Doğu Eroğlu – IŞİD Ağları (2018)

Kişileri, ilişkileri, işbirlikleri, kurumları ve şebekeleriyle Türkiye’deki IŞİD örgütlenmesi hakkında çok zengin bir kaynak.

Doğu Eroğlu’nun 2014-2017 arasında Türkiye’nin farklı kentlerindeki saha araştırmaları sırasında yaptığı gözlem ve temaslarını sunan çalışma, örgütlenen şahıslarla yapılmış mülakatlarla ve örgütlenmiş kişilerin aileleriyle yapılmış görüşmelerle zenginleşmiş.

Kitapta,

  • IŞİD’in Ankara, İstanbul, Konya, Gaziantep ve Adıyaman örgütlenmelerinde öne çıkan kişi ve kurumlar,
  • Türkiye IŞİD’inde radikalleşme ve hücreler arası ilişkiler,
  • IŞİD kurumları ve lojistik ağları,
  • IŞİD’in hudut idaresi, pasaport ve belge sahtecilikleri, tıbbi yardım ağları,
  • IŞİD’e Türkiye’den yapılan silah, mühimmat, askeri malzeme ve patlayıcı sevkiyatları,
  • Ve Türkiye’nin IŞİD’e karşı yürüttüğü güvenlik politikası gibi, çok önemli konular açıklığa kavuşturuluyor.

Şu ana kadar Türkiye’de IŞİD üzerine yazılmış birçok çalışma bulunuyor.

Doğu Eroğlu’nun kitabı ise, konuyu en güncel haliyle ele alması ve ayrıca kapsamlı oluşuyla alana yapılmış en zengin katkılardan biri.

  • Künye: Doğu Eroğlu – IŞİD Ağları: Türkiye’de Radikalleşme, Örgütleme, Lojistik, İletişim Yayınları, siyaset, 488 sayfa, 2018
Reklamlar

Servet Dilber – Bitmeyen Hasat (2015)

Nüfusları 3.5 milyona ulaşan mevsimlik tarım işçilerinin, ölümler ve yoksullukla örülü yolculuğunun belgeseli.

Toplamda 12 şehir, 23 ilçe ve 8 farklı ürün hasadını görüntüleyen Servet Dilber, işçilerin bu zorlu yolculuktaki yaşama ve çalışma şartlarını fotoğraflarıyla ortaya koymuş.

Türkçe ve İngilizce hazırlanmış albüm, mektup@servetdilber.com adresinden temin edilebilir.

  • Künye: Servet Dilber – Bitmeyen Hasat, kendi yayını

Wolfgang Bauer – Çalınan Hayatlar (2018)

Türkiyeli okur Wolfgang Bauer’i yakın zamanda yayınlanan ve deniz yoluyla Mısır’dan İtalya’ya ulaşmak isteyen Suriyeli sığınmacıların hayat ile ölüm arasında gidip gelen zorlu yolculuklarını adım adım izlediği ‘Denize Gömülenler’ ile hatırlayacaktır.

Alman gazeteci şimdi de, bugün Nijerya’nın beşte birini kontrolü altında tutan cihatçı terör örgütü Boko Haram’ın kaçırdığı kadınların yaşadıklarını kayıt altına alıyor.

Boko Haram bu tarz eylemlere uzun zamandır başvurmakla birlikte, dünyanın gündemine ilk kez 2014 yılında yatılı bir okuldan 276 kız öğrenciyi kaçırdıktan sonra girdi.

Bauer, Boko Haram’ın bugün binlerce kadın ve çocuğu elinde esir tuttuğunu, onları bir yandan köle olarak satıp öte yandan örgüt üyeleriyle nasıl zorla evlendirdiğini ve onları intihar eylemlerinde kullandığını gözler önüne seriyor.

“Başkalarının acılarına gözümüzü kapatırsak, yakında kendi acılarımıza ağlamamız işten bile değil” diyen Bauer, bu kitabı için, Boko Haram’ın elinden kaçmayı başarmış pek çok kadın ve kız çocuğuyla birebir görüşmeler gerçekleştirmiş.

Kitap, yalnızca bu kadınların tanıklığı aracılığıyla örgütün iç işleyişine dair önemli bilgiler vermekle kalmıyor, aynı zamanda terörün tarihsel ve politik arka planına bakıyor ve terörün dünyanın en büyük etnik ve kültürel çeşitliliğe sahip bir bölgede dengeleri nasıl tahrip ettiğini aydınlatıyor.

  • Künye: Wolfgang Bauer – Çalınan Hayatlar: Boko Haram ve Afrika’nın Kalbindeki Terör, çeviren: Sergen Özhan, Kor Kitap, siyaset, 183 sayfa, 2018

Hulûsi Turgut – 130 Günlük Kovalamaca (2009)

Hulûsi Turgut ‘130 Günlük Kovalamaca’da, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanma sürecini başından sonuna anlatıyor.

Turgut, Türkiye’nin sert çıkışı sonrasında Suriye’nin Öcalan’ı sınır dışı etmesi ve bundan yaklaşık beş ay sonra Öcalan’ın, ABD’lilerin yönettiği bir operasyonla Kenya’da yakalanıp Nairobi Havaalanı’nda Türk gizli servis elemanlarına teslim edilişinin öyküsünü, çok sayıda belge, bilgi ve fotoğraftan, o dönem görev yapan siyasî ve askeri aktörlerle yapılmış röportajlardan yararlanarak okuyucuya aktarıyor.

Turgut, bu gerilimli dönemin perde arkasında olup bitenleri, siyasî entrikaları, şantajları ve Öcalan’ı yakalamak için üç kıtada sürdürülen takibi, akıcı bir üslupla anlatıyor.

  • Künye: Hulûsi Turgut – 130 Günlük Kovalamaca, Doğan Kitap, siyaset, 318 sayfa

Antoine Leiris – Nefretimi Alamayacaksınız (2018)

13 Kasım 2015 Cuma gününün akşam saatlerinde IŞİD’in Bataclan konser salonuna gerçekleştirdiği saldırıda pek çok insan hayatını kaybetmişti.

Melvil’in annesi, Antoine Leiris’in eşi Hélène de, bu saldırıda katledilen yaklaşık 100 kişiden biriydi.

Şimdi Leiris, bu korkunç anı kayda geçirmek için yeniden hatırlıyor, saldırıya dair haberleri ilk duyduğu andan eşinin öldürülüşünü haber alışına, Melvil’e acı gerçeği söylemesinden hayatının geri kalanını paylaşmayı hayal ettiği eşinin yokluğunu kabullenmesine uzanan süreci çok samimi bir şekilde bizimle paylaşıyor.

Leiris, Hélène’in öldürülmesinden üç gün sonra, eşinin katillerine hitaben açık bir mektup yayınlamıştı.

Dünya çapında hızla yayılan bu mektubunda Leiris, asla sinmeyeceğini ve on yedi aylık bebeğinin hayatının, bu katliamın damgasını taşımasına asla izin vermeyeceğini yazıyordu.

Teröristlerin amaçlarına ulaşmayacaklarını söyleyen Leiris, “Bu çocuk hayatı boyunca mutlu ve özgür olarak size hakaret edecek.” diyor.

Bu kitap, benzer saldırılarda yakınlarını kaybetmiş insanların duygularına tercüman oluyor ve “Bundan sonra yaşamaya nasıl devam edeceğim?” diye soran Leiris ve oğlunun, Hélène’in ölümünün ardından nasıl ayakta kaldıklarına dair çok zarif bir anlatı sunuyor.

  • Künye: Antoine Leiris – Nefretimi Alamayacaksınız, çeviren: Melisa Leclère Muratyan, Kafka Kitap, anı, 126 sayfa, 2018

Wolfgang Bauer – Denize Gömülenler (2018)

Gazeteci Wolfgang Bauer, deniz yoluyla Mısır’dan İtalya’ya ulaşmak isteyen Suriyeli sığınmacıların arasına karışıyor ve sığınmacıların hayat ile ölüm arasında gidip gelen zorlu yolculuklarını adım adım kayıt altına alıyor.

Yanına fotoğrafçı Stanislav Krupar’ı da alan Bauer, kendilerini şebekenin adamlarına teslim ediyor ve gün gün yaşadıklarını bizimle paylaşıyor.

Bauer ve Krupar, gazeteci oldukları anlaşılmasın diye, kendilerini Varj ve Servat adlı, Kafkas cumhuriyetlerinin birinden iki İngilizce öğretmeni, iki mülteci olarak tanıtıyor.

Kahire’de başlayan bu uzun ve çileli yolculuk,  İskenderiye’de sıkıntılı bir bekleyişle devam eder.

Günlerce bir düzine sığınmacıyla daracık bir dairede yaşayan iki gazeteci, denizde hayat ve ölüm arasındaki bu ince çizgide yol alacak, bu esnada hayatta kalanlar ve ölenler olacaktır…

Bu kitap, ölümden kaçıp bilinmeyen bir dünyaya yelken açan ve bunun için ölümü dahi göze alan insanların gerçek öyküsünü sunuyor.

  • Künye: Wolfgang Bauer – Denize Gömülenler: Suriyelilerle Avrupa Yolunda, fotoğraflar: Stanislav Krupar, çeviren: Süreyya Turhan, Ayrıntı Yayınları, belgesel, 128 sayfa, 2018

Rıdvan Gecü – Sünepe (2014)

Tüketim toplumunda yalnızlaşmış, yabancılaşmış günümüz gençliğinin hikâyesi.

Ergenlik dönemlerini süren bir gencin gözlerinden anlatılan hikâye, yeni teknoloji cihazların, sosyal paylaşım kültürünün izini sürerek, bunların vaat ettiklerinin nasıl bir kandırmacadan ibaret olduğunu, bugünün gençlerini nasıl birer tüketim makinesine dönüştürdüğünü hikâye ediyor.

  • Künye: Rıdvan Gecü – Sünepe, Tekin Yayınevi