Ali Bademci – Sarıklı Basmacı: Molla Nâfiz’in Hâtıraları (2010)

Molla Nâfiz, ya da Türkiye’deki adıyla Nafiz Türker, Türkistan’da Enver Paşa’nın Umumi Muhaberat Müdürü’ydü.

‘Sarıklı Basmacı’ başlıklı elimizdeki anılarında, ilk olarak Buhara’da kurtuluş mücadelesini ayrıntılı bir şekilde veren Molla Nâfiz; Âlim Han, İbrahim Lakay ve Ahmed Zeki Velidi gibi, bu dönemin öne çıkan aktörlerini anlatıyor.

Kitabın ikinci bölümü, Basmacılar ve Enver Paşa ilişkisini ele alıyor.

Bu bölümdeki anılar, Enver Paşa’nın Cilligöl Basmacıları’na katıldığı günden ölümüne kadarki dönemi kapsamasıyla önemli bir tarihi belge niteliğinde.

Kitabın son bölümünde ise, Enver Paşa’dan sonra, Doğu Buhara Basmacılığı ve Hacı Sami dönemine dair anılar yer alıyor.

  • Künye: Ali Bademci – Sarıklı Basmacı: Molla Nâfiz’in Hâtıraları, Ötüken Yayınları, anı, 379 sayfa

İbrahim Şimşek – Neden Köy Enstitüleri (2010)

İbrahim Şimşek ‘Neden Köy Enstitüleri’nde, Türkiye eğitim tarihinin önemli duraklarından biri olan Köy Enstitülerini, kendi tanıklığından yola çıkarak anlatıyor.

Kendisi de İvriz Köy Enstitüsü’nde okumuş olan Şimşek, kırk yılı aşkın bir süre, Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra, Almanya’da da Türk işçi çocuklarına öğretmenlik yapmış.

Bir anlamda Şimşek’in görev yaptığı zaman aralığında edindiği deneyimleri okura sunan çalışma, Köy Enstitüleri’nin kuruluşu, buradaki öğrencilik yılları, öğretmenlik mesleğine atılan ilk adım, Türkiye’de ve Almanya’da öğretmenliğin halleri gibi konulara uzanıyor.

Şimşek bunları da, Türkiye yakın tarihinde meydana gelmiş olaylar ekseninde ele alıyor.

  • Künye: İbrahim Şimşek – Neden Köy Enstitüleri, Polat Kitapçılık, eğitim, 334 sayfa

Kolektif – Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi: Sennur Sezer (2010)

‘Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi’ başlıklı elimizdeki armağan kitap, şiir, deneme, inceleme-araştırma, çocuk kitapları, anlatı, seçki ve yemek kitabı gibi çok farklı türlerde sayısız eserler vermiş Sennur Sezer’in hayatını ve yazarlığını konu edinen metinleri bir araya getiriyor.

Kitapta, Sezer’in biyografisinin yanı sıra, onun hakkında yazılanlar, şiirlerine dair incelemeler, armağan yazılar, şiirlerinden örnekler ve yazdığı şarkı sözleri yer alıyor.

Sezer’in bir fotoğraf albümünün de yer aldığı kitapta ayrıca, şiir ve resim, şiir ve fotoğraf, şiir ve kadın, kent ve emek ilişkisinin irdelendiği metinler de yer alıyor.

  • Künye: Kolektif – Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi: Sennur Sezer, hazırlayan: Cavit Nacitarhan, Evrensel Yayınları, armağan, 352 sayfa

Ahmet Ada – Paçalı Bulut (2010)

‘Paçalı Bulut’, Ahmet Ada’nın 2008-2009’da kaleme aldığı şiirlerinden oluşuyor.

Ada’nın sade bir dille kaleme aldığı şiirler, ağırlıklı olarak bireyin varoluş kaygılarını ve insanın doğayla bütünleşme, birleşme durumunu resmediyor.

Ada, ‘Yaz mı Dediniz’ başlıklı şiirinde şöyle diyor:

“Yaz mı dediniz, dağlarda geyikler yoktu

Ama geri döndü bir yere ait olmanın sesi

Bekleyiniz çiçeklenen denizi

Bekleyiniz başlangıcın sesini

Taşlar arasında otun sesini

 

Yaz mı dediniz, geçiniz efendim

Biz yazı sesinden biliriz

Uyandın mı bir su sesi, bir kuş sesi…

Aram öldü, parmaklarının tellere akan sesi

Sason’dan dağları dolanıp gelen sesi

Yaz toprağına dökülürdü efendim (…)”

  • Künye: Ahmet Ada – Paçalı Bulut, Artshop Yayınları, şiir, 56 sayfa

Noam Chomsky – Doğa ve Dil Üzerine (2010)

‘Doğa ve Dil Üzerine’de Noam Chomsky, dil, zihin ve beyin arasındaki ilişkileri dilbilim açısından irdeliyor.

Kitabın ilk bölümü, dilbilimdeki bazı temel kavramlara ve bilim dalının tarihi açısından temel öğelere giriş niteliğinde.

Kitabın ikinci bölümü, gerek bilimsel nitelikteki günümüz dilbiliminin gerekse modern bilişsel bilimlerin kökenlerini klasik felsefenin temellerine bağlıyor.

Üçüncü bölümde, dil çalışmalarının beyin bilimleriyle ilgisi üzerine odaklanılıyor; dördüncü bölümde ise, Chomsky’nin düşüncelerinin etkisinde şekillenen Yetinmeci Programın tarihsel kökenleri, kavramları ve uzantıları üzerine yapılan bir tartışma yer alıyor.

  • Künye: Noam Chomsky – Doğa ve Dil Üzerine, çeviren: Ayşe Banu Karadağ, Sözcükler Yayınları, dilbilim, 254 sayfa

Paul Blustein – Ve Paralar Geldiği Gibi Gitti (2010)

Paul Blustein ‘Ve Paralar Geldiği Gibi Gitti’de, Dünya Bankası, Wall Street, IMF ve Arjantin’in iflasını anlatıyor.

Kitapta ağırlıklı olarak, 2001 yılında Arjantin devletinin borçlarını ödeyemez hale gelmesinde, ülkede işsizliğin % 25’lere çıkmasında ve devlet hazinesinin iflas ederek ülkenin büyük bir ekonomik bunalıma sürüklenmesinde yukarıdaki kurumların payları irdeleniyor.

Küresel mali istikrarı korumakla yükümlü IMF’nin, tamamen ters tepen stratejilerini Arjantin üzerinden gözler önüne seren kitap, tarihinin en büyük krizini yaşayan ve IMF’yle benzer ilişkileri tartışılan Türkiye’nin, bundan çıkarabileceği dersler konusunda da ipuçları veriyor.

  • Künye: Paul Blustein – Ve Paralar Geldiği Gibi Gitti, çeviren: Derya Yüksek, Varlık Yayınları, ekonomi, 279 sayfa

Mehmet Ömür – Kadehteki Aşk: Şarap (2010)

Mehmet Ömür, Tempo Dergisi ve Vatan Gazetesi’ndeki ‘Şarabi’ başlıklı köşesinde, şarap ve şarap kültürü konusunda yazılar kaleme alıyor.

İşte bu yayınlarda yer almış yazıları bir araya getiren ‘Kadehteki Aşk’, şarap sever bir yazarın tutkusunu okurlarıyla paylaşma çabasının bir neticesi olarak elimizde duruyor.

Ömür, şarabın sınırlı tüketildiğinde sağlığa yararlı olduğu gerçeğinden hareketle, şarabın sağlıkla ilişkisini, şarabın tarihini, bağcılığı, şarapçılığı, tadım notlarını, iyi şaraplık üzümleri, kısacası şaraba dair meral edilen bilgileri detaylı bir şekilde anlatıyor.

Kaliteli baskısı ve zengin görsel malzemesiyle de dikkat çeken kitapta, pratik bir şarap sözlüğü de yer alıyor.

  • Künye: Mehmet Ömür – Kadehteki Aşk: Şarap, Zigana Yayınları, kültür, 232 sayfa