Remzi Gökdağ – Başka Şehirler (2019)

Remzi Gökdağ’ın özgün çalışması ‘Başka Şehirler’, dünyanın yirmi farklı şehrini, bu şehirle sıkı bağlar kurmuş tarihin 20 efsane isminin hikâyeleriyle harmanlayarak geziyor.

Okur da bu kitabın rehberliğinde, Bukowski ile Los Angeles, Hemingway ile Pamplona, Kundera ile Prag, Lenin ile Zürih, Kerouac ile San Fransisco, Jimi Hendrix ile Monterey, Frank Gehry ile Bilbao’da keyifli bir yolculuğa çıkıyor.

Aralarında yazar, ressam, fotoğrafçı, bilim insanı ve müzisyenlerin bulunduğu isimlerin hikâyelerini, yaşadıkları yerlerde kalan izlerle hatırlayan çalışma bize de hem ilginç hem de aydınlatıcı bir okuma deneyimi sunuyor.

Şu görselde, kitapta yer alan şehirlerin tam listesi yer alıyor:

  • Künye: Remzi Gökdağ – Başka Şehirler, E Yayınları, gezi, 184 sayfa, 2019

Ahmet Mithat – Sayyâdâne Bir Cevelân (2016)

Gezi edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilen, küçük, sevimli bir kitap.

Ahmet Mithat Efendi, lâtif üslubuyla, Beykoz’dan başlayıp İzmit Körfezi’nde sona eren; Tavşancıl’ın tepelerinde yapılan bir av partisini de kapsayan geziyi, 19. yüzyıldaki İstanbul sahilleri ile şehre dair tarihi ve mitolojik notlarla harmanlayarak anlatıyor.

Suat Batur’un sadeleştirmesiyle.

  • Künye: Ahmet Mithat – Sayyâdâne Bir Cevelân: İstanbul Çevresinde Bir Av Gezintisi, sadeleştiren: Suat Batur, Tekin Yayınevi

Claudio Magris – Tuna Boyunca (2019)

İtalyan edebiyatçı Claudio Magris’in ödüllü kitabı ‘Tuna Boyunca’ hem sıkı bir gezi kitabı hem de bu ünlü nehrin kaynakları ve güzergâhına dair enfes bir kültürel ve tarihsel yolculuk.

Kitabın asıl ilgi çekiciliği, Tuna’nın kaynağına inerek, bu nehrin geçtiği ülkeleri, şehirleri, zevkle okunan bir üslup ve zengin bir entelektüel bakışla ele alması.

Bu durum okur için de, bir gezi kitabının çok ötesinde, Avrupa dediğimiz coğrafyaya dair derinlikli analizlerle kotarılmış bir deneyime dönüşüyor.

‘Tuna Boyunca’, yayınlandığı 1986 yılında, Avrupa edebiyatının yeniden keşfedilişi olarak yorumlanmış ve yazarına, Baguta ile Chianti Ruffino-Antico Fattore Uluslararası ödüllerini kazandırmıştı.

  • Künye: Claudio Magris – Tuna Boyunca, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Yapı Kredi Yayınları, gezi, 416 sayfa, 2019

Serhat Öztürk – Şiraz (2016)

Daha önce Halep, Selanik ve Tiflis üzerine yazdığı, edebi lezzetleriyle dikkat çeken kitaplarıyla bildiğimiz Serhat Öztürk’ten, bu sefer İran’ın kadim kentlerinden birine dair keyifle okunacak bir çalışma.

Persepolis’ten Cennet Bahçesi’ne, Hafız’ın kabrinden Banko Haft Khan’a uzanan, Şiraz’a dair merak edilen birçok konuyu daha iyi kavramak açısından bir başucu kitabı.

  • Künye: Serhat Öztürk – Şiraz, Can Yayınları

Tanju Akerson – New York New York (2016)

Tanju Akerson’un Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmış, haftalık New York yazılarından bir derleme.

New York’a farklı bir giriş yapmak istersek havadan ya da denizden değil karadan girmemizi salık veren yazar, şehri dünya çapında önemli kılan başlıca özelliklerini, toplumsal hayatını, başka bir deyişle New York’a dair merak edilen pek çok detayı bizimle paylaşmakta.

  • Künye: Tanju Akerson – New York, New York, h2O Kitap

Nikos Kazancakis – İspanya, Yaşasın Ölüm (2019)

Yunanistan’ın dünya edebiyatına armağan ettiği büyük yazarlardan Nikos Kazancakis, 1920’lerin sonunda İspanya’yı, ülkede trajik iç savaş yaşanmadan önce ziyaret etmişti.

Yazarın bu sıra dışı coğrafyadaki izlenimlerini sunan, bizde daha önce yayımlanan, fakat uzun zamandır temin edilemeyen kitabı ‘İspanya, Yaşasın Ölüm’, şimdi yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Kazancakis lirik bir bakışla, yüzyıllar boyunca egemenliğini sürdürmüş bir imparatorluğun ardında bıraktığı İspanya’daki sıradan insanın dünyasını, ülkenin özgün coğrafyasını ve pek çok halkın katkıda bulunduğu renkli ve zengin kültürünü anlatıyor.

Yazar, bu dönemde büyük bir varoluş krizi yaşayan İspanya’yı bir yüzü mahzun ve hayalperest Don Quijote’a, diğer yüzü de şen ve pragmatist Sancho Panza’ya benzetiyor ve İspanyol toplumunu tezatları, güzellikleri ve onuruyla anlatıyor.

  • Künye: Nikos Kazancakis – İspanya, Yaşasın Ölüm, çeviren: Ahmet Angın, Can Yayınları, gezi, 248 sayfa, 2019

Işıl Cinmen – Bir Isırık New York (2010)

Işıl Cinmen ‘Bir Isırık New York’ta, Eylül 2007 – Ocak 2009 arasında bulunduğu New York’ta yaşadıklarını anlatıyor.

New York’ta Colombia Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmak üzere bulunan Cinmen, Amerika, kültürü, eğitimi, sokak yaşamı ve insan ilişkilerini de kapsayan izlenimlerini okurlarıyla paylaşıyor.

“Özgürlükler şehri” olarak tanımlanan New York’ta farklı kültürlerden insanlar, Cinmen’in bu insanlarla kurduğu arkadaşlıklar, şehrin sokakları ve mekânları, ayrıca Amerika’nın New York dışındaki bazı şehirlerinden izlenimler, kitabın çerçevesini oluşturuyor.

Cinmen’in bir nevi New York günlüğü olarak düşünülebilecek eseri, rahat okunabilir bir üslupla kaleme alınmış.

  • Künye: Işıl Cinmen – Bir Isırık New York, Güncel Yayıncılık, gezi, 552 sayfa