Ardea Skybreak – Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi (2010)

Ardea Skybreak imzalı ‘Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi’nde, evrim bilimiyle ilgili konular detaylı bir bakışla ve genel okuyucu gözetilerek kaleme alınmış.

Evrimle ilgili temel bilimsel gerçekleri ortaya koyan Skybreak, insanların evrim konusunda cahil ve şaşkın kalmasını isteyen köktendincilerin, nasıl gerici bir sosyal ve politik gündemle hareket ettiklerini de gözler önüne seriyor.

Evrimin ne olduğuyla çalışmasına başlayan yazar, hâlâ iş başında olan evrimden örnekleri, evrimin yepyeni türleri nasıl meydana getirdiğini, evrimsel yeniliklerin ortaya çıkışını, evrimin ortaya konmuş kanıtlarını ve evrim karşıtı yaratılışçılık yaklaşımını anlatıyor.

  • Künye: Ardea Skybreak – Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi, çeviren: Betül Çelik, Yordam Kitap, bilim, 395 sayfa

Charles H. Townes – Laserin Hikâyesi (2010)

Charles H. Townes, ‘Bir Bilimcinin Maceraları’ alt başlığını taşıyan ‘Laserin Hikâyesi’nde, 20. yüzyılın en büyük keşiflerinden ve icatlarından biri olan, Soğuk Savaş’ın en hararetli döneminde  keşfedilmiş lazerin (İngilizcede Laser: Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation) ortaya çıkışının arkasındaki süreci kapsamlı bir biçimde anlatıyor.

Kitabı ilginç kılan yönlerden biri, daha sonra birçok alanda kullanılacak bu çığır açıcı aracın mucidi tarafından kaleme alınmış olması.

Kitap bu yönüyle, ilginç bir bilimsel keşfin ortaya çıkışını, Townes’in hikâyesiyle harmanlayarak veriyor ve okurlarını da bilimsel keşiflerin arka planı hakkında aydınlatıyor.

Bilimsel bir fikrin nasıl ortaya çıktığı ve bilimin nasıl yapıldığı konusunda oldukça önemli bilgiler veren Townes, Laser’i keşfetmesiyle, 1964 yılında Nikolai Basov ve Alexander Prokhorov ile birlikte Nobel Fizik Ödülü’nü almıştı.

  • Künye: Charles H. Townes – Laserin Hikâyesi, çeviren: Kuthan Yelen, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, bilim, 269 sayfa

Donna J. Haraway – Başka Yer (2010)

‘Başka Yer’, son yıllarda feminist kuram ve teknobilim çalışmaları alanlarında öne çıkan isimlerden Donna J. Haraway’in seçme yazılarını bir araya getiriyor.

‘Siborg Manifestosu’ dışında, Türkçede hiçbir eseri yayımlanmayan Haraway’in elimizdeki seçkisi, onun çalışma alanlarının çeşitliliğini ve düşüncesinin beslendiği temel kaynakları gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor.

Siborg imgesine, yirminci yüzyılın sonlarında kadınların, bilim ve teknolojiyle yeniden yapılandırılan bir dünyadaki yerlerini saptamak üzere başvuran Haraway, sosyalist feminizmden feminist bilim çalışmalarına ve teknobilimde akrabalığa kadar birçok konuyu irdeliyor.

  • Künye: Donna J. Haraway – Başka Yer, hazırlayan ve çeviren: Güçsal Pusar, Metis Yayınları, kadın, 371 sayfa

Eliezer J. Sternberg – NöroLojik (2019)

Zombiler arabayla işe gidebilir mi?

Neden olmasın, etrafımız onlarla dolu…

Şaka bir yana, beynimizin bize göre mantıksız gibi görünen kimi davranışlarının altında her zaman kendine özgü bir işleyiş, bir mantık vardır.

Peki, bunlar tam olarak nedir?

Nörolog ve bilim yazarı, ayrıca Massachusetts Hastanesi’nde nöroloji ve epilepsi alanlarında çalışan Eliezer Sternberg’in elimizdeki ufuk açıcı çalışması da, düşünme ve eylem biçimimizin altında yatan sebepleri keşfediyor.

Beynin kara kutusunu açarak içindeki mekanizmaları gözler önüne seren Sternberg, insan bilincine dair soruları aydınlatıyor.

İnsan deneyiminin en gizemli fenomenlerinden pek çoğunun, hatta basit günlük kararların dahi altında, yaşam deneyimimizin bağlantısızmış gibi görünen veçhelerini tek bir açıklamayla birleştiren farklı nörolojik devreler olduğunu ortaya koyması, kitabın en büyük katkısı.

Kitapta şu soruların yanıtları aranıyor:

  • Karar verme mekanizması nasıl işler?
  • Akıl hastalıkları düşünme biçimimizi nasıl etkiler?
  • Beynimizle nasıl etkileşime gireriz ve beynimiz bizi olduğumuz kişi haline nasıl getirir?
  • Beynimiz algımızdaki boşlukları neden ve nasıl doldurur?
  • Körler halüsinasyon “görebilir” mi?
  • Zihin “kasımızı” kasarak fiziksel performansımızı artırabilir miyiz?
  • Farkında olmadan gördüğümüz şeyler ruh halimizi ve kararlarımızı nasıl etkiler?
  • Sahte anılar nereden gelir?
  • Uzaylılar tarafından kaçırıldığını ya da doğaüstü varlıklarla temas kurduğunu iddia eden insanların gerçekte yaşadıkları nedir?
  • Neden kendimizi gıdıklayamayız?
  • Hipnozla cinayet işlenebilir mi?
  • Zihin “parçalandığında” ne olur?

Sternberg, bu soruların yanıtlarını ararken, beyindeki iki sistemin, yani bilinçli ve bilinçdışı sistemlerin işleyişini takip ederek bunların yaşam deneyimimizi yaratmak ve benlik algımızı korumak için nasıl birbirine paralel çalıştığını, daha da önemlisi birbiriyle nasıl etkileştiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: Eliezer J. Sternberg – NöroLojik: Beynin Mantıksız Davranışlarımızın Ardındaki Gizli Mantığı, çeviren: Şiirsel Taş, Metis Yayınları, bilim, 336 sayfa, 2019

Nessa Carey – Çöp DNA (2019)

“Çöp DNA” tabiri, yakın zamana kadar bilim dünyasında rağbet gören bir fikirdi.

Bu yaklaşıma göre, DNA’nın yüzde 98’lik kısmı protein kodlamaz ve dolayısıyla hiçbir işe yaramaz.

Oysa daha sonra yapılan çalışmalar, bu kısımların çok önemli işlevler üstlendiğini ortaya çıkardı.

Örneğin bu kısımlar, ender rastlanan genetik hastalıklar, Down Sendromu, viral enfeksiyonlar ve yaşlanma gibi birçok süreçten sorumlu.

Bunun yanı sıra, bilim insanlarının bu alanda yaptığı çalışmalar, körlüğe çare bulunmasını, DNA parmak izi denen yöntemle bazı masum insanların idamdan kurtarılmasını ve obezite dahil tıbbi müdahale gerektiren pek çok hastalığın tedavi edilmesinde önemli adımların atılmasını sağladı.

İşte Nessa Carey’nin elimizdeki önemli kitabı da, “Çöp DNA” hakkında yapılan en son araştırmalara yer vermesi ve bunun hayatımızı nasıl değiştirdiğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

İnsanın ne denli karmaşık bir varlık olduğunu ortaya koyan çalışma, bunu insan genomuna dair en modern bilgilerle harmanlayarak sunuyor.

  • Künye: Nessa Carey – Çöp DNA: İnsan Genomunun Karanlık Maddesine Bir Yolculuk, çeviren: Elanur Yılmaz, Say Yayınları, bilim, 400 sayfa, 2019

Mustafa Arslantunalı – Teknopolis: Akıllı Makineler, Dağınık Zihinler (2016)

Teknoloji artık hayatımızın merkezinde.

Öyle ki, teknolojiden söz etmek, insana dair neredeyse her şeyden söz etmektir.

Mustafa Arslantunalı da, teknolojinin insanı yarattığı tezinden yola çıkarak yapay zekâ, internet ve ütopyaların zengin bir haritasını çıkarıyor.

Düz olmaktan ziyade farklı konulara açılan, bağlantılar kuran zengin bir kolaj olarak okunabilecek kitap, postmodernizmden romanın ölümünden sonraki çağın simgesi olarak telefona, siborglardan dijital kütüphanelere, big brother’dan big data’ya, özgür yazılımlardan Wikipedia’ya, transhümanizmden kıyametçi yapay zekâya, robotlardan işçi karıncalara ve kitaplardan e-kitaplara pek çok konuya uzanıyor.

Kitap, insan doğası ve teknoloji üzerine düşünenlerin keyifle okuyacakları bir metin.

  • Künye: Mustafa Arslantunalı – Teknopolis: Akıllı Makineler, Dağınık Zihinler (İnternet, Yapay Zekâ ve Ütopyalar Üzerine Bir Kolaj Denemesi), İletişim Yayınları, bilim, 447 sayfa, 2019

Cordelia Fine – Başına Buyruk Beyin (2010)

Psikiyatr Cordelia Fine ‘Başına Buyruk Beyin’de, beynin mekaniğini oluşturan nöronların sıra dışı karmaşasını, gizemli çalışmalarını anlatıyor.

Beynin gerçekleri çarpıtarak bizi nasıl kandırdığı, bu ilginç çalışmanın omurgasını oluşturuyor.

Kitabında beynin, gerçeği çarpık ve üstü kapalı görmeye neden olan özelliklere sahip olduğunu gözler önüne seren Fine, aslında beynin güvenilmez huylara sahip olduğunu söylüyor.

“Beyniniz gururludur. Duygusal ve ahlaksızdır. Sizi aldatır.” diyen Fine, başına buyruk ve sabit fikirli beynin sahte tavırları nedeniyle, bildiğimizi sandığımız çoğu şeyin gerçekte göründüğü gibi olmadığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Cordelia Fine – Başına Buyruk Beyin, çeviren: Pınar Turanlı, Sel Yayıncılık, psikoloji, 172 sayfa