Kolektif – Şiddetin Eleştirisi Üzerine (2010)

Hatırlanacaktır, Metis yayınlarından daha önce çıkan ‘Demokrasi Ne Âlemde?’, önemli düşünürlerin, demokrasinin tarihte ve günümüzde taşıdığı imkânları ve tuzakları irdeleyen yazılarını bir araya getiriyordu.

Dizinin ikinci kitabı olan ve adını Walter Benjamin’in aynı adlı bir yazısından alan ‘Şiddetin Eleştirisi Üzerine’ ise, devlet şiddetinin yanı sıra, yasa koymanın barındırdığı şiddeti, şiddet sarmalının nasıl kırılacağı ve şiddetin tahakkümle bağlantısı konularını tartışıyor.

Kitaba yazılarıyla katılan isimler şöyle: Walter Benjamin, Jacques Derrida, Werner Hamacher, Giorgio Agamben, Robert Cover, Zeynep Direk ve Aykut Çelebi.

  • Künye: Kolektif – Şiddetin Eleştirisi Üzerine, hazırlayan: Aykut Çelebi, Metis Yayınları, siyaset, 323 sayfa

Fatmagül Berktay – Politikanın Çağrısı (2010)

Fatmagül Berktay, uzun yıllardır İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde siyasal düşünceler tarihi, çağdaş siyasal kuramlar ve tartışmalar, demokrasi teorisi ve siyaset teorisi konularında dersler veriyor.

Berktay ‘Politikanın Çağrısı’nda ise, siyasetin anlamı konusunda yaşanan belirsizlikleri değerlendiriyor.

Politika kavramının aşındığını ve salt “reel politika” ile ilişkilendirilen kötü bir anlam kazandığını söyleyen Berktay, bu aşamada politikanın kurumlarından çok, politika nedir, yurttaş olmak nasıl bir anlam taşır, sitenin yönetimine katılmak nedir gibi, siyaset felsefesinin ilksel sorularını sormak ve bu sorgulamayı yaparken yeni yöntemler geliştirmek gerektiğini savunuyor.

Yazar, gücünü ve özne olma niteliğini bir süredir kaybetmiş bireyi, politikanın çağrısına kulak vermeye davet ediyor.

  • Künye: Fatmagül Berktay – Politikanın Çağrısı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 330 sayfa

Dan Zahavi – Fenomenoloji (2020)

En güçlü felsefi hareketlerden biri olan fenomenoloji, çok zengin olduğu kadar çok da karmaşıktır.

Bu nedenle, konuya giriş yapmak isteyenler için nereden, hangi kitaptan başlanacağı asıl meseledir.

İşte bu alanın önde gelen isimlerinden biri olan Dan Zahavi, her seviyeden okurun rahatlıkla anlayabileceği bir fenomenolojiye giriş kitabıyla karşımızda.

Çalışma, fenomenolojiyi anlamak açısından temel kavramsal çerçeveyi duru bir üslupla açıkladığı gibi, fenomenolojik analizin ne olduğu, fenomenolojinin metodolojik temellerinin neler olduğu ve fenomenolojiyi felsefedeki diğer alanlarla ilişkilendiren veya onu bu alanlardan ayıran niteliklerinin ne olduğu gibi pek çok konuda da okurunu aydınlatıyor.

Zahavi bununla da yetinmeyerek, dilinin yalınlığı, fenomenolojinin farklı alanlarda kullanımı; Husserl, Heidegger ve Merleau-Ponty gibi önde gelen fenomenologların çalışmaları hakkında da bizi bilgilendiriyor.

  • Künye: Dan Zahavi – Fenomenoloji: İlk Temeller, çeviren: Seçim Bayazit, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2020

Alain Badiou – Başka Bir Estetik (2010)

Alain Badiou, alt başlığı ‘Sanatlar İçin Küçük Bir Kılavuz’ olan ‘Başka Bir Estetik’te, estetiği eleştirel bir gözle değerlendirerek, yeni bir estetik yaklaşım yaratmaya koyuluyor.

Şiir, dans, tiyatro ve sinema gibi sanatların estetik çerçevesini yorumlayan Badiou, estetiği felsefenin bir alt disiplini olarak değil, başlı başına bir felsefe olarak tasarlıyor.

Mallarmé, Pessoa ve Beckett gibi, kendi felsefelerini yaratmış sanatçıların peşine düşen yazar, başka bir estetik ile kendi başına hakikatler üreten sanatı herhangi bir biçimde felsefenin nesnesi yapmaya kalkışmayan, felsefenin sanatla kurduğu özel bir ilişki olarak tanımlıyor.

  • Künye: Alain Badiou – Başka Bir Estetik, çeviren: Aziz Ufuk Kılıç, Metis Yayınları, sanat, 165 sayfa

David Hume – Hume (2010)

‘Hume’, felsefe tarihinin en önemli filozoflarından olan ve 2011’de 300. doğum yılına giren David Hume’un felsefesini detaylı bir şekilde okurlara sunuyor.

Ağırlıklı olarak Hume’un kendi eserlerinden yapılan seçkiye dayanan kitapta, Hume’un bilgi, ahlak ve din konularında ortaya koyduğu düşünceler yer alıyor.

Örsan Öymen’in kaleme aldığı, Hume’un tarihsel önemini, eserlerini ve felsefesini irdeleyen kapsamlı bir giriş yazısıyla başlayan kitap, filozofun ‘Doğal Din Üstüne Söyleşiler’, ‘Dinin Doğal Tarihi’, ‘İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme’ ve ‘İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma’ başlıklı metinlerini barındırıyor.

  • Künye: David Hume – Hume, yayına hazırlayan: Örsan K. Öymen, Say Yayınları, felsefe, 485 sayfa

Ahmet Cevizci – Eğitim Sözlüğü (2010)

Ahmet Cevizci’nin hazırladığı ‘Eğitim Sözlüğü’, eğitim alanının temel terimlerini bir araya getiriyor.

Fakat bu sözlüğün başlıca özgünlüğü, eğitime felsefi bir katkı sunuyor olmasıdır diyebiliriz.

Sözlüğü oluştururken, felsefi perspektife ağırlık veren Cevizci, eğitimle ilgili terimlerin yanı sıra, farklı eğitim gelenekleri ve onların eğitim anlayışlarını, eğitim konusunda fikir beyan etmiş filozofları, önemli eğitim akımlarını ve ideolojilerin eğitime bakışını da ele alıyor.

Sözlük bu yönüyle, özellikle eğitim fakültelerinin yeni yapısında birbirinden gün geçtikçe uzaklaşan pedagoglarla felsefecileri yeniden bir araya getiriyor.

  • Künye: Ahmet Cevizci – Eğitim Sözlüğü, Say Yayınları, sözlük, 559 sayfa

Gülnur Acar Savran – Beden, Emek, Tarih (2020)

Gülnur Acar Savran’ın bu aralar temin edilemeyen ve yeni baskısıyla raflardaki yerini alan ‘Beden, Emek, Tarih’ adlı bu eseri, özellikle yapısalcılık sonrası dönemde ortaya çıkan yaklaşımların feminist teori ve politika üzerinde kurduğu hegemonik etkiyle hesaplaşmasıyla önemli.

Kitap esas olarak, kamusal/özel, eşitlik/farklılık, evrensel/yerel, üretim/yeniden üretim, değişim değeri/kullanım değeri gibi ikiliklerin aşılması için nasıl bir perspektif geliştirebileceğimizi tartışıyor.

Savran, hegemonik paradigmadaki bu ikiliklerin Aydınlanma düşüncesinin özgül yapısından kaynaklanan ikili karşıtlıklar olarak kavramlaştırıldığını ve bunların, salt söylemsel, ideolojik ya da pratik olarak kurulmuş düşünsel kurgular olduğunu belirtiyor.

Diyalektik kavrayış çerçevesinde, bu ikiliklerin zemininde patriarkal ve kapitalist ilişkiler evreninin yer aldığını gözler önüne seren Savran, bu ikilikleri aşmanın, onların ötesine geçmekle, ancak bu ikilikleri besleyen toplumsal evrenin sınırlarının dışına çıkmakla mümkün olabileceğini belirtiyor.

Kadınların ev emeğinin özgül niteliği, özel/kamusal ikiliğinin –Türkiye toplumunda hüküm sürmekte olan patriarka türünün özgüllüklerinden kaynaklanan– melez yapısı, feminist politikanın ayırıcı özelliklerinden birisi olan özel alanın politikasının sınırları ve imkânları kitap boyunca teorik bir irdelemenin temelini oluşturuyor.

“Kadın-erkek eşitliği mi, kadınların özgül kimliğinin olumlanması mı” tartışmasına da müdahil olan Savran, cinsel yönelimle ilgili biyolojist yaklaşımların ve cinsiyet/toplumsal cinsiyet ikiliğiyle ilgili inşacı teorilerin çıkmazlarını da ortaya koyuyor.

  • Künye: Gülnur Acar Savran – Beden, Emek, Tarih: Diyalektik Bir Feminizm İçin, Dipnot Yayınları, feminizm, 376 sayfa, 2020