Nikos Dimu – Ne Mutsuz Yunanım Diyen! (2017)

Nikos Dimu’nun ‘Ne Mutsuz Yunanım Diyen!’i, Yunan toplumunun dünü ve bugününü, onun kusurlarını ve bu topluma duyduğu aşkı ifade eden zekice yazılmış aforizmalarından oluşuyor.

Yunan toplumunu çelişkiler sahibi, doğunun anlayışı ile Avrupa ihtirası arasında bölünmüş bir toplum olarak tanımlayan Dimu, bu toplumda gözlemlediği kusurları sözünü sakınmadan hicvediyor.

Söylemeye gerek yok, Dimu’nun kitabı, Yunan toplumunu konu ediniyor görünse de, aslında burada kendimizden de pek çok şey bulabiliriz.

Öteden beri Türkiye toplumunun Yunanlılarla bazı benzer özelliklere sahip olduğu söylenir. Bu kitap da, bir anlamda bizi aynaya bakmaya davet ediyor diyebiliriz.

Dimu’nun, ilk yayımlandığı 1975’ten bu yana çokça baskı yapmış, dünyanın farklı dillerine çevrilmiş kitabı, ilk kez Türkçede.

Kitaptan birkaç alıntı:

  • “Ne dersek diyelim, Avrupalı hissetmediğimiz bir gerçektir. ‘Dışında’ hissediyoruz kendimizi. Ama daha beteri, bunu bize söylediklerinde durumdan rahatsız oluyor ve kaygılanıyoruz.”
  • “Öteki halkları da kıskanıyoruz – üstünlüğümüzü de vurgularken. Yalnızca (Turistik anlamda) konuksever değil, aynı zamanda yabancı hayranı, yabancı düşmanı ve yabancı uşaklarıyız.”
  • “Yunan mutsuzluğunun temellerinde iki Ulusal Aşağılık Kompleksi yatar. Biri zamanla ilgilidir: atalarla. Ötekisi mekânla ilgilidir: ‘Avrupalılarla’. Belki gereksiz kompleksler bunlar – ama gereksiz olmaları onları daha az gerçek kılmıyor.”
  • “Sonuç olarak biz kimiz? Doğu’nun Avrupalıları mı, Avrupa’nın doğuluları mı?”
  • “Bazen büyük düşünen küçük bir halkız – bazen de küçük düşünen büyük bir halk.”
  • “İlle de herkesi kendimizle kıyaslayacağız. İster istemez. Diğerlerinin varlığı bile bizi rahatsız etmekte. Tehdit oluşturmakta. ‘Etkisiz hale getirilmesi’ gerekmektedir. Bitmek bilmeyen rekabetin yarattığı endişe.”

Künye: Nikos Dimu – Ne Mutsuz Yunanım Diyen!, çeviren: Herkül Millas, İstos Yayın, aforizma, 80 sayfa, 2017

Konfüçyüs – Erdemin Ardından Git (2008)

‘Erdemin Ardından Git’, Çin’in en büyük düşünürü ve siyaset kuramcısı Konfüçyüs’ün öğrencileriyle yaptığı konuşmalardan yapılan bir derlemeye dayanıyor.

Konfüçyüs’ün tüm öğretisinin ahlak temeline dayanması ve insana sonsuz güveni düşünüldüğünde, kuşkusuz tüm dünyada kendisine yönelen ilginin de şifresi çözülmüş olur.

İşte Konfüçyüs’ün öğrencileri tarafından derlenen bu kitaptaki aforizmalar da, başlıklar halinde, düşünürün öğrencileriyle yaptığı sohbetlerden bir demet sunuyor.

Kitapta, Konfüçyüs’ü tanıtan bir yazının bulunduğunu da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Konfüçyüs – Erdemin Ardından Git, çeviren: Işıtan Gündüz, Notos Kitap, aforizma, 149 sayfa

Tozan Alkan ve Şeref Bilsel (haz.) – Şairin Günah Defteri (2008)

Tozan Alkan ve Şeref Bilsel’in hazırladığı, ‘Şairin Günah Defteri’, şiirle ilgili aforizmaları, özlü sözleri bir araya getiriyor.

Şiirin ne olduğundan, neyin şiir olamayacağına kadar, geniş bir alanda hareket eden bu aforizmalar ve sözleri derleyen kitap, aslında bu alandaki söz birikiminin de ne denli zengin olduğunu gösteriyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Şiir asla bitmez, yalnızca terk edilir.” –Paul Valery.

“Her şey şiir olamaz, ama şiir her şey olabilir.” –C emal Süreya.

“Bir yiğit şairse, üstelik bir de devrimciyse elbette yaşadığını yazar.” –Ahmed Arif.

“Ozan bilinç işçisidir.” –Kemal Özer.

“Şair gündüz rüya görendir, şiir gündüz rüyasıdır.” –Sigmund Freud…

  • Künye: Tozan Alkan ve Şeref Bilsel (haz.) – Şairin Günah Defteri, İkaros Yayınları, şiir, 295 sayfa

Johann Wolfgang von Goethe – Aforizmalar (2014)

Dünya edebiyatının büyük isimlerinden Goethe’nin aforizmaları, ilk olarak 1833 yılında ‘Maximen und Reflexionen’ ismiyle yayımlanmıştı.

Goethe, hayatı boyunca yaşadığı ve deneyimlediklerinden yola çıkarak tanrı ve doğa, din ve Hıristiyanlık, toplum ve tarih, düşünmek ve yapmak, idrak ve bilim, sanat ve sanatçı, edebiyat ve dil, tecrübe ve hayat temalarında bin 400 aforizma sunuyor.

Çağdaş Alman edebiyatı profesörü Helmut Koopmann’ın derlemesinin temel alındığı elimizdeki çeviri vesilesiyle, Rönesans aydını tanımını eksiksiz karşılayan Goethe’nin felsefe, bilim ve siyasete uzanan geniş bilgi dağarcığına tanık oluyoruz.

  • Künye: Aforizmalar, Johann Wolfgang von Goethe, çeviren: Gülrû Bayraktar, Maya Kitap, aforizma, 222 sayfa

 

Kemal Sümer – 73 Söz (2011)

  • 73 SÖZ, Kemal Sümer, Y Yayıncılık, aforizma, 77 sayfa

’64 Söz’, Kemal Sümer’in geçen yıl yayımlanan bir kitabıydı. Söz konusu kitabında, “Fizik ve matematik yaşadığımız sistemin sınırlarını belirler, yani oyunun kurallarını. Felsefe ve sanat ise bizi çıldırmaktan alıkoyar; birincisi düşünce, ikincisi sezgi yoluyla.” diyen Sümer, düşünceyi, bilgiyi, insanı ve zamanı yorumladığı aforizmalarıyla okurun karşısına çıkmıştı. İşte Sümer, yukarıdaki kitabın devamı diyebileceğimiz ’73 Söz’ ile, aforizma oluşturmaya, kaldığı yerden devam ediyor. Sümer bir aforizmasında, “Günün nasıl başladığından çok nasıl bittiği önemlidir; yaşanacak bir gün daha varsa ikisi de yeterince önemli değildir.” diyor.