Mıgırdiç Margosyan – Zurna (2009)

Mıgırdiç Margosyan, ‘Gâvur Mahallesi’, ‘Söyle Margos Nerelisen?’, ‘Biletimiz İstanbul’a Kesildi’ ve ‘Tespih Taneleri’ isimli eserleriyle Türkiye’nin sevilen yazarlarından.

‘Zurna’ isimli elimizdeki eser ise, Margosyan’ın 1996-1999 yılları arasında Agos gazetesinde yayımlanan makalelerinden yapılmış bir seçki.

Margosyan, hiciv yönü ağır basan yazılarında, bir Ermeni olarak tanık olduklarını okurlarıyla paylaşıyor.

Çocukluğunun geçtiği Diyarbakır; Diyarbakır Surp Giragos Kilisesi’nin yıkık harabeleri arasına sığınmış Lüsye Baco’nun trajik hayatı; Türkiye’deki gayrimüslimlerin maruz kaldığı baskılar; anadilin önemi ve vazgeçilmezliği; Erzurum Yakutiye beldesindeki tarihi Ermeni kilisenin camiye çevrilmesi; vakıf malları konusunda yaşanan sıkıntılar ve Türkçeyle ilgili birçok çalışma yapmış A. Dilaçar, ya da gerçek adıyla Agop Martanyan, Margosyan’ın yazılarında işlenen konulardan birkaçı.

  • Künye: Mıgırdiç Margosyan – Zurna, Aras Yayıncılık, deneme, 231 sayfa
Reklamlar

Süleyman Bulut – Nüktedan (2015)

Yahya Kemal, Ahmet Rasim ve Süleyman Nazif…

Yaşadıkları dönemde, her biri kendi alanında usta olmuş üç önemli isim.

Bu kitap, bu üç ismi alışıldık olmayan yönleriyle; yani şakaları, yergileri ve hazırcevaplıklarıyla karşımıza çıkarıyor.

Okurken keyif alacağımız bu nükteler, dönemin edebiyat dünyasının bir panoramasını sunduğu kadar, bugüne dair de pek çok şey söylüyor.

  • Künye: Süleyman Bulut – Nüktedan, Can Yayınları, deneme, 200 sayfa, 2015

Münir Göle – Yol Durumu (2009)

‘Yol Durumu’, Münir Göle’nin dünyanın çeşitli yörelerine yaptığı seyahatlere dair denemelerinden oluşuyor.

Denemeler, okuru bir yandan farklı coğrafyalara, farklı tarihlere götürürken, aynı zamanda onun iç dünyasına da sesleniyor.

Yolcunun, gittiği yerlere kendini götürdüğünü söyleyen Göle, böylece onun, korkularıyla yüzleşebildiğini, varlığının keyfine vardığını ve hayal ettiği şekilde yaratabildiğini söylüyor.

Felsefi vurgularıyla da dikkat çeken denemeler, farklı coğrafyalara uzanan gezilere dair izlenimler kadar, insanın varoluşsal deneyimlerini de barındırıyor.

Anlatımın edebiyat, tarih ve sanatla harmanlandığı ‘Yol Durumu’, Göle’nin çektiği fotoğraflar da zenginleştirilmiş.

  • Künye: Münir Göle – Yol Durumu, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 119 sayfa

Artun Ünsal – Bezgin Martı ve Çılgın Kelebek (2009)

‘Bezgin Martı ve Çılgın Kelebek’, Prof. Dr. Artun Ünsal’ın gazete ve dergi yazılarını okurlara sunuyor.

Yaşama dair ayrıntılar, İstanbul’dan insan manzaraları, Türkiye insanı, yemek kültürü, portreler ve Türkiye’nin muhtelif mekânlarına dair izlenimler, buradaki yazıların çerçevesini oluşturuyor.

“Türkiye son yıllarda çok değişti. Ne var ki kimi gözlem ve izlenimlerimin bugün de bir ölçüde geçerli olduğunu sanıyorum. Çünkü her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da alışkanlık ve davranışlar moda deyimiyle ezberler kolay değişmiyor. Gene de gelecek konusunda iyimserliğimi hiç yitirmedim.” diyen Ünsal, okuru, Türkiye’de nelerin değişip, nelerin aynı kaldığını gözlemlemeye davet ediyor.

  • Künye: Artun Ünsal – Bezgin Martı ve Çılgın Kelebek, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 317 sayfa

Sait Faik Abasıyanık – Bütün Eserleri (2009)

‘Bütün Eserleri’nde, Sait Faik Abasıyanık’ın hayattayken yayımlanmış tüm kitaplarıyla birlikte dergi ve gazetelerde kalmış, kitaplaşmamış öykü, şiir, deneme, yazı ve röportajları yer alıyor.

Eser için bir araya getirilen kitapların, Abasıyanık hayattayken yapılmış son baskıları esas alınmış.

Yazarın ölümünden sonra kitaplaştırılmış ya da süreli yayınlarda kalmış öykü, deneme, röportaj ve yazıların ise süreli yayınlardaki biçimleri korunmuş.

Abasıyanık’ın bütün eserlerini tek ciltte bulabileceğimiz elimizdeki edisyon, kaliteli ve şık baskısıyla da koleksiyonlara yakışır cinsten.

Bir yazı ustasının büyük külliyatını tek ciltte görmek isteyenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: Sait Faik Abasıyanık – Bütün Eserleri, Yapı Kredi Yayınları, edebiyat, 1779 sayfa

Max Horkheimer – Alacakaranlık (2009)

Max Horkheimer ‘Alacakaranlık’ta, okuru, yaklaşık bir asır öncesinin Almanya’sına ve bir anlamda da geçen yüzyılın kapitalist dünyasına götürüyor.

Horkheimer’ın 1931-1934 yılları arasında kaleme aldığı kısa öykü ve denemelerinin bir derlemesi olan ‘Alacakaranlık’, kapitalizme, burjuva kültürü ve burjuva toplum düzenine sıkı eleştiriler getiriyor.

Horkheimer’ın bir yandan hummalı bir çalışma yürütürken, molalarda kâğıda döktüğü bu metinler konularını, o dönemin kapitalist düzenine özgü metafizik, karakter, ahlak, kişilik ve insan değeri anlayışı etrafında dönen eleştirilerden alıyor.

Yazarın kendi yaşamından hareketle yıllar önce kaleme aldığı bu metinlerin, bugün de bize birçok konuda ışık tutacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Max Horkheimer – Alacakaranlık, çeviren: İlknur Aka, Kırmızı Yayınları, deneme, 287 sayfa

Jeanette Winterson – Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın (2015)

Jeanette Winterson’dan, samimi bir yüzleşme ve hesaplaşma metni.

Yazar buradaki otobiyografik denemelerinde, doğar doğmaz evlatlık verildiği tutucu aileyi, kendisini sevgisiz büyüten annesini, büyümenin sancılarını, özgürlüğe ulaşmak için verdiği olağanüstü mücadeleyi bizimle paylaşıyor.

Duygulu, mahrem ve mizahi bir büyüme hikâyesi.

  • Künye: Jeanette Winterson – Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın, çeviren: Püren Özgören, Sel Yayıncılık, deneme, 215 sayfa, 2015