Françoise Dastur – Ölümle Yüzleşmek (2019)

İnsan, ölümün bilincindedir ki, en büyük trajedisi de budur.

Bunun sonucu olarak da felsefenin ezelden beri üzerinde en çok tartıştığı konulardan biri, şüphesiz ölümdür.

Peki, ölümle nasıl yüzleşiriz, neden ölümle yüzleşme cesareti gösterebilmeliyiz?

Ve daha da önemlisi, felsefe biz ölümlülere, ölümle yüzleşmenin yollarını sunabilir mi?

Françoise Dastur’un bu kısa ama çarpıcı metni, tam da bu soruların yanıtlarını aramasıyla önemli.

Dünyada var olmadığımızı hayal bile edemiyorsak, kendi ölümümüzle nasıl bir bağlantı kurabiliriz?

Bu yaman sorunun yanıtını arayanlar, ‘Ölümle Yüzleşmek’i muhakkak okumalı.

Kitaptan iki alıntı:

“Ruhun ölümsüzlüğüne olan inanç, ‘aydınlanmış’ modern çağda ne pahasına olursa olsun defedilmesi gereken salt metafizik bir hipotez ya da ideolojik bir üstyapı değildir.”

“Nasıl ki doğmuş olmak, her birimiz için pek çok belirlenimi ister istemez miras almak anlamına geliyorsa, gelmekte olan ölümümüzle de öyle yüzleşmeye mecburuz.”

  • Künye: Françoise Dastur – Ölümle Yüzleşmek: Felsefi Bir Soruşturma, çeviren: Sinan Oruç, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 64 sayfa, 2019
Reklamlar

Theodor W. Adorno – Negatif Diyalektik (2016)

Büyük düşünür Theodor Adorno’nun felsefe tarihinde iz bırakmış kitabı, kaleme alınışının 50. yılında, 2016 yılı itibariyle Türkçeye kazandırıldı.

Filozof çalışmasında, Almanya’da hüküm süren ontolojinin verili sorunlarını, negatif diyalektik ve negatif diyalektik modellerini ve güncel metafizik meselelerini tartışmakta.

Adorno, kitabının amacını şöyle açıklıyor:

“‘Negatif Diyalektik’ tabiri, geleneği ihlal eder. Diyalektik, daha Platon’da bile, bir düşünme aracı olan olumsuzlama aracılığıyla olumlu bir şey üretme amacı taşırdı; sonraları bu olumluluk ‘olumsuzlamanın olumsuzlanması’ tanımında kısa ve kesin ifadesini bulmuştur. Bu kitap, belirlenimden ödün vermeden diyalektiği bu olumlayıcı esastan kurtarmayı amaçlamaktadır. Kitabın amaçlarından biri de paradoksal başlığının açımlanması olacaktır.”

Adorno çalışmasının giriş bölümünde, felsefi deneyim kavramını tartışıyor.

Birinci bölümün çıkış noktası, günümüzde Almanya’da hüküm süren ontolojinin durumu.

İkinci bölüm, elde edilen sonuçlardan yola çıkarak negatif diyalektik fikrini ve bu fikrin hem muhafaza ettiği hem de niteliksel olarak değiştirdiği birkaç kategori karşısındaki konumlanışını ele alıyor.

Devamındaki üçüncü bölümdeyse negatif diyalektik modelleri ayrıntılı olarak geliştiriliyor.

  • Künye: Theodor W. Adorno – Negatif Diyalektik, çeviren: Şeyda Öztürk, Metis Yayınları, felsefe, 376 sayfa, 2016

Alexander Moseley – A’dan Z’ye Felsefe (2019)

Felsefe, bilmeyenler için zaten zor bir alandır.

İşin kötü tarafı ise, asıl işi felsefeyi daha anlaşılabilir kılmak olan yetkin felsefeye giriş kitapları da çok azdır.

İşte Alexander Moseley’nin, yeni bir baskıyla yayımlanan ve okurların felsefe iştahını kabartacak bu çalışması, felsefedeki kilit isimler ve kavramlar üzerine anlaşılabilir bir eser oluşuyla ve özellikle de esprili üslubuyla benzerlerinden ayrılıyor.

Bilhassa felsefe konusunda genel bir bilgi edinmek isteyen okurlar için ayrıntılı bir kaynak olarak önerebileceğimiz çalışma, bildik felsefi jargondan uzak oluşu ve alfabetik bir şekilde düzenlenmiş oluşuyla benzerlerinden ayrılıyor.

Kitapta, felsefesinin temel konularından olan adalet, bilinç,  cinsellik, çevrecilik, din, eğitim, feminizm, görecilik, hayvan hakları, idealizm, kötülük, mantık, ölüm, ruh, savaş, varlık, zaman ve Tanrı gibi pek çok kavram açıklandığı gibi, felsefeye özgün katkılarda bulunmuş Locke, Nietzsche, Platon, Descartes, Kant, Heidegger ve Wittgenstein gibi birçok ismin düşünceleri de ustaca özetleniyor.

  • Künye: Alexander Moseley – A’dan Z’ye Felsefe, çeviren: Ali Süha, Pegasus Yayınları, felsefe, 280 sayfa, 2019

Mark A. Kishlansky – Batı’nın Kaynakları (2009)

Mark A. Kishlansky, iki cilt halinde hazırladığı ‘Batı’nın Kaynakları’nda, Batı medeniyetinin kültürel, edebi, felsefi ve siyasal köklerini inceliyor.

Çok sayıda belgeden yararlanan yazar, başvuru niteliğindeki çalışmasında klasik dönemden başlayarak, yaratılış destanları; antik ve klasik dönemde Yunanistan; Roma dönemi; Ortaçağ Avrupası ve İslam dünyası; Rönesans ve reform çalışmaları; din savaşları; bilim ve ticaret; Aydınlanma; Fransız Devrimi; 19. yüzyılda toplum ve kültür; sanayileşme dönemi; aklın ve bedenin özgürleşmesi; emperyalizm; 20. yüzyılda yaşanan savaşlar ve Doğu Avrupa’nın dönüşümü gibi birçok konuyu, kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

  • Künye: Mark A. Kishlansky – Batı’nın Kaynakları, çeviren: Mehmed Kürşad Atalar, Açılım Kitap, tarih, 2 Cilt, 1216 sayfa

Rıza Tevfik Bölükbaşı – Dârülfünun Felsefe Ders Notları (2009)

‘Dârülfünun Felsefe Ders Notları’, çok yönlü ilgileri ve işgal ettiği siyasal, kültürel konumlarla yakın dönem Türkiye düşünce tarihinin ünlü aktörlerinden Rıza Tevfik’in (Bölükbaşı), 1918-1921 yılları arasında Dârülfünun’da verdiği felsefe derslerine ait notları bir araya getiriyor.

Kitapta, Rıza Tevfik’in ‘Mâbadettabiiyât Derslerine Ait Vesâik’, ‘Ontoloji Mebâhisi’, ‘Estetik’ ve ‘Bergson Hakkında’ başlıklı taşbasma ders notları yer alıyor.

Bu tamamlanmamış ders notlarının, Dârülfünun felsefe dersleri ile Rıza Tevfik’in felsefi birikimi hakkında okuyucuya fikir verebileceklerini söyleyebiliriz.

  • Künye: Rıza Tevfik Bölükbaşı – Dârülfünun Felsefe Ders Notları, sadeleştiren ve yayına hazırlayan: Ali Utku ve Erdoğan Erbay, Çizgi Kitabevi, felsefe, 422 sayfa

Zekeriya Kadri – Wilhelm Leibniz (2009)

Zekeriya Kadri bu eserinde, on yedinci yüzyıl Batı felsefesinin büyük rasyonalist filozofu Gottfried Wilhelm Leibniz’e odaklanıyor.

Çalışma, Dârülfünun felsefe tarihi kürsüsünde gerçekleştirilen ilk akademik çalışma niteliğinde. Cumhuriyet dönemi birinci kuşak felsefecilerden Zekeriya Kadri, Dârülfünun Edebiyat Fakültesi Felsefe Şubesi’nin 1922 yılı mezunlarından.

Yazar eserinde, Leibniz’in felsefesini ve onun etkisinde kaldığı filozofları ele alıyor. Bu baskıda, eserin çevriyazı ve sadeleştirilmiş bölümlerinin yanı sıra, Süleyman Hayri Bolay’ın Zekeriya Kadri’yi ve onun çalışmalarını değerlendirdiği bir yazısı yer alıyor.

  • Künye: Zekeriya Kadri – Wilhelm Leibniz, sadeleştiren ve yayına hazırlayan: Sebahattin Çevikbaş ve Ali Utku, Çizgi Kitabevi, felsefe, 232 sayfa

Alain Badiou – Deleuze: Varlığın Uğultusu (2019)

Yirminci yüzyılın önde gelen düşünürlerinden Gilles Deleuze, sinema, edebiyat, resim ve felsefe gibi alanlarda çığır açıcı çalışmalar yaptı.

Çağımızın bir başka büyük düşünürü olan Alain Badiou’da, bu muazzam eserinde, Deleuze’ün mirası üzerine derinlemesine bir sorgulamaya girişiyor.

Badiou’nun temel Deleuzian kavramları çok ustaca yorumlamasıyla büyük önem arz eden çalışma, ayrıca Badiou ve Deleuze arasında uzun yıllara yayılan yazışmalara dayanmasıyla da çok değerli.

Ki bu yazışmalar, iki filozofun çalışma alanlarını, çalışmalarını yaparken karşı karşıya kaldıkları problemleri, kendi aralarındaki fikir alışverişlerini ve Badiou ile Deleuze arasındaki siyasi ve felsefi ayrılıkları ortaya koymalarıyla dikkat çekici.

Kitap, her şeyden önce, zamanımızın en önemli düşünürlerinden biri olan Deleuze’ün sıkı bir yeniden yorumu niyetine okunmalı.

  • Künye: Alain Badiou – Deleuze: Varlığın Uğultusu, çeviren: Murat Erşen, MonoKL Kitap, felsefe, 176 sayfa, 2019