Alenka Zupančič – Komedi: Sonsuzun Fiziği (2011)

Psikanaliz ve felsefe ilişkisini irdelediği çalışmalarıyla bilinen Alenka Zupančič bu eserinde, felsefenin komediyle ilişkisine odaklanıyor.

Komedinin önemli bir düşünce nesnesi olduğu ve böylelikle felsefe ile psikanalizin insana dair kavrayışında komediden öğrenebileceği birçok şey bulunduğu, Zupančič’in çalışmasının omurgasını oluşturuyor.

Komediyle ilgili düşüncelerin çoğu zaman ideolojik bakış açılarına kurban edildiğini, ayrıca gülme ve mizahın ideolojiyle yakın ittifak içinde olduğunu söyleyen yazar, komedi konusunda ideolojinin takındığı katı fanatizmin karşısına, felsefenin içinde bulunduğunu savladığı komedi nüvelerini koyuyor.

  • Künye: Alenka Zupančič – Komedi: Sonsuzun Fiziği, çeviren: Tuncay Birkan, Metis Yayınları, felsefe, 214 sayfa

Sam Atkinson (ed.) – Felsefe Kitabı (2011)

  • FELSEFE KİTABI, editör: Sam Atkinson, çeviren: Emel Lakşe, Alfa Yayınları, felsefe, 352 sayfa

 

Birçok ismin katkıda bulunduğu ve popüler bir dille kaleme alınan ‘Felsefe Kitabı’nın asıl hedef kitlesi, felsefeye yeni başlayanlar. Antik Dünya’dan Ortaçağ’a, Rönesans’tan Devrim Çağı’na ve 1950’den günümüzün Çağdaş felsefesine kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan kitap, her dönemin belli başlı felsefi görüşlerini ve öne çıkan filozoflarını, kısa ve anlaşılabilir bir üslupla değerlendiriyor. Çalışmanın sonunda da, felsefe tarihinde önemli yeri olan birçok filozofun portresi de sunuluyor. Kaliteli baskısı ve zengin görsel malzemeleriyle de dikkat çeken kitap, bilhassa konuyla yeni yeni ilgilenmeye başlayanlar için doyurucu bir kaynak.

Sam Atkinson – Felsefe Kitabı (2011)

  • FELSEFE KİTABI, editör: Sam Atkinson, çeviren: Emel Lakşe, Alfa Yayınları, felsefe, 352 sayfa

 

Birçok ismin katkıda bulunduğu ve popüler bir dille kaleme alınan ‘Felsefe Kitabı’nın asıl hedef kitlesi, felsefeye yeni başlayanlar. Antik Dünya’dan Ortaçağ’a, Rönesans’tan Devrim Çağı’na ve 1950’den günümüzün Çağdaş felsefesine kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan kitap, her dönemin belli başlı felsefi görüşlerini ve öne çıkan filozoflarını, kısa ve anlaşılabilir bir üslupla değerlendiriyor. Çalışmanın sonunda da, felsefe tarihinde önemli yeri olan birçok filozofun portresi de sunuluyor. Kaliteli baskısı ve zengin görsel malzemeleriyle de dikkat çeken kitap, bilhassa konuyla yeni yeni ilgilenmeye başlayanlar için doyurucu bir kaynak.

Chris Horner ve Emrys Westacott – Felsefe Aracılığıyla Düşünme (2011)

  • FELSEFE ARACILIĞIYLA DÜŞÜNME, Chris Horner ve Emrys Westacott, çeviren: Ahmet Arslan, Phoenix Yayınları, felsefe, 303 sayfa

 

İki yazarlı ‘Felsefe Aracılığıyla Düşünme’, filozofların uzun süredir tartıştıkları, felsefenin belli başlı problemlerini ele alıyor ve bunu yaparken, felsefi düşünmeyi gündelik hayata uyarlamaya çalışıyor. Yazarlar bu problemleri, metafizik, bilgi kuramı, zihin felsefesi, bilim felsefesi, ahlak felsefesi, siyaset felsefesi, sanat felsefesi ve din felsefesine uzanan geniş bir yelpazede bir araya getiriyor. Felsefe aracılığıyla gerçekleştirilen bir düşünme ve sorgulama deneyimini sunmayı amaçlayan kitap, genelde zor olduğu düşünülen felsefi argümanları anlaşılabilir bir üslupla dile getirmesiyle de, her seviyeden okura hitap ediyor.

Platon – Gorgias (2011)

  • GORGİAS, Platon, çeviren: Furkan Akderin, Say Yayıncılık, felsefe, 173 sayfa

 

Platon’un en uzun diyaloglarından biri olarak kabul edilen ‘Gorgias’, aynı zamanda Sokrates’in felsefesi ve yöntemiyle ilgili en ayrıntılı metin. Diyalog, Sokrates’in ahlak öğretisinin temellerini ve çürütme yönteminin farklı örneklerini barındırmasıyla önemli bir kaynak. ‘Gorgias’, retorik konusu etrafında dönen bir diyalog olmakla beraber, retorik üzerinden, neyin insan için gerçekten iyi, neyin gerçekten kötü olduğu gibi daha derin ve önemli konulara da uzanır. Sokrates diyalogun ilk bölümünde, akıl yerine duyguları öne çıkaran ve felsefenin yerine retoriği koyan Gorgias’ı, mantıksal çürütme tekniğini uygulayarak eleştiriyor.

Platon – Ion: Şiir Üzerine (2011)

  • ION: ŞİİR ÜZERİNE, Platon, çeviren: Nihal Petek Boyacı, Kabalcı Yayınevi, felsefe, 77 sayfa

 

‘Ion’, Platon’un erken dönem diyaloglarından biri olarak kabul ediliyor. Platon’un, henüz siyasete adım atmadığı bir dönemde kaleme aldığı ‘Ion’, Sokrates ile şehir şehir dolaşarak ozanların şiirlerini halkın önünde okuyan bir rhapsodos olan Ion arasında geçer. Burada Sokrates, rhapsodos’un sanattan yoksun olduğunu; çünkü bir şeyin sanat niteliğini kazanması için, onun bilgi yoluyla icra edilmesi gerektiğini savunur. Ünlü filozofa göre, rhapsodos’un bir sanatı varsa, onun bir konusunun ya da nesnesinin de olması gerekir. Sokrates, ilerleyen sayfalarda, diğer sanatları örnek vererek, rhapsodosluğun bilgi ile icra edilmediğini savunur.

Leo Damrosch – Jean-Jacques Rousseau (2011)

  • JEAN-JACQUES ROUSSEAU, Leo Damrosch, çeviren: Özge Özköprülü, İş Kültür Yayınları, biyografi, 584 sayfa

 

Leo Damrosch elimizdeki kitabında, “huzursuz dâhi” olarak tanımladığı, dünya düşünce tarihinde önemli bir yeri olan Fransız düşünür Jean-Jacques Rousseau’nun biyografisi kaleme getiriyor. Damrosch’un bu kapsamlı biyografisini dikkat çekici kılan başlıca husus, Rousseau’nun olağanüstü özgün yazılarını, bu yazıları meydana getiren çalkantılı hayat hikâyesiyle harmanlaması. Yazar bunu yaparken de, Rousseau’nun kendi kelimeleri kadar, onu tanıyanların kelimelerine de yer vererek, çalışmasını zenginleştiriyor. Yazar bunların yanı sıra, Rousseau’nun düşüncelerinin insanları neden böylesine heyecanlandırdığına ilişkin önermelerde de bulunuyor.