Selçuk Altun – Kitap İçin 2 (2010)

Selçuk Altun, Cumhuriyet Kitap Eki’ndeki ‘Kitap İçin’ başlıklı yazılarını 2005 yılından bu yana sürdürüyor.

Altun burada aforizma, alıntı ve kıssalardan mürekkep maddelerle okurun karşısına çıkıyor, onları edebiyat dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Yazarın kaleme aldığı ilk bin madde, 2006’da ‘Kitap İçin’ başlıklı çalışmada yer almıştı.

Elimizdeki kitapta ise, ikinci bin madde, kırk değişik başlıkla sunuluyor.

Altun’un, yazarlardan alıntılarla desteklediği çalışma, edebiyat dünyasını meşgul eden çok yönlü konulara, yazarların bilinmeyen yönlerine ve yazın dünyasındaki sorunlara dair zevkli bir okuma sunuyor.

İkinci cildiyle kitap, edebiyatseverler için bir başucu eseri olmaya devam ediyor.

  • Künye: Selçuk Altun – Kitap İçin 2, Sel Yayıncılık, anlatı, 276 sayfa

Şeyda Başlı – Osmanlı Romanının İmkânları Üzerine (2010)

Şeyda Başlı elimizdeki incelemesiyle, Osmanlı romanlarının tanımlanmasına yönelik tarih anlatısı ile romanlar hakkındaki eleştirel söylemi yeniden yapılandırmayı amaçlıyor.

Osmanlı romanlarının “taklitçi” metinler oldukları ve Osmanlı yazarlarının da Batılı anlamda roman türünde yazamadıkları, tersine, politik görüşlerini yaymak için türü araçsallaştırdıkları, Başlı’ya göre Osmanlı romanlarına dair öne çıkan iki sav.

Yazar, Osmanlı romanlarını tanımladığı varsayılan bu iki temel savın, romanların anlatı yapısı açısından geçerli olmadıklarını göstermeye çalışıyor.

  • Künye: Şeyda Başlı – Osmanlı Romanının İmkânları Üzerine: İlk Romanlarda Çok Katmanlı Anlatı Yapısı, İletişim Yayınları, eleştiri, 431 sayfa

Ralph Fox – Roman ve Halk (2019)

Lenin ve Cengiz Han biyografileri ile de bilinen İngiliz gazeteci, romancı ve tarihçi Ralph Winston Fox, 1936’da İspanya İç Savaşı’nda faşizme karşı savaşırken öldürüldü.

Yazarın 36 yıllık kısacık hayatına sığdırdığı ‘Roman ve Halk’da, geniş bir Marksist analiz eşliğinde İngiliz romanını irdeliyor.

Fox bu kısa fakat etkileyici edebiyat eleştirisinde, Marksizm ve edebiyat, hakikat ve gerçeklik, roman ve gerçeklik, epik olarak roman, Victoria Çağı’nda romanda yaşanan dönüşüm, romanda kahramanın ölümü ve sosyalist gerçekçilik gibi konuları irdeliyor.

İngiliz edebiyatını Sigmund Freud’un derinden etkilediğini söyleyen Fox, Freudcu yöntemin mümkün kıldığı birey analizinin İngiliz romanının başarısında önemli bir payı olduğunu belirtiyor.

Fakat yazara göre bu durum, aynı zamanda İngiliz romanını bir entelektüel iflasın eşiğine de getirmiştir.

  • Künye: Ralph Fox – Roman ve Halk, çeviren: Ferit Burak Aydar, Ayrıntı Yayınları, edebiyat eleştirisi, 128 sayfa, 2019

Siegfried Kracauer – Polisiye Roman (2019)

Polisiye roman, kendi araçlarına ve tekniğine sahip edebiyat tarihinin en özgün türlerindendir.

Yolu Edgar Allan Poe açtı ve Poe’nun gösterdiği yolu takip edenlerden Arthur Conan Doyle, ‘Sherlock Holmes’ serisi ile polisiye romanın standartlarını yükseltti.

Böylece polisiye roman, macera romanlarının, şövalye kitaplarının, kahramanlık efsaneleri ve masalları gibi melez bir ürün olmaktan ziyade, kendi dünyasını özgün estetik araçlarla anlatan başlı başına bir tür halini aldı.

Siegfried Kracauer’in felsefe ve edebiyat eleştirisinin yetkin bir bireşimi olan elimizdeki çalışması, polisiye romanın ortaya çıktığı toplum ve uygarlıkla ilişkisi hakkında harika bir eser.

Polis ve dedektifin olduğu kadar suçun ve suçlunun toplum içinde temsil ettiği konum üzerine derinlemesine düşünen Kracauer, Georg Lukács’ın ‘Roman Kuramı’nın ve Søren Kierkegaard’un felsefesinin izinden giderek bu edebi türün toplumsal içeriği üzerine derinlemesine düşünüyor.

Polisiye romanın, uygarlaşmış ve bütünüyle rasyonelleşmiş toplum fikrine dayandığını ve bu fikri radikal bir tek taraflılıkla kavrayıp estetik bir şekilde stilize ederek ete kemiğe büründürdüğünü belirten Kracauer, polisiye romanın hedefinin uygarlık denen gerçekliği doğasına sadık kalarak aktarmaktan ziyade, en başından beri bu gerçekliğin zihinsel karakterinin altını çizmek olduğunu belirtiyor.

“Polisiye roman uygarlığın yüzüne bir lunapark aynası tutar. Aynadan uygarlığa bakan, kendi canavarlaşmış halinin karikatürüdür. Polisiye romanların çizdiği tablo gayet korkutucudur.” diyen Kracauer,  polisiye romanlarda gerçekliğin suni şekilde devre dışı bırakıldığını ve bunun da kişilerin ve nesnelerin donuk ve kafa karıştıran bir şekilde yan yana ve yer aldığı bir toplumsal durumu gösteren bir tablo sunduğunu söylüyor.

  • Künye: Siegfried Kracauer – Polisiye Roman, çeviren: Dilman Muradoğlu, Metis Yayınları, inceleme, 128 sayfa, 2019

Kolektif – Asfalt Ovalarda Yürüyen Abdal: Behçet Necatigil (2010)

Elimizdeki kitap, Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Merkezi’nce hazırlanan Behçet Necatigil konulu bir sempozyuma sunulan bildirilerden oluşuyor.

Kitaptaki makaleler, Necatigil’in portresinin yanı sıra, onun şiirini modern şiir bağlamında irdeliyor ve psikanalitik açıdan değerlendiriyor.

Makaleler ayrıca, Necatigil’in çevirilerine ve radyofonik piyeslerine de odaklanıyor. Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Talât Sait Halman, Sabit Kemal Bayıldıran, Mehmet Kalpaklı, Rahim Tarım, Laurent Mignon, Emre Zeytinoğlu, Şehnaz Şişmanoğlu Şimşek, Alphan Akgül, Hilmi Yavuz, Can Bahadır Yüce, Mahmut Temizyürek ve Mustafa Şerif Onaran.

  • Künye: Kolektif – Asfalt Ovalarda Yürüyen Abdal: Behçet Necatigil, yayına hazırlayan: Gökhan Tunç, İş Kültür Yayınları, edebiyat, 221 sayfa

Seval Şahin – Talih, Tesadüf ve İrade (2019)

Ahmet Hamdi Tanpınar, edebiyatımızda başlı başına bir ekoldür.

O’nun hayatı ve eserleri üzerine yapılmış çok sayıda çalışma mevcut ve ne iyi ki bu ilgi yakın zamanda da sona ermeyecek gibi.

Seval Şahin’in elimizdeki incelemesi ise, Tanpınar edebiyatını farklı yönleriyle irdeleyen denemeler barındırarak bu alanda yapılmış çalışmalara değerli bir katkı sunuyor.

Tanpınar üzerine güncel tartışmalardan da yararlanan Şahin, Tanpınar’ın romanlarında sıklıkla ortaya çıkan mektup, hatıra, tiyatro, Karagöz-Hacivat gibi metinlerin yazarın yapıtlarındaki kurgu ve yapıyla aralarındaki ilişkiyi merkeze alıyor.

Talih, tesadüf ve irade kavramlarının Tanpınar romancılığının anahtar kelimeleri olduğunu söyleyen Şahin, yazarın ‘Mahur Beste’, ‘Sahnenin Dışındakiler’, ‘Huzur’ ve ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ adlı yapıtları üzerine güncel tartışmalardan da sıkça yararlanarak derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Seval Şahin – Talih, Tesadüf ve İrade: Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Romancılığı Üzerine Düşünceler, İletişim Yayınları, inceleme, 142 sayfa, 2019

Kolektif – Gaflet (2019)

Cinsiyetçi söylem, edebiyat yoluyla nasıl yeniden ve yeniden üretilir?

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler, edebiyat metinlerini didik didik ederek bu metinlerde açıkça görülen veya örtük bir biçimde hayatını sürdüren cinsiyetçi söylemi açığa çıkarıyor, başka bir deyişle Türkçe edebiyattaki her cinsiyetten yazarın egemen kodları kullanırken nasıl gaflete düştüğünü, feminist eleştiriye başvurarak ortaya koyuyor.

Eril reflekslerin aslında ne denli gündelik bir hal almış olduğunu gözler önüne seren derleme, sadece edebi metinlere değil eleştiri eserlerini de feminist ilkeler üzerinden tartışıyor.

Kitapta, Tanpınar’ın libidinal akışlarında yiten kadınlardan ‘Masumiyet Müzesi’ndeki hegemonik erkeklik hallerine ve Attilâ İlhan’da cinselliğin ırk, tür ve etnisite ile girift kesişimlerine pek çok konu tartışılıyor.

Kitapta makaleleri bulunan isimler ise şöyle: Damla Tezel, Erol Köroğlu, Ezgi Hamzaçebi, Fatih Altuğ, Fatmagül Berktay, Irvin Cemil Schick, Jale Özata Dirlikyapan, Meltem Gürle, Merin Sever, Özlem Öğüt Yazıcıoğlu, Senem Timuroğlu, Sevcan Tiftik, Şima İmşir ve Tülin Ural.

  • Künye: Kolektif – Gaflet: Modern Türkçe Edebiyatın Cinsiyetçi Sinir Uçları, hazırlayan: Sema Kaygusuz ve Deniz Gündoğan İbrişim, Metis Yayınları, inceleme, 304 sayfa, 2019