Douglas Adams ve John Lloyd – Müstesna Sözlük (2019)

Bazen söyleyecek söz bulamayız.

Çünkü aklımızdan geçenleri tarif edebilecek kelime yoktur, bulunmamıştır henüz.

Öte yandan modern hayat ilişkilerinin de beraberinde getirdiği, dile dökemediğimiz deneyim, duygu, durum ve hatta nesneler de vardır.

İşte bu enteresan sözlük, tam da içimizden geçen kelimeleri ifade etmemize yardımcı olacak bir perspektif sunuyor.

Yazarların burada açıkladıkları pek çok madde gündelik hayatta kendilerine yer bulurlarsa şayet, ortaya kesinlikle çok ilginç ve keyifli bir durumun çıkacağını söyleyebiliriz.

Keşke böyle bir sözlüğün Türkçesi de yapılsa ne güzel olurdu demeden de geçemiyoruz.

Kitaptan iki madde:

Hadzor: Bulaşık leğininin içine, köpüklerin altında gözden kaybolacak şekilde yerleştirilmiş ve elinizi kolayca kesmenize yardımcı olan keskin mutfak aleti.

Hagnaby: Disko ışıklarının altında, ertesi sabah yatağınızdaki halinden çok daha çekici görünen kimse.

  • Künye: Douglas Adams ve John Lloyd – Müstesna Sözlük: Muhtaç Laff’lara Münasip Güzaflar, çeviren: Seçkin Erdi, Alfa Yayınları, sözlük, 200 sayfa, 2019

Uta Loeckx – Dil Hakkı (2019)

Uta Loeckx’in bu kitabı, dil hakkı ve çokdilli yaşam konusu üzerine temel bir eser.

Resmi olarak da tanınan üç geleneksel dilin konuşulduğu Belçika ile dört dilin konuşulduğu İsviçre örneklerinden yola çıkarak Loeckx, bu iki ülkenin dil sorununun çözümü konusunda bugün bize neler sunabileceğini tartışıyor.

İki ülkenin uyguladığı çözümler sayesinde, farklı dil gruplarının barış içinde bir arada yaşayabildiğini gösteren Loeckx, dil hakkına ilişkin bu iki ülkede sürdürülen hukuki tartışmaların ve yasal düzenlemelerin tarihi seyrini enine boyuna izliyor.

Loeckx bunun yanı sıra, dil hakkının toplumsal hayatın farklı alanlarında nasıl hayata geçirildiğini de örnekler eşliğinde sunuyor.

Kitabın bir diğer katkısı da, bu konuları ele alırken Belçika ve İsviçre Federal Anayasaları ile İsviçre’deki çokdilli kantonların (Bern, Waadt, Graubünden ve Freiburg) anayasalarını da incelemesi.

  • Künye: Uta Loeckx – Dil Hakkı: Azınlık Dilleri ve Çokdilli Yaşam, çeviren: Yakup Coşar, Dipnot Yayınları, dil, 272 sayfa, 2019

Güler Çelgin – Eski Yunanca Türkçe Sözlük (2018)

‘Eski Yunan Edebiyatı’ ve ‘Örneklerle Hellenistik Çağ Şiiri’ gibi önemli çalışmalara imza atmış Profesör Güler Çelgin’den altın değerinde bir Eski Yunanca – Türkçe Sözlük.

Bu alanda yapılmış ilk önemli çalışmalardan olan ve tamı tamına 856 sayfadan oluşan sözlük, yaklaşık 20 bin Yunanca sözcük ve terimin Türkçe karşılığını barındırıyor.

Çelgin’in İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde uzun yıllardan beri vermekte olduğu Eski Yunanca derslerinden edindiği deneyimlerle hazırladığı sözlük, özellikle klasik filoloji, Eskiçağ tarihi, arkeoloji ve felsefe gibi alanlarda eğitim alan öğrenciler için muhteşem bir kaynak.

Hazırlanış biçimi ve kapsamıyla Türkiye’de bir ilk olan sözlüğü, Hint-Avrupa dil ailesinin üyesi, yaklaşık 3 bin 400 yıllık geçmişe sahip çok zengin bir antik dil olan Eski Yunanca öğrenmek isteyenler kesinlikle kaçırmak istemeyecektir.

  • Künye: Güler Çelgin – Eski Yunanca Türkçe Sözlük, Alfa Yayınları, sözlük, 856 sayfa, 2018

Alev Karaduman – Anlıyorum Ama Konuşamıyorum (2015)

Batı’da doğup büyümüş ve bu nedenle ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranabilmiş, Araf’ta kalmış Kürt gençlerin kendi kimlikleriyle yüzleşme deneyimleri, bu ilgi çekici kitapta.

Tamı tamına bir Türkiye hikâyesi sunan Alev Karaduman, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman gülünç deneyimleri, kendi yaşadıklarıyla da harmanlayarak kayıt altına alıyor.

Gülten Kaya’nın önsözüyle…

  • Künye: Alev Karaduman – Anlıyorum Ama Konuşamıyorum, İletişim Yayınları

Şehnaz Tahir Gürçağlar – Kapılar (2015)

Çeviri, sadece edebiyat veya bilgi üretimiyle ilgili bir etkinlik mi?

Bu soruya olumsuz yanıt veren Şehnaz Tahir Gürçağlar, çevirinin, bir anlamda ulus inşa etme, toplumsal dönüşüm süreçlerine kaynaklık etme gibi işlevlerinin bulunduğunu belirtiyor.

Çeviriyi farklı disiplinler bağlamında ele alan yazar, beş örnek üzerinden tezini kanıtlamaya koyuluyor.

  • Künye: Şehnaz Tahir Gürçağlar – Kapılar: Çeviri Tarihinde Yolculuklar, Scala Yayıncılık

Mehmet Asaf Kaleoğlu – İbrişimden İnce (2009)

‘İbrişimden İnce’, Mehmet Asaf Kaleoğlu’nun derlediği Gaziantep deyimlerinden oluşuyor.

Deyimler, meşhur sözler, atasözleri, tekerlemeler, bilmeceler gibi kalıplaşmış sözler, dil değerleri arasında ayrı bir öneme sahip.

Kaleoğlu, değişik zamanlarda yaptığı derlemelerde, kalıplaşmış sözleri, kullanıldıkları bağlamdan koparmadan, kaynak kişilerin sözdizimlerine ve konuşmalarının doğal akışına müdahale etmeden sunuyor.

Kitapta, çalışmaya temel alınan Gaziantep yöresine özgü sözler, söz sanatları da göz önünde bulundurularak, gereken yerlerde yerel ağızla yazılmış.

Kaleoğlu ayrıca, derlenen her sözün açıklamasını veriyor; sözleri ana kaynaklara başvurarak karşılaştırıyor.

  • Künye: Mehmet Asaf Kaleoğlu – İbrişimden İnce, Simurg Yayınları, derleme, 99 sayfa

Pierre Hadot – Wittgenstein ve Dilin Sınırları (2009)

‘Wittgenstein ve Dilin Sınırları’, Fransız felsefeci Pierre Hadot’nun, Ludwig Wittgenstein’in iki önemli eseri olan ‘Tractatus Logico-Philosophicus’ ve ‘Felsefi Soruşturmalar’ üzerine kaleme aldığı makalelerini bir araya getiriyor.

Kitabı nitelikli kılan başlıca yön, Hadot’nun, Wittgenstein’ın birbirinden farklı olan ama birbirini tamamlayan bu iki ayrı dönemindeki tezlerini anlaşılır bir üslupla özetlemesidir diyebiliriz.

Wittgenstein’ın “Dil içinde ifade edilen, dil ile ifade edilemez” formülünden hareket eden Hadot, dilin sınırları, felsefi dil ve söylem, söz ve eylem, Wittgenstein’ın devrimci dil teorisi ve dil oyunları konularını irdeliyor.

  • Künye: Pierre Hadot – Wittgenstein ve Dilin Sınırları, çeviren: Murat Erşen, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 117 sayfa