Mete Çetik – Pertev Naili Boratav (2019)

Pertev Naili Boratav, kendine has kültürel senteziyle halkbilime özgün katkılar sunmuş, Türkiye’nin yetiştirdiği uluslararası çapta tanınan bir isimdi.

Boratav, bunun yanı sıra iktidarların gadrine de ziyadesiyle uğramış bir isimdi.

Üniversiteden tasfiye edildi ve bilimsel faaliyetlerinin en verimli çağını yurt dışında geçirmek zorunda kaldı.

Boratav’ın yaşadıkları, bu ülke yöneticilerinin bilime ve bilim insanına ne denli değer verdiğinin çok iyi bir örneğidir.

Mete Çetik’in bu güzel çalışması da, Boratav’ın kişisel ve bilimsel serüveni üzerine yetkin bir eser.

Çetik, Boratav’ı bir akademisyen olarak portresini sunduğu gibi, O’nun milliyetçilik ve Batıcılık düşüncesi içindeki yerini de titiz bir şekilde aydınlatıyor.

Boratav’ın aile kökeni, hayatı, çevresi ve özellikle çalışma şartları ve önceki ve sonraki kuşak meslektaşlarıyla etkileşimi kitabın omurgasını oluşturuyor.

Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümü, Boratav’ın hayatını, ailesini ve çevresini anlatıyor.

Kitabın ikinci bölümü Boratav’ın akademik kişiliğine, üçüncü bölüm de Boratav’ın Türk düşüncesi içinde yerine odaklanıyor.

Boratav üzerine genel bir değerlendirmeyle sonuçlanan kitapta, Tarih Vakfı Pertev Naili Boratav Arşivi’nde yer alan küçük bir albüm de yer alıyor.

  • Künye: Mete Çetik – Pertev Naili Boratav: Bir Akademisyen ve Düşünce Adamı, İletişim Yayınları, biyografi, 384 sayfa, 2019

Pierre Assouline – Henri Cartier-Bresson (2019)

Pierrre Assouline’in bu şahane eseri, 20. yüzyıl fotoğrafçılığına yön vermiş Henri Cartier-Bresson’un kapsamlı bir biyografisi.

Kitap, Cartier-Bresson’un hayatının dönüm noktalarını kayıt altına alıyor:

  • Fransa’nın zengin ailelerinden birinin çocuğu olarak dünyaya gelişi,
  • Ustası Andre Lhote’den aldığı resim dersleri,
  • Paris’in sürrealist ortamlarındaki günleri,
  • Afrika’nın derinliklerinden Meksika’ya ve Amerika’ya uzanan günleri,
  • Ünlü yönetmen Jean Renoir’a asistanlık yapması,
  • İspanya İç Savaşında film çekmesi,
  • Dünya Savaşı’nda Fransız Ordusunda görev yapışı,
  • Dünya Savaşı’nda esir düşüp üç defa Nazi kamplarından kaçmayı deneyip sonuncusunda başarması,
  • 1947’de efsanevi MAGNUM ajansının kuruluş sürecine katılması,
  • 1952 yılında ünlü “Karar Anı” makalesini yazması,
  • Foto muhabiri olarak tanıklık ettiği toplumsal olaylar ve savaşlar,
  • Ve bunun gibi çarpıcı ayrıntılar yer alıyor.

Görüldüğü gibi Cartier-Bresson, tanık oldukları ve yapıp ettikleriyle, daha da önemlisi anti-faşist ve anarşist kimliğiyle de dolu dolu yaşamasıyla “Yüzyılın gözü” tabirini fazlasıyla hak eden bir isim.

Assouline de, bu büyük ismin fırtınalı ve çelişkilerle örülü hayatını bir baştan diğer başa kat ediyor.

Cartier-Bresson’a kulak veriyoruz:

“Fotoğraf, benim için bir anı ve o anın sonsuzluğunu yakalayan sürekli bir görsel ilginin anlık dürtüsüdür. Bununla birlikte çizim ise grafolojisiyle o andan itibaren bilincimizin yakaladığı şeyi işler. Fotoğraf, ani bir harekettir; çizim ise meditasyondur.”

“Şu dünyada bir karar anı olmayan hiçbir şey yoktur ve iyi kotarılmış bir başyapıt, böyle bir anın ayırdına varabilmek ve onu ele geçirmek demektir. Eğer durumların devinimi içinde o anı kaçırırsanız, onu yeniden bulabilmek veya farkına varabilmek için şansınız olmayabilir.”

“Röportaj bir sorunu anlatmak, bir olayı veya izlenimleri saptamak üzere sırasıyla kafanın, gözün ve kalbin işlemesidir”

“Fotoğraf çekmek —eş zamanlı olarak ve saniyenin bir kesri içinde— hem olayın hem de ona anlam veren görsel biçimlerin farkına varmaktır”

“Amaç olayları biriktirmek değildir, olayların tek başlarına hiçbir önemi yoktur. Önemli olan onların içinden seçim yapabilmek, derinlerde gerçekle bağlantılı olduğu doğru olayı yakalayabilmektir. En küçük şey fotoğrafta büyük bir konu olabilir, en ufak insani ayrıntı ana fikre dönüşebilir.”

Künye: Pierre Assouline – Henri Cartier-Bresson, çeviren: Aylin Ünal, Espas Yayınları, biyografi, 414 sayfa, 2019

Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen – İnsan ve Savaşçı Karl Marx (2010)

Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen’in kaleme aldığı ‘İnsan ve Savaşçı Karl Marx’, 1818’de Trier’de doğan Karl Marx’ın yaşam öyküsünü, dönemin Avrupa’sını, kapitalizmin şiddetini ve buna karşı geliştirilen olağanüstü örgütlenmeyi ve direnişi anlatıyor.

Kitapta, Marx’ın kökeni ve çocukluğu, Berlin’de öğrencilik yılları, Paris’te geçirdiği dönem, Friedrich Engels ile ölümüne kadar süren dostluğu, Brüksel’deki dönem, Michael Bakunin’le yollarının kesişmesi, sürgün dönemleri, eserlerini kaleme alış süreci ve eşi Jenny ile çocukları Caroline, Laura, Edgar, Edward ve Eleanor’la ilişkisine dair ayrıntılar yer alıyor.

Marx’ı ağırlıklı olarak savaşçı yönüyle ele alan yazarlar, onun sahip olduğu devrimci gücü gözler önüne seriyor.

  • Künye: Boris Nicolaievsky ve Otto Maenchen-Helfen – İnsan ve Savaşçı Karl Marx, çeviren: Özlem Gürkan, Akademi Yayın, biyografi, 430 sayfa

Mario Levi – Bir Yalnız Adam (2010)

Mario Levi, ilk baskısı 1986 yılında yapılan ‘Bir Yalnız Adam’da, Belçikalı şarkıcı, besteci, aktör ve yönetmen Jacques Brel’in hayatına ve sanatına odaklanıyor.

Kökenleri ortaçağa kadar uzanan “chanson” geleneğinin en iyi temsilcilerinden olan Brel’in çocukluğu ve gençliği; müzikte olgunlaşması, çıktığı turneler, Amerika yolculuğu; sinema serüveni ve aktörlüğü, kitapta karşımıza çıkan konulardan birkaçı.

Ağırlıklı olarak Brel’in insani yönlerini irdeleyen Levi’nin çalışması, bu ünlü ismin kavgalar ve savaşlarla örülü hayatını akıcı bir üslupla kaleme getirmesiyle dikkat çekiyor.

Levi, Jacques Brel’in, hiç unutulmayacak bir arayışın şiirini ardında bıraktığını söylüyor.

Kitapta, sanatçıyla yapılmış uzun bir söyleşinin yer aldığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Mario Levi – Bir Yalnız Adam: Jacques Brel, Doğan Kitap, biyografi, 241 sayfa

Franklin Lewis – Mevlânâ (2010)

Franklin Lewis ‘Mevlânâ’da, bir hoşgörü ve evrensellik anıtı olan Mevlânâ Celâleddin Rûmî’nin hayatını, öğretisini ve şiirini anlatıyor.

Yazar bir anlamda, hakkında birçok mit, yanlış okumalar ve yanlış betimlemeler bulunan Mevlânâ’yı hem bir insan hem de şair olarak ayrıntılı bir şekilde yeniden inşa ediyor diyebiliriz.

Çalışmasında ilk olarak bir Mevlânâ arka planı oluşturan yazar, Bahâeddin Veled ve Seyyid Burhaneddin Muhakkik-i Tirmizi gibi Mevlânâ’nın pirlerini; Mevlânâ’nın evlatlarını ve manevi kardeşlerini; Mevlânâ’nın hayatı, öğretisi ve şiirini; İslam dünyasında Mevlânâ ve Mevleviliği ve nihayet, Mevlânâ’nın Dünya’daki etkisini anlatıyor.

  • Künye: Franklin Lewis – Mevlânâ, çeviren: Gül Çağalı Güven ve Hamide Koyukan, Kabalcı Yayınevi, biyografi, 789 sayfa

Halit Kaya – Refet Bele (2010)

Halit Kaya elimizdeki kitabında, Atatürk’ün yanında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında emeği geçen Refet Bele’nin askeri ve siyasî macerasını anlatıyor.

Kaya, Osmanlı Devleti’nin son döneminin genel bir değerlendirmesini yaptıktan sonra, Refet Bele’nin yetişmesinde etkisi olan olayları ve Bele’nin ailesi, eğitimi ve 1. Dünya Savaşı’ndan önceki görevlerini anlatıyor.

Kitabının ikinci bölümünde, Bele’nin 1. Dünya Savaşı’ndaki faaliyetlerini ele alan Kaya, ardından sırasıyla, Bele’nin Milli Mücadele dönemi ile Mudanya Mütarekesi’nden sonra Trakya ve İstanbul’daki çalışmalarına odaklanıyor.

Yazar, kitabının son bölümünde ise, Bele’nin Cumhuriyet dönemindeki faaliyetlerini irdeliyor.

  • Künye: Halit Kaya – Refet Bele, Bengi Yayınları, biyografi, 302 sayfa

Stefan Zweig – Macellan (2010)

Stefan Zweig kurmaca eserleri kadar, biyografi türünde kaleme aldığı kitaplarıyla da büyük beğeniyle okunan yazarlardan.

Zweig bu sefer de, Portekizli denizci Macellan’ın biyografisiyle okurlarının karşısına çıkıyor.

Çevresini dolaşarak dünyanın yuvarlak olduğunu kesin olarak ispatlayan Yeniçağ’ın en önemli kâşifi Macellan, Zweig’ın anlatımında kararlı, cesur ve mağrur bir kişilik olarak resmediliyor.

Zweig kendine has üslubuyla, o dönemlerde güvensiz gemilere, büyük tehlikelere, hava şartlarının her tür insafsızlığına ve tüm yoksunluklara rağmen, Macellan ve arkadaşlarının denizlerde yol alışını ve macera dolu keşiflere imza atışını anlatıyor.

  • Künye: Stefan Zweig – Macellan: Bir İnsan, Bir Yaşam, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Can Yayınları, biyografi, 265 sayfa