Ali Teoman – Café Esperanza (2010)

Ali Teoman’ın ‘Café Esperanza’sını, bir nevi “Umut Kahvehanesi” olarak tanımlayabiliriz.

Strasbourg Üniversitesi’nde okuyan üç yabancı öğrencinin umut kavramı çerçevesinde yaptıkları çok yönlü sohbetlerinden, felsefi tartışmalarından yola çıkılarak kaleme alınan ‘Café Esperanza’ için Ali Teoman, “İnsanların oturup umutlarını, umutsuzluklarını tartışıp paylaştıkları bir kitap.” diyor.

Aynı zamanda anlatıcı olan Türkiyeli Altuğ, Doğu Avrupalı Xeno ve Brezilyalı Rapahinzo gibi üç ana karakterden oluşan anlatının adı “umut” olmakla birlikte, içeriğinde umutsuzluk, varoluş, yaşam ve sanat gibi çok farklı konular tartışılıyor.

Düşsel ve egzotik bir kafe olarak Esperanza böylece, modern bireyin hayatındaki temel çıkmazların ete kemiğe büründüğü bir mekân olarak karşımıza çıkıyor.

Yazar, bu metaforik mekânda yolları kesişen bireylerinin hikâyeleri ekseninde, dünyanın küçük ve derli toplu bir özetini sunuyor diyebiliriz.

  • Künye: Ali Teoman – Café Esperanza, Sel Yayıncılık, anlatı, 79 sayfa

Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat (2010)

‘Üç Nesil Üç Hayat’, Refik Halit Karay’ın Abdülaziz, II. Abdülhamid ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki İstanbul’a dair anlatımlarından oluşuyor.

Burada, Karay’ın yemek sofraları, ramazanlar, kadın-erkek ilişkileri ve sosyal konular gibi, söz konusu döneme dair gözlemleri ve yorumları yer alıyor.

Buradaki anlatımı ilgi çekici kılan hususlardan biri de, her biri kendine has nitelikler taşıyan üç dönemdeki kültürel, sosyal ve siyasal dönüşümleri ortaya koymalarıdır diyebiliriz.

Karay’ın renkli, mizahi ve keyifli bir üslupla kaleme aldığı kitap, 1850’lerden 1900 ve 1940’lara kadar, baş döndürücü bir hızla değişen sosyal yaşantıyı, gelenek ve görenekleri kaleme getiriyor.

  • Künye: Refik Halit Karay – Üç Nesil Üç Hayat, İnkılap Kitabevi, tarih, 230 sayfa

Selçuk Altun – Kitap İçin 2 (2010)

Selçuk Altun, Cumhuriyet Kitap Eki’ndeki ‘Kitap İçin’ başlıklı yazılarını 2005 yılından bu yana sürdürüyor.

Altun burada aforizma, alıntı ve kıssalardan mürekkep maddelerle okurun karşısına çıkıyor, onları edebiyat dünyasında keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Yazarın kaleme aldığı ilk bin madde, 2006’da ‘Kitap İçin’ başlıklı çalışmada yer almıştı.

Elimizdeki kitapta ise, ikinci bin madde, kırk değişik başlıkla sunuluyor.

Altun’un, yazarlardan alıntılarla desteklediği çalışma, edebiyat dünyasını meşgul eden çok yönlü konulara, yazarların bilinmeyen yönlerine ve yazın dünyasındaki sorunlara dair zevkli bir okuma sunuyor.

İkinci cildiyle kitap, edebiyatseverler için bir başucu eseri olmaya devam ediyor.

  • Künye: Selçuk Altun – Kitap İçin 2, Sel Yayıncılık, anlatı, 276 sayfa

Sonia Rossi – Fucking Berlin (2010)

Sonia Rossi ‘Fucking Berlin’de, üniversitede öğrenciyken nasıl fahişe olmaya karar verdiğini ve ardından neler yaşadığını anlatıyor.

Üniversitede sevdiği iki erkek arasında kalan Rossi, çabuk para kazanmanın cazibesiyle fahişelikte karar kılar.

Berlin’in merkezinde öğrenciyken, sayısız müşteriye sahip olan Rossi, eğitimlerini fahişelik yaparak finanse eden genç kızların dünyasına iniyor.

Online striptizci olarak sektöre adım atan kadın, masörlük ve ardından da fahişeliğe adım atmış ve uzun yıllar farklı genelevlerde çalışıp, fahişeliğin birbirinden farklı aşamalarını deneyimlemiş.

Rossi bu esnada, yaşadığı acı tatlı olayları bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Sonia Rossi – Fucking Berlin, çeviren: Yasemin Bettina Neubauer, Labella Yayın, anlatı, 254 sayfa

Özcan Yüksek – Cinistan (2010)

Binbir Gece Masalları’nın izini süren ‘Cinistan’, Özcan Yüksek’in ‘Sessizce Dön’ ve ‘Hakikatçi’den sonraki üçüncü kitabı.

Yazar burada yer alan metinlerinde, gizemli bir dünyadan masallar ve öyküler anlatıyor.

Ganim bin Eyüb ve kız kardeşi Fitne; Birinci Sudanlı haremağası zenci Sevvab; İkinci Kalender; hamal ile genç kızlar ve Sultan Nurü’n-Nehar ile güzel Ecinniye, Yüksek’in kitabında karşımıza çıkan öykülerden birkaçı.

Ayrıca, senede bir defa yalan söyleyen bir kölenin öyküsü de, Yüksek’in dikkat çeken metinlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Yazar, masalların sihirli dünyasından okurlarına seslenirken, aynı zamanda ‘Binbir Gece Masalları’nı da analiz ediyor.

  • Künye: Özcan Yüksek – Cinistan: Aşk ve Kaybedilen Dünya, Doğan Kitap, anlatı, 334 sayfa

Ali Mert – B*ktan Kitap (2016)

Yazarının, “bulaşık, lağım ve medya hikâyeleri” şeklinde özetlediği, Türkiye medyasının 12 Eylül’den Bab-ı Ali ve plaza günlerine dönüşümünü takip eden metinler.

Bir yayın yönetmeninin güne başlayışı, tuvalet ziyareti ve yazısını kaleme alışı üzerinden ilerleyen, rüzgârın estiği yöne göre her devrin adamı olarak kalmayı başaran yazarların hikâyeleri olarak okunacak kitap.

  • Künye: Ali Mert – B*ktan Kitap, Yordam Kitap

Thomas Bernhard – Ödüllerim (2010)

Thomas Bernhard’ın ‘Ödüllerim’ isimli elimizdeki eseri, Almancada Bernhard’ın bütün kitaplarını yayımlayan Suhrkamp Verlag tarafından 2009 yılında sürpriz bir şekilde yayımlanmıştı.

Kısa süre içerisinde Türkçeye de çevrilen ve iki bölümden oluşan kitapta Bernhard, ilk olarak aldığı ödüllerin hikâyelerini, kendine has üslubuyla uzun uzun anlatıyor.

Kitabın, yine zevkli bir okuma vaat eden ikinci bölümünde ise, Bernhard’ın ödül törenlerinde yapmış olduğu konuşmalar yer alıyor. Kitabında “… para düşkünüyüm, karaktersizim, ben de bir domuzum.” diyen Bernhard, zehir zemberek bir dille, kişisel zaaflarını örtmeden, aldığı ödüllerin hikâyelerini okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Thomas Bernhard – Ödüllerim, çeviren: Sezer Duru, Yapı Kredi Yayınları, edebiyat, 90 sayfa