Barbara J. King – Hayvanlar Nasıl Yas Tutar? (2019)

Hayvanların kederini ve yasını bulduğumuzda muhtemelen hayvanların sevgisini de bulacağız.

Bu kitap, bir antropoloğun gözünden hayvanların duygularına çok yönlü bir şekilde bakan özgün bir eser.

Bir anlamda büyük antropolog Jane Goodal’ın bıraktığı yoldan devam eden Barbara King, hayvanların duyguları üzerine önemli bulgular sunuyor ve daha da önemlisi bazı hayvanların yas tuttuğunu çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.

Kardeşinin ölümü nedeniyle günlerce acıyla bağıran bir kedi, ölen arkadaşlarının mezarı başında nöbet tutan atlar, havuza düşen bir tavuğu kurtarmak için bir olup ev sahibini kaza bölgesine götüren kümes hayvanları ve ölen annesinin kemiklerini okşayan genç filler, bunlardan birkaçı.

Kitap, hayvanların sevgi, ölüm ve kayıplarla örülü dünyasına yeni bir bakış açısı getirmesiyle çok önemli.

  • Künye: Barbara J. King – Hayvanlar Nasıl Yas Tutar?, çeviren: Rengin Arslan, Raskolnikov Kitap, antropoloji, 264 sayfa, 2019

Jack Goody – Çiçeklerin Kültürü (2010)

Antropolog ve tarihçi Jack Goody ‘Çiçeklerin Kültürü’nde, çiçeğin dinsel sembolizmdeki anlamlarını, yaşamdaki rolünü ve bu rolün tarihsel arka planını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Çiçeklerin dünyasına farklı perspektiflerden bakan çalışma, çiçeklerin adları ve sınıflandırılmasıyla yetinmeyerek, bunların Yahudi, Hıristiyan ve İslam kültürlerinde aldığı biçimleri de ele alıyor.

Goody çiçeklerin yanı sıra, buketler, çelenkler, çobanpüskülü ve sarmaşık gibi dekorasyon amaçlı kullanılan bitkileri de anlatıyor.

Yazar çalışmayla, Doğu ve Batı toplumlarında çiçek kullanımı ve çiçek sembolizmini ele alarak, önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

  • Künye: Jack Goody – Çiçeklerin Kültürü, çeviren: Mehmet Beşikçi, Ayrıntı Yayınları, kültür, 630 sayfa

James David Lewis-Williams – Mağaradaki Zihin (2019)

Mağarada yaşayan atalarımız nasıl bir zihinsel işleyişe sahipti?

Antropolog James David Lewis-Williams, içinde Lascaux, Chauvet ve Altamira’nın da bulunduğu pek çok mağara duvarında ve taş eşyalardan yola çıkarak mağara adamlarının kafalarındaki görüntüler ve bunların anlamları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Her şeyden önce, insanların sanatı neden ve nasıl geliştirdiğine dair yetkin ve düşündürücü bir kitap olarak okunabilecek ‘Mağaradaki Zihin’, bu erken insanları sanat üretmeye zorlayan bilincin ilk olarak nasıl ortaya çıktığını ve neden Neandertaller gibi insan türlerinin bu yaratıcı ve gelişmiş sanatsal yeteneğe sahip olamadığını derinlemesine sorguluyor.

Mağaralara çizilen resimlerin, topluluğun tüm üyelerinin ilişki kurabildiği bir vizyona sahip olduğunu belirten Lewis-Williams, bunun şamanlar için kişisel ve politik bir güç olduğunu ve aynı zamanda toplumsal katmanlaşmaya da işaret ettiğini belirtiyor.

  • Künye: James David Lewis-Williams – Mağaradaki Zihin, çeviren: Tolga Esmer, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 312 sayfa, 2019

Yael Navaro – Kurmaca Mekân (2016)

Kapsamlı bir alan çalışmasına dayanan, Kıbrıs’ın bölünmesinin ardından kendisini ayrı bir ülke olarak tanımlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde oluşan mekânı ve zamanı etnografik bir bakışla irdeleyen bir kitap.

Kıbrıslı Türklerle yapılan görüşmelerle ayrıca zenginleşen çalışma, onların Kuzey Kıbrıs içindeki ve dışındaki hayatlarını ve deneyimlerini izliyor ve Kuzey Kıbrıs’ı bir duygu coğrafyası olarak inceliyor.

Şunu da özellikle belirtelim:

Navaro’nun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, sınırın hâlâ kapalı olduğu dönemde (1998-2003 arasında) yürüttüğü etnografik bir araştırmaya dayanan ‘Kurmaca Mekân’, Avrupa antropolojisi alanında 2012’nin en iyi kitabı seçilerek 2013’te Society for Europeanist Anthropology’nin William A. Douglass Ödülü’nü kazandı.

  • Künye: Yael Navaro – Kurmaca Mekân: Kuzey Kıbrıs’ın Duygu Coğrafyası, çeviren: Cem Soydemir, Koç Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 270 sayfa, 2016

Eric R. Wolf – Avrupa ve Tarihsiz Halklar (2019)

Kapitalizmin gelişiminden önceki halkların tarihine ışık tutan ve bunu yaparken de modern çağda Avrupa toplumlarının küresel çapta giriştikleri yayılma ve sömürgeleştirme hareketinin tarihine ışık tutan harikulade bir eser.

Antropolog Eric Wolf’un ilk kez 1982 yılında yayımlanan ‘Avrupa ve Tarihsiz Halklar’ı, henüz aşılamamış, alanın klasikleşmiş yapıtlarındandır.

Kapitalist dünyanın ortaya çıkışını kapsamlı bir şekilde izleyen Wolf, akraba düzenli, haraççı ve kapitalist şeklinde, üç temel üretim tarzı belirliyor.

Kitabın asıl özgünlüğü, Avrupalıların yayılmasından ve kapitalizmin gelişiminden önce “tarihsiz halkların” varoluş biçimlerini, büyüyen dünya piyasasının ve ardından endüstriyel kapitalizmin nüfuzuna nasıl maruz kalıp yok edildiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyması.

Antropoloji ve tarihin enfes bir bireşimi olan kitap, son beş yüzyıllık dünya tarihine geniş ve ayrıntılı bir bakışla irdeleyen bir sosyal bilimler klasiği.

  • Künye: Eric R. Wolf – Avrupa ve Tarihsiz Halklar, çeviren: Hamit Çalışkan, editör: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, tarih, 736 sayfa, 2019

James C. Scott – Tahıla Karşı (2019)

Tahıla dayalı medeniyet, tarihin akışını tümüyle değiştirdi.

Peki, bu, insanlığın elindeki tek seçenek miydi?

Başka bir deyişle neolitik devrim, insanlık tarihindeki en büyük atılım mıydı?

James Scott, bir antropoloğun gözünden, tahıla dayalı beslenmenin ve nüfusun kentlere toplanmasının tarihi üzerine alternatif bir anlatı kuruyor.

Scott, bilinenin aksine, tahıla dayalı uygarlığın, dönemin mümkün olan en iyi yaşam biçimi olmaktan ziyade, egemenlerin işine gelen, çoğunluğun azınlığa hükmetmesinin sonucunda gerçekleştiğini savunuyor.

Uygarlık tarihinin, yalnızca kendilerini “uygar” olarak tanımlayanlar tarafından yazıldığını belirten yazara göre, “barbar” olarak adlandırılan kavimler insanlıktan nasibini almamış uygarlık düşmanları değil, bilakis, ürün fazlasına sahip tarımsal üreticiler olup devletin rekabet ettiği güçlerdi.

Scott, egemen tarih anlayışına meydan okuyor ve bildiğimizden apayrı bir resim çiziyor.

  • Künye: James C. Scott – Tahıla Karşı: İlk Devletlerin Derin Tarihi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 272 sayfa, 2019

Harold Barclay – Efendisiz Halklar (2010)

Harold Barclay ‘Efendisiz Halklar’da, anarşinin mümkün olduğuna dair antropolojinin gösterdiği olguları analiz ediyor.

Aborijinler, Pigmeler, Eskimolar, Santallar, Kızılderililer ve Berberiler gibi toplulukları inceleyen yazar, farklı coğrafyalarda varolmuş devletsiz toplumların peşine düşüyor.

Mevcut anarşi örneklerini sunan Barclay, ayrıca, anarşinin hiçbir şekilde olağandışı olmadığını, tam anlamıyla genel bir rejim ve siyasi örgütlenme olduğunu savunuyor.

Çalışmasına anarşinin doğasının ne olduğuyla başlayan yazar, avcı-toplayıcı toplumlar arasında anarşi; anarşist bahçıvanlar, anarşist çobanlar ile tarımcı ve modern toplumlarda anarşi konularını değerlendiriyor.

  • Künye: Harold Barclay – Efendisiz Halklar, çeviren: Zarife Biliz, Versus Kitap, inceleme, 213 sayfa