Wadad Makdisi Cortas – O Sevdiğim Dünya (2010)

1909 yılında Beyrut’ta doğan Wadad Makdisi Cortas, ülkesinin geleceğine önemli katkılarda bulunmuş bir Arap kadını.

Üniversite eğitimini Amerika’da yapan Cortas, ülkesine döndükten sonra okul müdiresi olarak kırk yıl görev almasının yanı sıra, Lübnan Güzel Sanatlar Akademisi’nin kurulup gelişmesine de katkıda bulundu.

Cortes, başta kadın hakları olmak üzere, toplumsal meseleler konusunda verdiği sıkı mücadelesiyle de biliniyor.

Elimizdeki kitap, Arap dünyasının yakın tarihi ekseninde, Cortes’in sıra dışı hayatından ayrıntılar sunmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Wadad Makdisi Cortas – O Sevdiğim Dünya, çeviren: Gamze Varım, Metis Yayınları, anı, 232 sayfa

Norman Manea – Holigan’ın Dönüşü (2010)

‘Holigan’ın Dönüşü’, baskılar nedeniyle ülkesi Romanya’yı terk etmek zorunda kalan ve yıllar sonra geri dönen Norman Manea’nın tanıklığından oluşuyor.

1941’de, beş yaşındayken ailesiyle birlikte Ukrayna’daki Transnistira toplama kampına gönderilen Manea, burada dört sene tutulduktan sonra ailesinin hayatta kalan fertleriyle Romanya’ya geri dönmüştü.

Çavuşesku’nun totaliter rejimin baskısı nedeniyle 1989’da da ülkeyi terk eden Manea, duyarlı ve ayrıntılı üslubuyla dikkat çeken kitabında, savaş öncesi Romanya’yı, Nazileri, tehciri, ülkeyi alt üst eden terör ortamını, komünizmi ve büyük umutlarla ortaya çıkan Doğu Avrupa sosyalizminin iflasını anlatıyor.

  • Künye: Norman Manea – Holigan’ın Dönüşü, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, anlatı, 372 sayfa

Claudio Magris – Mikrokozmoslar (2010)

İtalyan edebiyatçı Claudio Magris, Türkçeye daha önce çevrilen ‘Tuna Boyunca’da, Tuna’nın kaynağına inerek, nehrin geçtiği ülkeleri, şehirleri, entelektüel bir bakış açısıyla ele almıştı.

Magris, elimizdeki benzer çalışması ‘Mikrokozmoslar’da ise, doğduğu, yaşadığı toprakları; Trieste ve Istria Yarımadası’na yakın bölgeleri, kendine özgü tarzıyla anlatıyor.

Bu bölgeleri, insanı ve coğrafyasıyla ince ince dokuyan Magris, sıradan hayatlarını yürüten insanların kimi zaman komik, kimi zaman hüzünlü ve nostaljik hikâyelerini sunuyor.

Etkileyici üslubuyla da dikkat çeken kitap, sıradan ve küçük hayatların taşıdığı büyük anlamları gözler önüne seriyor.

  • Künye: Claudio Magris – Mikrokozmoslar, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Turkuvaz Kitap, anlatı, 248 sayfa

M. Şehmus Güzel – Fransa Mayıs 68 (2010)

Şehmus Güzel ‘Fransa Mayıs 68’de, 1968 gençlik hareketini, toplumsal tarih bakış açısıyla değerlendiriyor.

Pierre Bourdieu Mayıs 68 için, “Düzenin sembolik anlamda sıkı bir silkelenmesidir…” demişti.

Güzel de kitabında, bir hafta gibi kısa sürdüğü halde, toplumu ve düzeni silkeleyen bu hareketi “Uzun saçlıların başkaldırısı” olarak tanımlıyor.

Gelişmeleri adım adım takip eden ve hemen her olay sonrasında yaşananları sunan Güzel’in çalışması, Mayıs 68’in nitelikli bir belgeselini sunuyor diyebiliriz.

Kitapta, Mayıs 68’in özellikleri, öğrenci hareketinin ivme kazanması, isyanın toplumsal tabana yayılması, hareketin başlıca liderleri ve olayların nasıl bir seyir izlediği anlatılıyor.

  • Künye: M. Şehmus Güzel – Fransa Mayıs 68, Kibele Yayınları, tarih, 399 sayfa

Ali Teoman – Café Esperanza (2010)

Ali Teoman’ın ‘Café Esperanza’sını, bir nevi “Umut Kahvehanesi” olarak tanımlayabiliriz.

Strasbourg Üniversitesi’nde okuyan üç yabancı öğrencinin umut kavramı çerçevesinde yaptıkları çok yönlü sohbetlerinden, felsefi tartışmalarından yola çıkılarak kaleme alınan ‘Café Esperanza’ için Ali Teoman, “İnsanların oturup umutlarını, umutsuzluklarını tartışıp paylaştıkları bir kitap.” diyor.

Aynı zamanda anlatıcı olan Türkiyeli Altuğ, Doğu Avrupalı Xeno ve Brezilyalı Rapahinzo gibi üç ana karakterden oluşan anlatının adı “umut” olmakla birlikte, içeriğinde umutsuzluk, varoluş, yaşam ve sanat gibi çok farklı konular tartışılıyor.

Düşsel ve egzotik bir kafe olarak Esperanza böylece, modern bireyin hayatındaki temel çıkmazların ete kemiğe büründüğü bir mekân olarak karşımıza çıkıyor.

Yazar, bu metaforik mekânda yolları kesişen bireylerinin hikâyeleri ekseninde, dünyanın küçük ve derli toplu bir özetini sunuyor diyebiliriz.

  • Künye: Ali Teoman – Café Esperanza, Sel Yayıncılık, anlatı, 79 sayfa

Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat (2010)

‘Üç Nesil Üç Hayat’, Refik Halit Karay’ın Abdülaziz, II. Abdülhamid ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki İstanbul’a dair anlatımlarından oluşuyor.

Burada, Karay’ın yemek sofraları, ramazanlar, kadın-erkek ilişkileri ve sosyal konular gibi, söz konusu döneme dair gözlemleri ve yorumları yer alıyor.

Buradaki anlatımı ilgi çekici kılan hususlardan biri de, her biri kendine has nitelikler taşıyan üç dönemdeki kültürel, sosyal ve siyasal dönüşümleri ortaya koymalarıdır diyebiliriz.

Karay’ın renkli, mizahi ve keyifli bir üslupla kaleme aldığı kitap, 1850’lerden 1900 ve 1940’lara kadar, baş döndürücü bir hızla değişen sosyal yaşantıyı, gelenek ve görenekleri kaleme getiriyor.

  • Künye: Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat, İnkılap Kitabevi, tarih, 230 sayfa

Selçuk Altun – Kitap İçin 2 (2010)

Selçuk Altun, Cumhuriyet Kitap Eki’ndeki ‘Kitap İçin’ başlıklı yazılarını 2005 yılından bu yana sürdürüyor.

Altun burada aforizma, alıntı ve kıssalardan mürekkep maddelerle okurun karşısına çıkıyor, onları edebiyat dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Yazarın kaleme aldığı ilk bin madde, 2006’da ‘Kitap İçin’ başlıklı çalışmada yer almıştı.

Elimizdeki kitapta ise, ikinci bin madde, kırk değişik başlıkla sunuluyor.

Altun’un, yazarlardan alıntılarla desteklediği çalışma, edebiyat dünyasını meşgul eden çok yönlü konulara, yazarların bilinmeyen yönlerine ve yazın dünyasındaki sorunlara dair zevkli bir okuma sunuyor.

İkinci cildiyle kitap, edebiyatseverler için bir başucu eseri olmaya devam ediyor.

  • Künye: Selçuk Altun – Kitap İçin 2, Sel Yayıncılık, anlatı, 276 sayfa