Ulrich Eberl – Akıllı Makineler (2019)

Robotlar ve akıllı bilgisayarlar insanlık için bir nimet mi yoksa işlerimiz, mahremiyetimiz ve güvenliğimiz için bir tehdit mi?

Dünyada çok sayıda laboratuvar ve şirkette araştırmalar yapan fütürist Ulrich Eberl, teknolojik gelişmelerin bizi nereye götürdüğü konusunda çarpıcı saptamalar yapıyor.

Kendi arabalarını süren, yemek ve servis yapmayı öğrenen, resim ve beste yapan, hatta bütün bunları bazen çoğumuzdan daha iyi yapan makineler, kimileri için çağımızın en olağanüstü ve işe yarar icadıyken, kimileri içinse insanlığın sonunu getirecek büyük bir felakettir.

Eberl’in bütün bu seçenekleri ele alıp delilleriyle tartışan kitabı, çoktan başlamış olan yapay zekânın öncesi, öncesi, bugünkü hali ve gelecekte alacağı biçimler hakkında iyi bir başvuru kaynağı.

Akıllı makineler çağının beraberinde neler getireceğine, bunun iyi mi yoksa kötü mü olacağını daha yakından bakmak isteyenlere.

  • Künye: Ulrich Eberl – Akıllı Makineler: Yapay Zekâ Hayatımızı Nasıl Değiştiriyor, çeviren: Levent Tayla, Paloma Yayınevi, bilim, 356 sayfa, 2019
Reklamlar

Metin Özbek – 50 Soruda İnsanın Tarihöncesi Evrimi (2010)

Metin Özbek ‘50 Soruda İnsanın Tarihöncesi Evrimi’nde, insanın evrimini, canlılar dünyasına ait olduğu primatlar takımından başlayarak, insanoğlunun biyolojik ve kültürel anlamda kat ettiği yolu izliyor.

“İnsan maymundan mı gelmiştir?”, “Ne zaman iki ayak üzerinde yürümeye başladık?”, “İlk atalarımız bize ne kadar benziyordu?”, “İlk köyler ne zaman kuruldu?”, “Sanat ne zaman doğdu?”, “Atalarımız Afrika’dan ilk ne zaman çıktılar?” ve “İnsan ateşi ne zaman keşfetti?”, kitapta yanıtı aranan sorulardan birkaçı.

Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Başkanı olan Özbek’in insanlığın evrimini baştanbaşa izleyerek bu sorulara aydınlatıcı cevaplar veriyor.

  • Künye: Metin Özbek – 50 Soruda İnsanın Tarihöncesi Evrimi, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, tarih, 207 sayfa

Albert Einstein – Einstein Seyahatnamesi (2019)

Albert Einstein, hayatının en şöhretli zamanlarında, 1922’nin sonbaharında Japonya, Çin, Singapur, Filistin ve İspanya’yı ziyaret etmişti.

Einstein’ın biyografilerinden hiçbiri seyahatleri hakkında, titizlikle belgelendirilmiş olan bu kıymetli kitap denli anlaşılır ve önemli bir katkı sunmamıştı.

Einstein’ın beş buçuk ay süren bu yolculuğuna dair notlarından oluşan bu kitap, Einstein’ın kişisel dünyasına güçlü bir ışık tutuyor ve onun bilim, felsefe, sanat ve siyaset hakkındaki düşüncelerini oldukça samimi bir biçimde ortaya koyuyor.

Einstein, Japon İmparatoriçesi’nin ev sahipliği yaptığı bir bahçe partisi, İspanya Kralı ile tanışması ve önde gelen bilim ve devlet yöneticileriyle görüşmesi gibi olayların kendisinde bıraktığı izleri de bizimle paylaşıyor.

Günlüğün en ilginç taraflarından biri, Einstein’ın farklı milletlere mensup insanlar ve ırk kavramı hakkındaki tartışmaya açık fikirlerini de ilk elden sunması.

Kitabın çok sayıda fotoğraf, mektup, kartpostal, harita ve çizelgeyle zenginleştiğini de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Albert Einstein – Einstein Seyahatnamesi: Uzakdoğu, Filistin & İspanya 1922-1923, çeviren: Yusuf Selman İnanç, Kronik Kitap, seyahatname, 352 sayfa, 2019

Geoffrey Miller – Sevişen Beyin (2019)

Psikolog Geoffrey Miller, evrim konusuna farklı bir açıdan yaklaştığı ‘Sevişen Beyin’de, “Eş bulma süreci insan doğasını nasıl belirledi?” sorusunun yanıtını arıyor.

Beyinlerimizin, yalnızca hayatta kalma makineleri olarak değil, aynı zamanda kur yapma makineleri olarak da evrim geçirdiğini savunan Miller, atalarımızdan her birinin sadece belli bir süre hayatta kalmayı değil, aynı zamanda karşı cinsten en az bir kişiyi, döllemesine yetecek kadar seks yapmaya ikna etmeyi başardığını da söylüyor.

Daha açık bir ifadeyle Miller, zekânın, kur yapmak ve eş bulmak için evrimleştiğini ve bunun da insan doğasını şekillendirdiğini iddia ediyor.

“Evrim sürecimiz daha çok orta düzeyde zekâya sahip atalarımız tarafından, eşlerini en makul biçimde seçmeleriyle biçimlendirildi.” diyen Miller, bizim de onlardan cinsel beğeni ölçütlerini miras aldığımızı belirtiyor.

  • Künye: Geoffrey Miller – Sevişen Beyin: Eş Bulma Süreci İnsan Doğasını Nasıl Belirledi?, çeviren: M. Asım Karaömerlioğlu, Alfa Yayınları, bilim, 560 sayfa

Rachel Ignotofsky – Bilim Kadınları (2019)

Harika resimleri ve ciltli baskısıyla okuru cezbeden bu güzel kitap, antik dönemden günümüze bilim tarihine yön vermiş 50 kadının hayatını ve katkılarını görünür kılıyor.

Burada karşımıza çıkan kadınların ortak özelliği, cesur, öncü, risk alan kadınlar olması.

Rachel Ignotofsky’nin hem yazıp hem de resimlediği kitabı, kadınların biyoloji, tıp, fizik, teknoloji, astronomi, mühendislik ve matematik gibi alanlarda ortaya koydukları katkıları anlatıyor

Bilimin farklı alanlarında çalışan kadınların oranları, laboratuvar ekipmanları ve resimli bir bilim sözlüğüyle de zenginleşen kitap, primatolog Jane Goodall gibi tanınan figürlerden 1969’da Ay’a gönderilen Apollo 11’in yörüngesini hesaplayan Afro-Amerikalı fizikçi ve matematikçi Katherine Johnson gibi daha az tanınan kadınlara kadar pek çok ismi karşımıza çıkarıyor.

  • Künye: Rachel Ignotofsky – Bilim Kadınları: Dünyayı Değiştiren 50 Korkusuz Bilimci, çeviren: Çiçek Eriş, Pegasus Yayınları, bilim, 128 sayfa, 2019

Michael Hanlon – Bilimin (Henüz) Yanıtlayamadığı 10 Soru (2010)

Bilim konulu yazılar kaleme alan Michael Hanlon ‘Bilimin (Henüz) Yanıtlayamadığı 10 Soru’da, kafasını kurcalayan bilimsel soruları ve meseleleri, on başlık altında toplamış.

Kitapta, zamanın doğası ve gerçekliğin gizemi gibi, neredeyse herkesin aklını kurcalayan sorular kadar; son yıllarda artan şişmanlığın, insanın dünya üzerindeki yaşamına dair neler söylediği gibi ilginç konular da yer alıyor.

Evrenin canlı olup olmadığı; sonsuz hayatın mümkün olup olmadığı; doğaüstünün varolup olmadığı; insan türü dışındaki canlıların nasıl bir zihin yapısına sahip olduğu ve bilincin tam olarak ne olduğu, Hanlon’un okurlarıyla paylaştığı diğer ilgi çekici konular.

  • Künye: Michael Hanlon – Bilimin (Henüz) Yanıtlayamadığı 10 Soru, çeviren: Algan Sezgintüredi, Aylak Kitap, bilim, 205 sayfa

Claude Bouillon – Deri: Bedenin Örtüsü (2010)

Claude Bouillon ‘Deri’de, insan vücudunun en geniş organını bütün yönleriyle tanıtıyor.

Çok sayıda belge barındıran kitapta, su ve ten ilişkisi, derinin girift mimarisi, geçen zamanın deriye etkileri ve güzel bir cildin sırları anlatılıyor.

Kitap ilk olarak Antikçağ kaplıcaları, Ortaçağ hamamları ve “susuz tuvalet” üzerinden su ve ten ilişkisini irdeliyor; ardından, keratinositler, melanositler, Langerhans hücreleri, ekkrin ve apokrin bezleri gibi, derinin sahip olduğu mimariyi bilimin gözünden anlatıyor.

Bebeklikten yaşlılığa uzanan süreçte, derinin geçirdiği aşamaları ele alan kitapta ayrıca, cildi zararlı etkilerden korumak için kimi öneriler de sunuluyor.

  • Künye: Claude Bouillon – Deri: Bedenin Örtüsü, çeviren: Ömer Aygün, Yapı Kredi Yayınları, rehber, 128 sayfa