Sinan Kunt – Küba’da Sürdürülebilir Kent Tarımı (2015)

Kübalılar, yirmi yıldır yiyeceklerini ekolojik yöntemlerle sağlıyor.

Küba kentsel tarım hareketinin özelliklerini araştıran, sahada yapılmış çalışmalarla desteklenen bu inceleme, bu tarım tipinin örgütlenme şeklini ve başarılı olmasının ardındaki temel nedenleri aydınlatıyor.

  • Künye: Sinan Kunt – Küba’da Sürdürülebilir Kent Tarımı, çeviren: Cengiz Yücel, Yeni İnsan Yayınevi

Kolektif – Yeşil Ekonomi: Küçülmek Güzeldir (2015)

Ne sağ ne de sol cenahta tartışılan, adeta bir din gibi tabu haline gelmiş ekonomik büyüme ve kalkınma olgularını kıyasıya tartışan; yeşil bir ekonominin ve çevresel sürdürülebilirliğin mümkün olabilmesi için küçülmenin neden vazgeçilmez olduğunu sağlam tezlerle ortaya koyan, ufuk açıcı bir çalışma.

Ekonomik büyüme ve kalkınma gibi kavramlar ekonomi üzerine düşünmenin en makbul kavramları olarak addediliyor.

Bu kitap ise, bu geleneğe karşı çıkarak zenginlik yerine refah, rekabet toplumu yerine dayanışmacı toplum, hükmetmek yerine gezegene saygı duymak gibi konular üzerine derinlemesine düşünmek için iyi bir fırsat.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Darren Zhang, Flipo Fabrice, Giorgos Kallis, Jeroen van den Bergh, Raoul Weiler ve Roefle Hueting.

  • Künye: Kolektif – Yeşil Ekonomi: Küçülmek Güzeldir, çeviren: Serin Erengezgin, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 144 sayfa, 2015

Özer Akdemir – Doğa ve Direniş Öyküleri (2019)

Yaşam alanlarımıza sahip çıkmak, doğanın talanına karşı durmak için mücadele ediyoruz.

Karadeniz’de HES’lere karşı mücadeleden kentlerde betonlaşmaya karşı yürütülen mücadeleye toplumda bu alanda önemli bir bilinç ve duyarlılığın bulunduğunu görüyoruz.

Özer Akdemir de, ülkemizdeki bu mücadeleleri kendine has tarzıyla öyküleyerek ekoloji mücadelemizin edebi hikâyesini sunuyor.

Güncel ekoloji mücadelelerinden fotoğraflarla da kitabını öykülerini zenginleştiren Akdemir, kimi zaman bir dağın, kimi zaman bir insanın, bir köyün, bir zeytinin ve kimi zaman da bir turnanın gözünden hikâyesini kuruyor.

Kitap, Anadolu’nun yitip giden, yok edilen varlıklarının, aynı zamanda bu yok oluşa ve talana karşı direnen insanın görkemli mücadelesi olarak okunmalı.

  • Künye: Özer Akdemir – Doğa ve Direniş Öyküleri, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 192 sayfa, 2019

Bruno Latour – Rota (2019)

Doğa, toprak talan ediliyor ve bu durum, yüzyıllardır süren sınıfsal eşitsizlikleri daha katmerli hale getiriyor.

Bugün su ve gıda hakkı, yoğun şekilde ezilenlerin gündemine girmiş durumda.

Sosyoloji, felsefe ve antropoloji alanlarında yaptığı çalışmalarıyla bildiğimiz Bruno Latour da, bu gibi sorunların hızla büyümesinin belli bir tarihsel eğrinin sonuna geldiğimizi işaret ettiğini savunuyor.

Yazara göre, toplumsal sınıf mücadelesi, bir jeo-toplumsal yer mücadelesine dönüşmektedir, zira artık toprak yok olmaktadır ve asıl mücadele de bunun için verilmelidir.

Dünyanın temel hammaddelerinden biri olan toprağın kıtlaşmasının, göçmenliğin artışının altındaki başlıca etken olduğunu düşünen Latour, bunun sadece dünyanın riskli bölgelerinde yaşayanların değil, aslında hepimizi derinden etkileyecek bir sorun olduğunu belirtiyor.

Latour, Küresellik/Yerellik, Sağ/Sol, Batı hayranlığı/karşıtlığı üzerinden politika yapmanın geçersiz kaldığını, onun yerine toprağa bağlanmamız ve dünyasallaşmamız gerektiğini söylüyor.

Zira yazara göre toprağa bağlanmak ve dünyasallaşmak, modernleşmenin birbiriyle çelişkili kıldığı, aslında birbirini tamamlayan iki harekettir.

‘Rota’, bütün bunların yanı sıra, ekolojik siyaset ile yeşil hareketlerin neden bugün yaşadığımız sorunlara çözüm olamayacağını tartışmasıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Bruno Latour – Rota: Politikada Yönümüzü Nasıl Bulacağız?, çeviren: Orçun Türkay, Kolektif Kitap, siyaset, 128 sayfa, 2019

Abdullah Aysu – Gıda Krizi (2015)

Her geçen gün derinleşen gıda krizi, özellikle yoksul kesimleri vuruyor.

Abdullah Aysu’nun bu kitabı da, gıda fiyatlarındaki, kapitalist küreselleşmenin neden olduğu artışların yarattığı kriz; sermayenin sömürdüğü doğada oluşan ve oluşmaya devam eden tahribatın muhtemel sonuçları; başka bir tarım, gıda ve yaşamın imkânları üzerine düşünmek isteyenlere hitap etmekte.

Kitap üç bölümden oluşuyor.

Birinci bölümünde gıda fiyatlarındaki, serbest piyasanın (kapitalist küreselleşmenin) neden olduğu artış, “Küresel Gıda Krizi” başlığı altında nedenleriyle birlikte ele alınıyor.

İkinci bölümde sermayenin yeni birikim alanı olarak gördüğü ve şuursuzca sömürmeye giriştiği doğada oluşan ve oluşmaya devam eden ekolojik tahribatın muhtemel sonuçlarının üzerindeki perde kaldırılmaya çalışılıyor.

Üçüncü bölümde ise, toplumsal muhalefet örgütlerinin ve hükümetlerin gıda güvenliği limitlerinin ötesine geçerek düşünmeleri ve başka bir tarım, gıda ve yaşam hayal edebilmeleri için devrimci bir kavram olan gıda egemenliği tartışmaya açılıyor.

  • Künye: Abdullah Aysu – Gıda Krizi, Metis Yayınları, ekoloji, 312 sayfa, 2015

Kolektif – Dünya İçin Bir Şey Yap (2009)

‘Dünya İçin Bir Şey Yap’, okurlarını, dünyayı hep birlikte kurtarmaya davet ediyor.

Kitabın çevreci niteliği, yayımlandığı gibi başlamış.

Zira basımda kullanılan iki ağaç yerine, bir köyde 22 ağaç dikilmiş. Kitapta, günden güne küresel ısınma ve daha birçok nedenle dünyadaki yaşamın bitmesine neden olan insanoğlunun, bir an önce içinde bulunduğu gezegeni nasıl yaşanılabilir bir hale getireceğini anlatıyor.

Elektronik atıklar, pet şişeler, piller gibi birçok atığın nasıl geri dönüştürülebileceği ve evlerde hem tasarruf edilmesini hem de ekolojik sisteme katkıda bulunulmasını sağlayacak herkesin uygulayabileceği yöntemler, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

  • Künye: Kolektif – Dünya İçin Bir Şey Yap, hazırlayan: Orhan Kural, Han Yayınları, ekoloji, 64 sayfa

Bill McKibben – Doğanın Sonu (2015)

Bilimin yıllar önce ortaya koyduğu ve daha sonra da defalarca kanıtlanmış; insanın dünyanın iklimini geri dönülemez biçimde değiştirmekte olduğu, bunu yaparken canlılar dünyasını da hızla yok oluşa sürüklediği gerçeğini gözler önüne seren bir yapıt.

Bill McKibben’ın çalışması, küresel ısınma üzerine yazılmış ilk kitap.

Konuyu son derece berrak ve basit bir dille anlatan çalışma, “Küresel ısınma nedir?”, “Neden oluşur?”, “Doğa, sık sık düşündüğümüz gibi hiç değişmeyen ve sonu asla gelmeyecek olan kadim bir dost mudur, yoksa bildiğimiz anlamda doğanın da bir sonu var mıdır?” ve daha da önemlisi, “Gezegenimizin geleceğini değiştirme şansına sahip miyiz?” gibi çok önemli ve yakıcı sorulara yanıt veriyor.

Kitap, Ömer Madra’nın sunuşuyla açılıyor.

  • Künye: Bill McKibben – Doğanın Sonu, çeviren: Berna Göl ve H. İlksen Mavituna, Everest Yayınları