Paul Erickson ve Liam Murphy – Antropoloji Kuramları Tarihi (2020)

Antropoloji, tüm karmaşıklığı ve çeşitliliği içinde insanlığın ilginç ve sıra dışı özelliklerini anlamaya yönelik bilimsel çalışma tutkusunu belki de diğer herhangi bir Batılı akademik disiplinden çok daha fazlı bünyesinde barındırır.

Paul Erickson ve Liam Murphy’nin bu sürekli güncellenen antropoloji kuramları tarihi ise alanda bir referans kitap.

Kitap antropolojiyi, antropolojinin antik

Yunan-Roma dünyasındaki entelektüel kökenlerinden başlayarak erken 21. yüzyıldaki dijital çağın antropolojisine kadar izliyor.

Çalışma ayrıca, antropoloji ve antropoloji kuramı tarihinde yer etmiş “kurucu babalar” (ve anneler) ile ekolleri de ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Tüm antropoloji öğrencilerinin ve antropolojiye ilgi duyan her seviyeden kişinin muhakkak edinmesi gereken; dilsel, arkeolojik ve fiziksel antropoloji ile ilgili önemli bölümler içeren kitabın elimizdeki beşinci baskısı da, bazı yenilikçi ve kullanışlı değişiklikler içeriyor.

Örneğin çalışmaya, dijital çağın antropolojisi üzerine yeni bir bölüm eklenmiş ve bunun yanı sıra, feminizm ve antropoloji bölümüyle, kitap toplumsal cinsiyet ve cinsellik yönünden geliştirilmiş.

  • Künye: Paul A. Erickson ve Liam D. Murphy – Antropoloji Kuramları Tarihi, çeviren: Özge Kanlı, Sümer Yayıncılık, antropoloji, 348 sayfa, 2020

Erwin Rohde – Psykhe: Yunanlarda Ruhlar Kültü ve Ölümsüzlük İnancı (2020)

Nietzsche’nin de dostu olan Erwin Rohde, tam bir Antik Yunan dünyası bilginidir.

‘Psykhe’ ise, kendisinin ruhlar kültünü Yunan dünyası üzerinden irdelediği, tam 600 sayfayı bulan bir başyapıttır.

Rohde’nin hem antropolojik hem de folklorik çalışmalardan yararlanan bu eseri, öylesine çığır açıcıdır ki ruha dair erken Yunan düşüncesi üzerine çağdaş araştırmaların başlamasına vesile oldu.

Homeros ve Hesiodos’un şiirlerinden mitolojik kahramanlara, dini adetlerden Eleusis Gizemlerine, filozoflardan halk edebiyatına uzanan ‘Psykhe’, konunun dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor.

Kitaptan öğrendiğimiz kadarıyla, Yunanlar ölülerle bağını hiç kesmedi.

Örneğin bir Solon yasası, ölü birinin kötülenmesini yasaklamıştı.

Ölü bir kişinin soyundan gelenler atalarını karalayan birine yasal takibat yapmak durumundaydı.

Bu da ölülerin ruhuna borçlu oldukları dini görevler arasındaydı.

Kitapta bu ve bunun gibi pek çok konu yer alıyor ve daha da önemlisi, Antik Yunan dünyasındaki ruh kültünün kendilerinden sonraki toplumları nasıl etkilediği hakkında önemli ayrıntılar da yer alıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Ölmek, görünen her şeye, duyularla algılanabilir maddi olana içsel olarak ölmek, felsefenin amacı ve meyvesidir.

‘Ölüme hazır olmak’ kâmil filozofun mührüdür.

Böyle biri için felsefe, onu bedenden ve onun arzularından, telaşından, şiddetli heyecanlarından ilelebet kurtaran ve onu tamamıyla ebediyete ve onun sessizliğine geri veren kurtarıcıdır.”

“Ölüm başka bir varoluş biçimine geçiş mi, yoksa kişisel yaşamın tamamen sona ermesi midir?

Bilge için her ikisi de eşit derecede makbuldür, zira yaşamın değerini uzunluğuna göre değil, içeriğinin zenginlikleriyle ölçer.”

“Yunanlar, aklileştirilmiş bir Tanrı inancını yaratma onurunu Yahudilerle paylaşmaktadırlar; buna karşılık, uygarlaşmış insanın ruhun doğası ve kaderini algılama şeklini binlerce yıl boyunca belirleme onuru tek başına onlara aittir.”

  • Künye: Erwin Rohde – Psykhe: Yunanlarda Ruhlar Kültü ve Ölümsüzlük İnancı, çeviren: Özgüç Orhan, Pinhan Yayıncılık, tarih, 600 sayfa, 2020

Caroline Taylor Stewart – Kurt Adam Batıl İnancının Kökeni (2019)

Kurt Adam imgesi, neredeyse bütün dünyada rastlanan bir batıl inançtır.

Bu inanışa göre Kurt İnsan veya Kurt Adam, bir kurt formuna bürünmüş veya kurt elbisesi giymiş, çoğunlukla geceleri görülen ve genellikle insanlara zarar veren bir insandır.

Caroline Taylor Stewart bu enfes çalışmasında, “lycanthropy” olarak da bilinen bu batıl inancın izini sürüyor.

Yazar, Kurt Adam hurafesinin kökenlerine dair şimdiye kadar ortaya konmuş farklı görüşleri tartışıyor ve bu inanışın dünyanın farklı coğrafyalarındaki görünümlerini anlatıyor.

Stewart bununla da yetinmeyerek Kurt Adam batıl inancının ilkel totemizmle nasıl ilişkili olduğunu da tartışıyor.

  • Künye: Caroline Taylor Stewart – Kurt Adam Batıl İnancının Kökeni, çeviren: Toprak Deniz Odabaşı, Laputa Kitap, antropoloji, 64 sayfa, 2019

Barbara J. King – Hayvanlar Nasıl Yas Tutar? (2019)

Hayvanların kederini ve yasını bulduğumuzda muhtemelen hayvanların sevgisini de bulacağız.

Bu kitap, bir antropoloğun gözünden hayvanların duygularına çok yönlü bir şekilde bakan özgün bir eser.

Bir anlamda büyük antropolog Jane Goodal’ın bıraktığı yoldan devam eden Barbara King, hayvanların duyguları üzerine önemli bulgular sunuyor ve daha da önemlisi bazı hayvanların yas tuttuğunu çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.

Kardeşinin ölümü nedeniyle günlerce acıyla bağıran bir kedi, ölen arkadaşlarının mezarı başında nöbet tutan atlar, havuza düşen bir tavuğu kurtarmak için bir olup ev sahibini kaza bölgesine götüren kümes hayvanları ve ölen annesinin kemiklerini okşayan genç filler, bunlardan birkaçı.

Kitap, hayvanların sevgi, ölüm ve kayıplarla örülü dünyasına yeni bir bakış açısı getirmesiyle çok önemli.

  • Künye: Barbara J. King – Hayvanlar Nasıl Yas Tutar?, çeviren: Rengin Arslan, Raskolnikov Kitap, antropoloji, 264 sayfa, 2019

Jack Goody – Çiçeklerin Kültürü (2010)

Antropolog ve tarihçi Jack Goody ‘Çiçeklerin Kültürü’nde, çiçeğin dinsel sembolizmdeki anlamlarını, yaşamdaki rolünü ve bu rolün tarihsel arka planını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Çiçeklerin dünyasına farklı perspektiflerden bakan çalışma, çiçeklerin adları ve sınıflandırılmasıyla yetinmeyerek, bunların Yahudi, Hıristiyan ve İslam kültürlerinde aldığı biçimleri de ele alıyor.

Goody çiçeklerin yanı sıra, buketler, çelenkler, çobanpüskülü ve sarmaşık gibi dekorasyon amaçlı kullanılan bitkileri de anlatıyor.

Yazar çalışmayla, Doğu ve Batı toplumlarında çiçek kullanımı ve çiçek sembolizmini ele alarak, önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

  • Künye: Jack Goody – Çiçeklerin Kültürü, çeviren: Mehmet Beşikçi, Ayrıntı Yayınları, kültür, 630 sayfa

James David Lewis-Williams – Mağaradaki Zihin (2019)

Mağarada yaşayan atalarımız nasıl bir zihinsel işleyişe sahipti?

Antropolog James David Lewis-Williams, içinde Lascaux, Chauvet ve Altamira’nın da bulunduğu pek çok mağara duvarında ve taş eşyalardan yola çıkarak mağara adamlarının kafalarındaki görüntüler ve bunların anlamları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Her şeyden önce, insanların sanatı neden ve nasıl geliştirdiğine dair yetkin ve düşündürücü bir kitap olarak okunabilecek ‘Mağaradaki Zihin’, bu erken insanları sanat üretmeye zorlayan bilincin ilk olarak nasıl ortaya çıktığını ve neden Neandertaller gibi insan türlerinin bu yaratıcı ve gelişmiş sanatsal yeteneğe sahip olamadığını derinlemesine sorguluyor.

Mağaralara çizilen resimlerin, topluluğun tüm üyelerinin ilişki kurabildiği bir vizyona sahip olduğunu belirten Lewis-Williams, bunun şamanlar için kişisel ve politik bir güç olduğunu ve aynı zamanda toplumsal katmanlaşmaya da işaret ettiğini belirtiyor.

  • Künye: James David Lewis-Williams – Mağaradaki Zihin, çeviren: Tolga Esmer, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 312 sayfa, 2019

Yael Navaro – Kurmaca Mekân (2016)

Kapsamlı bir alan çalışmasına dayanan, Kıbrıs’ın bölünmesinin ardından kendisini ayrı bir ülke olarak tanımlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde oluşan mekânı ve zamanı etnografik bir bakışla irdeleyen bir kitap.

Kıbrıslı Türklerle yapılan görüşmelerle ayrıca zenginleşen çalışma, onların Kuzey Kıbrıs içindeki ve dışındaki hayatlarını ve deneyimlerini izliyor ve Kuzey Kıbrıs’ı bir duygu coğrafyası olarak inceliyor.

Şunu da özellikle belirtelim:

Navaro’nun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, sınırın hâlâ kapalı olduğu dönemde (1998-2003 arasında) yürüttüğü etnografik bir araştırmaya dayanan ‘Kurmaca Mekân’, Avrupa antropolojisi alanında 2012’nin en iyi kitabı seçilerek 2013’te Society for Europeanist Anthropology’nin William A. Douglass Ödülü’nü kazandı.

  • Künye: Yael Navaro – Kurmaca Mekân: Kuzey Kıbrıs’ın Duygu Coğrafyası, çeviren: Cem Soydemir, Koç Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 270 sayfa, 2016