Mustafa Yıldız – Endülüs’te Felsefe, Din ve Siyaset İlişkisi (2016)

Endülüs’ün önde gelen üç filozofunun; İbn Bacce, İbn Tufeyl ve İbn Rüşd’ün görüşlerinden hareketle, felsefenin, dinin ve siyasetin birbirine karşı konumlarını tartışan bir çalışma.

Mustafa Yıldız burada, bugün de bütün yakıcılığıyla yanıtlanmayı bekleyen şu sorulara cevap arıyor:

  • Dini hükümlere göre biçimlenen bir siyasal sistem içinde bilim ve felsefenin hükmü nedir?
  • Din ile felsefe arasındaki çatışmanın kaynağı nedir?
  • Din felsefeyi etkiler mi, felsefe dinî bilgileri sağlam bir kaynak olarak alır mı?
  • Dinde anlamın belirlenmesi neye göre olur?
  • Dinî bilgiler ile felsefede/bilimde ortaya konulan hakikatler çeliştiği zaman ne yapılmalıdır?
  • Yönetim mekanizmasında din bilginlerinin mi, yoksa filozofların mı bulunması uygundur?

Künye: Mustafa Yıldız – Endülüs’te Felsefe, Din ve Siyaset İlişkisi, Ötüken Yayınları, inceleme, 230 sayfa, 2016

Reklamlar

Thomas Bauer – Müphemlik Kültürü ve İslâm (2019)

İslâm kültürlerinde son yüzyıllar boyunca, çok anlamlılık ve çoğulculuğun bütün görünümleri karşısında görece yüksek bir hoşgörüden gitgide aşırıya varan bir hoşgörüsüzlüğe doğru bir değişimin yaşandığı, son zamanlarda sıklıkla dile getirilen tezlerden.

Arap dili ve edebiyatı ve İslâm alanlarında uzmanlaşmış Thomas Bauer, 14. yüzyıl âlimlerinin Kur’an’ın değişik tefsirlerini bir zenginleşme sayarken, günümüz Müslümanları için Kur’an’ı farklı okuma tarzlarının varlığının bile neden katmerli bir rezalet anlamına geldiğini derinlemesine inceliyor.

Bauer’in bu kitapta anlattığı şekliyle müphemlik, aynı değerin, aynı normun farklı yorumlanabileceği, hatta aynı anda farklı yorumların geçerlilik taşıyabileceğini kabul eden bir zihniyeti ve kültürel tutumu kastediyor.

Yazara göre bunun bir sebebi de, İslâm kültürlerinin, geçmişten bugüne geçirdikleri dönüşüm içinde, modernleşme süreçlerini belli ki müphemliği tahrip eden bir süreç olarak yaşamalarıdır.

Daha açık bir ifadeyle, Batılı modernliğin kesinlik “takıntısı,” müphemlik kültürünü gitgide tahrip etmiş ve bu süreçte İslâm “ilâhiyatlaşarak” katılaşmıştır.

Klasik İslâm’ın nispeten yüksek müphemlik hoşgörüsü ile modern çağın İslâm’ının nispeten çok daha düşük olan müphemlik hoşgörüsünü karşı karşıya koyarak örnekleyen çalışma, aynı şekilde müphemlikle kurduğu ilişkinin, bir kültürün merkezî önemdeki bir özelliğini teşkil ettiğini, bu ilişkinin o kültürün birçok sahasını kalıcı biçimde etkilediğini ve onu bilmeden birçok gelişmenin doğru anlaşılamayacağını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Thomas Bauer – Müphemlik Kültürü ve İslâm: Farklı Bir İslâm Tarihi Okuması, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2019

Daniel McCoy – Viking Ruhu (2019)

Odin, Thor, Freya, Loki, Balder, Heimdall…

Norslar ve Cermen halkların Hıristiyanlık öncesi dönemleri, mitolojileri ve pagan inançları üzerine çalışan Daniel McCoy’dan, Nors mitolojisi ve dinleri hakkında harika bir giriş.

McCoy, kitabının ilk kısmında Nors dininin karakteristik özelliklerini açıklıyor.

Yazar burada, tanrı ve tanrıçalarından kozmoloji yaklaşımına, Nors kader kavramından cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı ahlâk anlayışına, ölüm ve öbür dünya görüşünden resmi dinsel uygulamalarına ve büyüden şamanlığa, Nors dininin kendine has niteliklerini açıklıyor.

Kitabın geniş yer tutan ikinci kısmındaysa, Nors mitolojisindeki ana karakterler ve önemli konular aydınlatılıyor.

  • Künye: Daniel McCoy – Viking Ruhu: Nors Mitolojisi ve Dinine Giriş, çeviren: Cumhur Atay, İletişim Yayınları, mitoloji, 320 sayfa, 2019

Ali Faik Demir ve Nebahat Akgün Çomak – Şaman ve Türk Dünyası (2010)

‘Şaman ve Türk Dünyası’nda Ali Faik Demir ve Nebahat Akgün Çomak, kaynaklar ve belgeler aracılığıyla “Şaman”, “Şamanizm” ve “Türk Dünyası” konularında güncel ve kapsamlı bir okuma sunuyor.

Yazarlar, kesin yargılar ve ifadeler yerine, örneklerini destanlar, efsaneler, masallar, şiirler, örf ve adetler, gelenekler, inanışlar, ilahiler, danslar, bayramlar, törenler, kaynak kitaplar ve kutlamalar üzerinden sunuyor.

Şamanizmin bir din değil bir düşünce ya da deneyim olduğunu savunan yazarlar, Şaman ve Şaman dünyası; dünyada Şamanizm; Şamanizm’de sayı, hayvan, bitki, renk, taşlar ve madenleri ve Şamanizm’in Türk dünyasındaki durumunu gibi konuları irdeliyor.

  • Künye: Ali Faik Demir ve Nebahat Akgün Çomak – Şaman ve Türk Dünyası, Bağlam Yayınları, inceleme, 206 sayfa

Carol Bakhos – İbrahim’in Ailesi (2016)

Müslümanlar için olduğu kadar Museviler ve Hıristiyanlar için de büyük öneme sahip İbrahim’i ve ailesini, üç dinin kutsal metinleri, tefsir gelenekleri bağlamında irdeleyen bir çalışma.

Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an’da İbrahim, İbrahim’in eşleri ve İshak’ın/İsmail’in kurban edilişi, kitabın odak noktası.

  • Künye: Carol Bakhos – İbrahim’in Ailesi, çeviren: Fatma Büşra Helvacıoğlu, Tekin Yayınevi

Sabır Güler Sevli – Ötekinin Ötekisi (2019)

Özellikle 1980’lerden itibaren, kimlik siyaseti Türkiye’de dikkat çekici bir gündem haline gelmeye başladı.

Bunun sonucunda, Alevilik ve Kürtlük konularında daha önce görülmeyen düzeyde bir yayın bolluğu yaşandı.

Sabır Güler Sevli’nin bu kapsamlı çalışması da, Alevi Kürt kimliğinin tarihsel süreç içerisinde izlediği seyri ve bunu sağlayan toplumsal ve siyasal unsurları ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sermesiyle önemli.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Geleneksel Aleviliğin inanç yapısı,
  • yüzyılın sonuna doğru Aleviliğin yeniden keşfinin altındaki nedenler,
  • yüzyıl misyoner-araştırmacı-gezgin raporlarında Kızılbaş Kürtler,
  • Zerdüştlük, Mazdekçilik, Maniheizm ve Şamanizm gibi, Kürt Aleviliğinin İslam öncesi din ve inanç sistemleriyle ilişkisi,
  • Aleviliğe etnik köken ayrımında Alevi Kürtlerin yeri,
  • Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Alevi Kürtler,
  • 1960-1980 dönemi sosyalist sol, Kürt hareketi ve Alevi Kürtler arasındaki ilişkiler…

Alevi Kürtleri hem tarihsel hem de güncel boyutlarıyla ele alan Sevli’nin kitabı, bu konudaki güncel araştırma ve tartışmalardan yararlanmasıyla da önemli.

  • Künye: Sabır Güler Sevli – Ötekinin Ötekisi: Etno-Dinsel Bir Kimlik Olarak Alevi Kürtlüğün İnşası, İletişim Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2019

Percy Beysshe Shelley – Ateizmin Gerekliliği (2019)

‘Ateizmin Gerekliliği’, henüz 30 yaşındayken hayata veda etmiş İngiliz şair Percy Bysshe Shelley’nin Oxford Üniversitesi’nde öğrenciyken ateizm üzerine yazdığı, tartışma yaratmış tez çalışması.

Shelley’nin 1811’de yayımladığı bu tez, üniversiteden atılmasıyla sonuçlandığı gibi, kendisinin, dönemin entelektüel ve politik çevrelerinde bir “marjinal” ve radikal olarak tanımlanmasına da neden oldu.

“Tanrı yoktur. Eğer doğayı bilmemek tanrıları doğurduysa, öğrenmek de onları öldürecektir.” diyen Shelley’nin kitabı, ateizmle ilgili öncü tartışmalardan oluşuyla bu alanda klasikleşmiş yapıtlardandır.

  • Künye: Percy Beysshe Shelley – Ateizmin Gerekliliği, Sub Yayın, din, 24 sayfa, 2019