla önemli bir tarihi belge niteliğinde.

Asker, bu süreçte Arıburnu, 3. Kirte ve Kanlısırt gibi Çanakkale Cephesi’nde tarihe yön vermiş muharebelere katılmış.

Ayrıca askerin mensup olduğu tümen, Çanakkale Cephesi’nden geniş Kafkas Cephesi’ndeki Doğu Anadolu ve İran cephelerine kadar taşınmış ve böylece Rum asker savaşın üç farklı cephesinde ve Osmanlı İmparatorluğu’nun çok farklı bölgelerinde bulunmuş oluyor.

Günlük,

  • Seferberliğin Osmanlı toplumunda yiyecek kıtlığı, yetersiz giyim-kuşam ve kötü sağlık koşulları gibi etkileri,
  • Osmanlı’nın coğrafi, etnik ve sosyal özellikleri,
  • Savaş yıllarında askeri ve siyasi gelişmeler,
  • Devletin savaş döneminde yürüttüğü iç siyasetin yansımaları,
  • Savaşın cephe gerisinde neden olduğu siyasi ve sosyal gelişmeler,
  • Ve 1. Dünya Dünya Savaşı’nın rütbesiz askerlerin yaşantısına etkileri gibi konularda çok iyi bir kaynak.

Künye: İsimsiz – Karamanlı Rum Ortodoks Bir Askerin Seferberlik Hatıraları, yayına hazırlayan: Evangelina Balta, çeviriyazı: Thanasis Nikolaidis, Kitap Yayınevi, tarih, 180 sayfa, 2017

Başrahip Der Nerses Babayan – Günlüğümden Sayfalar (2017)

1887’de Antep’te doğan ve 1913’te rahip olan Der Nerses Babayan, 16 Mayıs 1915 tarihinde tutuklanır ve Birecik’te hapsedilir.

Halkının diğer üyelerinin aksine, bir şekilde soykırımdan kurtulan Babayan, ölüm kalım savaşı vereceği zorlu bir sürgüne gönderilir.

Ümit Kurt’un derlediği ve çevirdiği bu günlük ise, başrahibin bu korkunç süreçte yaşadıklarının bir belgeseli.

Kendisi ve ailesiyle beraber, binlerce Ermeni’yle birlikte sürgüne gönderilen Babayan, bu dönemde tanık olduğu zulümleri ve gaddarlıkları gün gün kayıt altına almış.

Mısır’a bağlı Port Said’deki mülteci kampında on beş ay geçiren Babayan, burada yaşadıklarını ayrıntılı olarak günlüğüne kaydetmiş.

Bu günlüğü önemli bir tarihi belge kılan yönü ise, Antep Harbi’ne dair çok önemli veriler barındırması.

1 Nisan 1920’de başlayıp, Fransızların Antep’i Aralık 1921’de boşaltmasıyla son bulan Antep Harbi’ni adım adım takip eden Babayan, bu savaşın Ermeniler açısından nasıl başlayıp sona erdiğini kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Kitabın, Antep Harbi’ne dair, literatüre Ermenice kaynaklardan kazandırılan ilk eserlerden olduğunu özellikle belirtelim.

  • Künye: Başrahip Der Nerses Babayan – Günlüğümden Sayfalar, derleyen ve çeviren: Ümit Kurt, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, günlük, 112 sayfa, 2017

Murat Bardakçı – Mahmud Şevket Paşa’nın Sadaret Günlüğü (2014)

Bilindiği gibi Sadrazam Mahmud Şevket Paşa, bir suikasta kurban gitmişti.

Paşa’nın elimizdeki bu günlüğü, Osmanlı’nın son dönemine dair çok önemli bilgiler barındırıyor.

Ordunun siyasetin içerisinde yer almasından ve müdahalelerde bulunmasından rahatsızlık duyan, günlük tutan tek sadrazam olan Paşa, bu günlüğünde, Osmanlı’nın görkemli çöküşünün detaylı bir panoramasını çiziyor.

  • Künye: Murat Bardakçı – Mahmud Şevket Paşa’nın Sadaret Günlüğü, İş Kültür Yayınları

Eyüp Durukan – Sofya Esaretinden Çanakkale Zaferine (2014)

Çanakkale’de tabur komutanı olarak görev almış Durukan’ın günlüklerinin 1913-1915 arasını kapsayan ikinci cildi.

Durukan, Sofya’da geçirdiği esaret günlerini, Çanakkale muharebeleri ile Büyük Harp’in ilk yıllarını ve bu dönemde ülkenin içinde bulunduğu askeri ve siyasi ortamı anlatıyor.

  • Künye: Eyüp Durukan – Sofya Esaretinden Çanakkale Zaferine, hazırlayan: Murat Uluğtekin, İş Kültür Yayınları

T. E. Lawrence – Bilgeliğin Yedi Sütunu (2014)

Osmanlı’ya karşı Arap isyanının bizzat yürütücüsü ve yönlendiricisi Arabistanlı Lawrence’ın ordu günlüğü.

Bu kitapla hayalleri, iyi hafızası ve cesaretiyle öne çıkan ünlü bir ajanın iç dünyasına iniyoruz.

Dönemin nevrotik Batılı bireyinin simgesi olmuş Lawrence’ın günlüğü, Ortadoğu yakın tarihine dair önemli ayrıntılar barındırdığı gibi, edebi tasvirleriyle de dikkat çekiyor.

  • Künye: T. E. Lawrence – Bilgeliğin Yedi Sütunu, çeviren: Bilal Çölgeçen, Chiviyazıları Yayınevi, günlük, 704 sayfa