İlham Süheyl Aygül – Beyaz Yakalının Seyir Defteri (2010)

  • BEYAZ YAKALININ SEYİR DEFTERİ, İlham Süheyl Aygül, Fastbook Yayınları, anı, 120 sayfa

İlham Süheyl Aygül ‘Beyaz Yakalının Seyir Defteri’nde, iş yaşamının kendine has yönlerine dair tanıklığını okurlarıyla paylaşıyor. Kitap, çeşitli pozisyonlarda görev almış beyaz yakalı bir insan kaynakları danışmanının; yapılan çok sayıda iş toplantısına, iş görüşmelerine, başarı hikâyelerine ve hayal kırıklıklarına dair analizlerini barındırıyor. Yazarın “çaylaklık” olarak tanımladığı kariyer öncesi süreçle başlayan kitap, devamında, iş dünyasının farklı veçhelerine uzanarak, her dönemin kendine özgü fırsat ve tehditlerini okurlarına sunuyor. Kitap, bilhassa iş dünyasına yeni adım atmış gençler için öneriler sunmasıyla dikkate değer.

Reklamlar

Juan Guzman – Pinochet’i Deviren Adam (2006)

  • PINOCHET’İ DEVİREN ADAM, Juan Guzman, çeviren: Orkun Yeltepe, Karakutu Yayınları, otobiyografi, 160 sayfa

Juan Guzman, darbeci Pinochet zamanında, Santiago İstinaf Mahkemesi’ne atanan bir yargıç. Bu kitap, kendisinin otobiyografisi olmasını yanında, Pinochet yönetimine dair önemli bir tanıklık olması yönüyle ayrıca değerli. Guzman, Pinochet’yi deviren adam olarak biliniyor. Zira, demokrasinin tekrar Şili’ye gelmesinin ardından, kendisini kayıp ailelerin soruşturmasını yürütmeye adar ve Pinochet’nin yargılandığı davada Guzman, gösterdiği adalet anlayışı ile Pinochet’ye en büyük darbeyi indiren kişi olarak tarihe geçer. Elimizdeki kitap, her şeyden önce, Şili ve Pinochet’den hareketle, dünyanın neresinde olursa olsun darbelerin ve darbecilerin, kendi halklarına ne kadar zarar verdiklerini ortaya koymasıyla önemli. Kitabın özgün yönlerinden bir diğeri de, babasının görevi nedeniyle otuzlu yaşlarına kadar çok sayıda ülke gezen Guzman’ın, bu süre içinde tanıdığı ünlü isimlere dair anılarıdır diyebiliriz.

Orhan Karaveli – Görgü Tanığı (2010)

  • GÖRGÜ TANIĞI, Orhan Karaveli, Doğan Kitapçılık, anı, 188 sayfa

Duayen gazetecilerden Orhan Karaveli ‘Görgü Tanığı’ adlı elimizdeki kitabında, altmış yıllık meslek yaşamında tanıklık ettiği olayları anlatıyor. Yeni İstanbul, Milliyet, Vatan ve Cumhuriyet gazeteleri ile çeşitli dergilerde uzun yıllar yazan Karaveli, Türkiye basınına verdiği hizmetler nedeniyle 2004’te Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne değer görülmüştü. Karaveli kitabında, ilk yazısının yayımlandığı 1937 yılından günümüze uzanarak, Türkiye’de nelerin değiştiğini ve nelerin hep aynı kaldığını ortaya koyuyor. Kitabın bu yönüyle, Türkiye’nin yakın tarihini ve bugününü anlamak isteyenler için iyi bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz.

Evrim Alataş – Biz Bu Dağın Çiçeğiydik (2010)

  • BİZ BU DAĞIN ÇİÇEĞİYDİK…, Evrim Alataş, İletişim Yayınları, deneme, 355 sayfa

‘Biz Bu Dağın Çiçeğiydik…’, bu yılın başlarında aramızdan ayrılan gazeteci-yazar Evrim Alataş’ın Birikim, Esmer, Amargi, Radikal İki, BirGün ve Taraf’ta yayımlanmış yazılarını bir araya getiriyor. İlk bölüm, Alataş’ın Kürtler, solcular, feministler üzerine kaleme aldığı yazılarından oluşuyor. İkinci bölümde, yazarın güncel konular üzerine kaleme aldığı yazılar; üçüncü bölümde ise çocukluğunun geçtiği köye dair tanıklıkları yer alıyor. Alataş’ın hayatında önemli bir yer tutan Diyarbakır’a dair yazılara da, kitapta ayrı bir bölüm olarak yer verilmiş. Fotoğraflarla da zenginleştirilen çalışma, Alataş’ın iki mülakatını da okurlarına sunuyor.

Avlonyalı Ekrem Bey – Osmanlı Arnavutluk’undan Anılar (2006)

  • OSMANLI ARNAVUTLUK’UNDAN ANILAR, Avlonyalı Ekrem Bey, çeviren: Atilla Dirim, İletişim Yayınları, anı, 323 sayfa

Avlonyalı Ekrem Bey’in anıları, 1885-1912 zaman aralığında geçiyor. Dolayısıyla bu anılar, Osmanlı İmparatorluğu’nun son otuz yılına tanıklık ediyor. Avlonyalı ailesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllar boyunca Arnavutluk’taki egemenliğini sürdürmek için işbirliği yaptığı ailelerden biri. 19. yüzyılda bir isyanın başını çekmiş olmalarına rağmen, İmparatorluğun çöküşüne kadar hem yerel hükümranlığını sürdürmüş hem de Osmanlı’ya yönetici kadrolar vermeye devam etmişti. Bilindiği gibi, Osmanlı’da 1903-1908 yılları arasında sadrazamlık yapan Mehmet Ferit Paşa da bir Avlonyalı’ydı. Avlonya ailesinin önemli bir ismi olan Ekrem Bey’in bu anıları da, Osmanlı’nın Balkanlar’da ve özellikle de Arnavutluk’taki geleneksel egemenlik sisteminin nasıl işlediğini ve nasıl çöktüğünü tasvir ediyor. Anılar, Osmanlı’nın son dönemine ışık tutmalarıyla, önemli bir tarihi belge niteliğinde.

Sefa Kaplan (Söyleşi) – “Olaylar ve İnsanlar”ın Peşinde Bir Ömür: Hasan Pulur Kitabı (2006)

  • “OLAYLAR VE İNSANLAR”IN PEŞİNDE BİR ÖMÜR: HASAN PULUR KİTABI, söyleşi: Sefa Kaplan, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 412 sayfa

Hasan Pulur, ‘Olaylar ve İnsanlar’ın Peşinde Bir Ömür’de, elli yılı aşan gazetecilik serüveninde yaşadıklarını okurlarıyla paylaşıyor. 27 Mayıs’tan 28 Şubat’a uzanan süreçte, darbeler karşısında basının takındığı tutumdan, Milliyet’in satılma serüvenine kadar, Babıâli’de yaşanan uzun bir tarih var, Pulur’un geçmişinde. Pulur’un elimizdeki uzun soluklu söyleşisinde, Erol Simavi, Aydın Doğan, Ercüment Karacan ve Dinç Bilgin gibi gazete patronlarından, Abdi İpekçi, Nezih Demirkent, Çetin Emeç, Ertuğrul Özkök, Mehmet Y. Yılmaz, Sedat Ergin, Çetin Altan, Mehmet Barlas ve Nazlı Ilıcak gibi, bu dönemin ünlü gazetecilerine dair anı ve değerlendirmeler yer alıyor.

Senih Özay – Anılarım (2006)

  • ANILARIM, Senih Özay, Aşina Kitaplar, anı, 248 sayfa

Senih Özay, uzun yıllar avukatlı yapmış bir isim. ‘Anılarım’ın alt başlığı ‘Ağzımı Hayır’a Açtığım Davalarım…’ Kitaba önsöz yazan A. Rıza Akcan, Özay’ın kitabı için, “Bu kitap azalan kocaman elli ve kocaman beyinli insanlardan birinin hikâyesidir; acıtır belki ama kırmaz; öğretir…” diyor. Senih Özay İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Savaş Karşıtları Derneği, Sosyal Araştırmalar Vakfı, Kuzey Kafkasya Kültür Derneği, Düşünce Suçu Müzesine Doğru Hareketi gibi kurumların yöneticiliği ve üyeliğini yapmış. Kendisinin anıları da, Ankara barosunda başladığı avukatlık mesleğindeki deneyimlerine, anılarına dayanıyor. Hak/hukuk seyri ağır işleyen bir ülkede, muhalif bir avukatın anıları.