Yahya Kemal Kaya – İnsan Yetiştirme Düzenimiz (2009)

Yahya Kemal Kaya, ilk baskısı 1974’te yapılan ‘İnsan Yetiştirme Düzenimiz’de, Türkiye’nin kalkınmasında eğitimin rolünü tartışıyor ve daha da önemlisi, politikacıların eğitim sistemine partizanca yaklaşımlarının bütün bir eğitim sistemini nasıl içinden çıkılamaz hale getirdiğini gözler önüne seriyor.

Türkiye toplumunun ekonomik, sosyal ve politik açıdan geri kalmışlığının temel nedeninin bu olduğunu söyleyen Kaya, eğitim sistemini kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Yazar, kalkınmanın önemini ve eğitimin bunu sağlamadaki rolünü; Türkiye’nin bugünkü eğitim düzenini; politikacıların yaklaşımının eğitime etkilerini ve nihayet, mevcut eğitim düzenindeki sorunların giderilmesi için yapılması gerekenleri anlatıyor.

  • Künye: Yahya Kemal Kaya – İnsan Yetiştirme Düzenimiz, Pegem Akademi Yayıncılık, eğitim, 488 sayfa
Reklamlar

Celal Şengör – Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması (2015)

Hasan Ali Yücel’in, 1938-1946 arasını kapsayan Milli Eğitim Bakanlığı süresince yaptığı çalışmaların hangi bilim felsefesine dayandığını ve bunların Türkiye aydınlanmasındaki rolünü irdeleyen bir eser.

Atatürk’ün başlattığı eğitim reformları ile onları destekleyen milletvekili, Milli Eğitim Bakanı, Tercüme Bürosu ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kurucusu, Köy Enstitüleri’nin fikir babası, tarihçi, musikişinas, edebiyatçı, eğitimci ve gazeteci Yücel’in düşünce dünyasına daha yakından bakmak isteyenlere.

  • Künye: A. M. Celal Şengör – Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması, İş Kültür Yayınları, inceleme, 192 sayfa, 2015

Elif Gençkal Eroler – “Dindar Nesil Yetiştirmek” (2019)

2002’den bu yana iktidarda bulunan AKP, ulus kimliğini şekillendirirken eğitimi nasıl bir ideolojik aygıt olarak kullandı?

Elif Gençkal Eroler’in elimizdeki çalışması, ulus kimliği tanımlamalarının iktidar mücadelelerinin sonucunda ortaya çıktığı gerçeğinden yola çıkarak, AKP’nin Türkiye’de 2002-2016 yılları arasında yukarıdan aşağıya inşa etmeye çalıştığı ulus kimliğini iktidar-hegemonya ilişkileri bağlamında inceliyor.

AKP hükümetlerinin bir “kültür iktidarı” inşa etmeye yönelik eğitim politikalarını derinlemesine tarayan Eroler, bu dönemde milliyetçilik ve din aracılığıyla eğitimin ideolojik olarak nasıl araçsallaştırıldığını gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • Ulus inşasına temel oluşturan milliyetçi ideolojinin eğitim ile ilişkisinin ve bu ilişkinin iktidar ve hegemonya ile bağlantısının ne olduğu,
  • Türkiye’de ulusal kimliğin oluşumu ve yıllar içindeki dönüşümü,
  • Cumhuriyet’in kuruluşundan 2002 yılına kadar, siyasi elitlerin elinde şekillenen eğitim politikaları ve ders kitapları aracılığıyla kurgulanan ulus kimlik bileşenlerinin nasıl yön değiştirdiği,
  • Ve 2002 itibariyle yönetime geçen AKP iktidarının eğitim politikaları aracılığıyla nasıl bir vatandaş kurguladığı gibi önemli konular irdeleniyor.

Eroler, bütün bu konuları çok yönlü bir bakışla tartışırken, aynı zamanda AKP yöneticilerinin içinden çıktığı 20. yüzyıl Türk siyasal kültürüne egemen olan zihniyet kalıplarını da daha iyi kavramamızı sağlıyor.

  • Künye: Elif Gençkal Eroler – “Dindar Nesil Yetiştirmek”: Türkiye’nin Eğitim Politikalarında Ulus ve Vatandaş İnşası (2002-2016), İletişim Yayınları, eğitim, 341 sayfa, 2019

İrem Pamuk – Almanya’da Kimlik, Aidiyet ve Türkiye Kökenli Öğrenciler (2019)

Türkiye’den Almanya’ya 1960’larda başlayan işçi göçünün üzerinden uzun yıllar geçti.

Şimdi orada, dördüncü nesle ulaştılar, fakat yaşadıkları sorunlar azalmak yerine daha da büyüdü.

Türklerin Almanya’da kalıcılaşmasıyla birlikte, kimlik, aidiyet ve entegrasyon sorunlarının yanı sıra, çocukların eğitim sorunları önemli bir mesele haline geldi.

Kimilerine göre bunlar kayıp kuşaktı, kimilerine göre gurbetçi, kimilerine göre de tutunamayanlardı.

Peki, gerçekten durum böyle mi?

Almanya’da yaşayan Türkler, diasporik kimlikleri sayesinde çok zengin bir kültüre mi sahipler?

Akşam evde Türkiye’yi, sabah okulda Almanya’yı yaşayan öğrencilerin okulda gördükleri tarih, coğrafya ve vatandaşlık eğitimi dersleri onların yaşamları için nasıl çözümler üretiyor ya da gerilim alanları yaratıyor?

İşte İrem Pamuk’un bu kitabı, tam da bu sorulara yanıt aramasıyla bu alandaki çalışmalara zengin bir katkı sunuyor.

Pamuk, zengin bir kültürel alaşıma ve dinamik, kendilerine özgü bir kimliğe sahip Türkiye kökenli öğrencilerin kimlik inşalarına ve aidiyet gelişimlerine, vatandaşlık eğitimi temelli derslerin katkılarının neler olduğunu derinlemesine irdeliyor.

Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde, farklı okullarda okuyan Türkiye kökenli 38 öğrenciyle yapılan derinlemesine görüşmelerden yola çıkan kitap, bugün göçmen kökenli bireylerin yaşadığı kimlik problemlerine farklı bakış açıları getirmesiyle önemli.

Pamuk, Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde, toplum bilimleri öğrenme alanı kapsamında okutulan tarih, coğrafya ve politik derslerinin katkılarının, Türkiye kökenli öğrencilerin kimlikleri ve Alman toplumuna aidiyetleri üzerine farklı bağlamlarda, farklı gerçekliklerde ortaya çıktığını ortaya koyuyor.

  • Künye: İrem Pamuk – Almanya’da Kimlik, Aidiyet ve Türkiye Kökenli Öğrenciler, Yeni İnsan Yayınevi, eğitim, 344 sayfa, 2019

Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee – Müze Dersleri (2015)

Profesyonel müze eğitmenlerine ve müze rehberlerine, müze eğitimine yönelik tarihsel, teorik ve pratik perspektifler sunan önemli bir çalışma.

Kitap, müze eğitiminin nasıl olması gerektiği ve mesleğin kavramsal altyapısı gibi konularda aydınlanmak isteyenler için birebir.

Her ikisi de yıllardır ABD’deki çeşitli müzelerde ders veren Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee’nin çalışması, özellikle şu soruların yanıtlarını arayanlar için bir başvuru kaynağı:

  • Sanat eserleriyle kurduğumuz ilişkide müzede verilen eğitimin rolü ne olabilir?
  • Ders verenler ve gönüllü rehberler bu ilişkinin derinleşmesine ne şekilde katkıda bulunabilirler?
  • Kolektif bir sanat deneyimini hayal edebilir miyiz?
  • Araştırma ve keşif hissini körükleyecek bir müze deneyimi nasıl kurgulanır?
  • Böylesi bir deneyimi yaratabilecek eğitimin teorik çerçevesi ne olmalıdır?

Künye: Rika Burnham ve Elliott Kai-Kee – Müze Dersleri, çeviren: Aylin Onacak, Koç Üniversitesi Yayınları, eğitim, 251 sayfa, 2015

Ümit Coşkun – Bebek ve Çocuk Bakımının Erkekçesi (2015)

Geçim şartlarının zorluğu nedeniyle anne ve babanın çalışmak zorunda kalışı, çocuk yetiştirme konusunda önemli sıkıntılara neden oluyor.

Ümit Coşkun da, bu şartlardan dolayı çocuğunu bir anne gibi yetiştirmek zorunda kalmış babalardan.

Çoşkun’un bu süreçte edindiği deneyimleri barındıran kitapta, her baba ve baba adayı kendinden çok şey bulabilir.

  • Künye: Ümit Coşkun – Bebek ve Çocuk Bakımının Erkekçesi, Potkal Kitap

Kolektif – Üniversitede Psikolojik Danışmanlık El Kitabı (2015)

Zengin deneyimlere yaslanan, psikolojik danışmanlığa dair merak edilen pek çok konuyu aydınlatan bir çalışma.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Birimi’nde çalışan psikolojik danışmanların yıllar içinde yaşadıkları deneyimlerini barındırmasıyla önem arz eden kitapta, üniversitelerde psikolojik danışmanlık birimlerinin örgütlenmesinden üniversite gençliği döneminin gelişimsel özelliklerine, öğrenciye, ailelere ve personele yönelik çalışmalardan üniversite psikolojik danışmanlığında etiğin rolüne pek çok önemli konu tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Filiz Yurtseven, Murat Paker, Hale Bolak Boratav, Gülcan Akpınar, Hande Dündar, Sibel Halfon, Simden Oral, Ayşegül Kumanlı Güneş, Alev Çavdar, Gülcan Akırmak, Mia Medina ve Gökçen Yıldız.

  • Künye: Kolektif – Üniversitede Psikolojik Danışmanlık El Kitabı, derleyen: Filiz Yurtseven ve Murat Paker, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, eğitim, 338 sayfa, 2015