Mıgırdiç Margosyan – Zurna (2009)

Mıgırdiç Margosyan, ‘Gâvur Mahallesi’, ‘Söyle Margos Nerelisen?’, ‘Biletimiz İstanbul’a Kesildi’ ve ‘Tespih Taneleri’ isimli eserleriyle Türkiye’nin sevilen yazarlarından.

‘Zurna’ isimli elimizdeki eser ise, Margosyan’ın 1996-1999 yılları arasında Agos gazetesinde yayımlanan makalelerinden yapılmış bir seçki.

Margosyan, hiciv yönü ağır basan yazılarında, bir Ermeni olarak tanık olduklarını okurlarıyla paylaşıyor.

Çocukluğunun geçtiği Diyarbakır; Diyarbakır Surp Giragos Kilisesi’nin yıkık harabeleri arasına sığınmış Lüsye Baco’nun trajik hayatı; Türkiye’deki gayrimüslimlerin maruz kaldığı baskılar; anadilin önemi ve vazgeçilmezliği; Erzurum Yakutiye beldesindeki tarihi Ermeni kilisenin camiye çevrilmesi; vakıf malları konusunda yaşanan sıkıntılar ve Türkçeyle ilgili birçok çalışma yapmış A. Dilaçar, ya da gerçek adıyla Agop Martanyan, Margosyan’ın yazılarında işlenen konulardan birkaçı.

  • Künye: Mıgırdiç Margosyan – Zurna, Aras Yayıncılık, deneme, 231 sayfa
Reklamlar

İbrahim Okçuoğlu – Kapitalizmin Dünya Krizi (2009)

İbrahim Okçuoğlu ‘Kapitalizmin Dünya Krizi’nde, 2008’in ikinci yarısında önce ABD’de, sonra Avrupa ve Asya’da, üretimdeki büyümenin yerini mutlak küçülmenin almasına neden olan krizi, Marksist bir bakışla irdeliyor.

Krizin dünya burjuvazisinin bütün çabalarına rağmen engellenemediğini vurgulayan Okçuoğlu, ekonomik krizin, kapitalist üretim biçiminin nesnel bir yasası olduğunu, alınan tedbirlerin de krizin şiddeti ve süresini etkilemek dışında hiçbir anlam taşımadığını savunuyor.

Kapitalizmde ekonomik krizlerin kaçınılmazlığı ve 21. yüzyılın ilk ekonomik krizleri konularını kapsamlı bir bakışla ele alan Okçuoğlu, kapitalizme tek alternatifin sosyalizm olduğunu söylüyor.

  • Künye: İbrahim Okçuoğlu – Kapitalizmin Dünya Krizi, Ceylan Yayınları, siyaset, 295 sayfa

Mario Roberto Santucho – Arjantin’in Guevaracıları (2009)

‘Arjantin’in Guevaracıları’, 1970’li yılların Arjantinli devrim önderi Mario Roberto Santucho’nun yaşamı ve yazılarından oluşan bir derleme.

Teorisyen, politik önder ve askeri komutan Santucho, Devrimci İşçi Partisi’nin (PRT) Genel Sekreteri ve Devrimci Halk Ordusu’nun (ERP) başkomutanıydı.

Arjantin polisinin “Aşırılığın başı” dediği Santucho, 1960’ların başından itibaren girdiği mücadelede, iki kez cezaevinden firar edecek ve 1976’daki askeri darbeye karşı kendi imzasıyla “Arjantinliler silah başına!” başlığıyla bilinen çağrıyı yayımlayacaktı.

Kitapta, ordu tarafından öldürülen Santucho’nun yaşamı, yazıları ve mücadelesi anlatılıyor.

  • Künye: Mario Roberto Santucho – Arjantin’in Guevaracıları, derleyen ve çeviren: İdilcan Işık ve Alp Altınörs, Akademi Yayınları, biyografi, 239 sayfa

Zorz Sari – Odessa’dan Mektup (2009)

Yunanistanlı yazar Zorz Sari ‘Odessa’dan Mektup Var’da, bir gencin mektupları aracılığıyla Birinci Dünya Savaşı’nı, aşkı, özlemi, İstanbul’u ve Heybeliada’yı anlatıyor.

Savaş sırasında, ailesinden uzakta Odessa’da yaşayan Yunanlı genç Hristoforos, eşi Eliza’ya aşk mektupları yazar.

Odessa’daki yaşamını, çocuğuna duyduğu özlemi ve eşine karşı hissettiği aşkı anlatan genç adam, bir araya gelecekleri günü bekleyerek, mektupları hiçbir zaman postaya vermez.

Bu esnada başka bir kadınla da aşk yaşayan genç adam, yeni aşkıyla eşi arasında bocalayacak; doğup büyüdüğü ve yaşadığı Odessa’nın bombardımana uğramasıyla da, düşünemeyeceği acılarla yüz yüze gelecektir.

  • Künye: Zorz Sari – Odessa’dan Mektup, çeviren: Suat Baran, Apollon Yayıncılık, roman, 152 sayfa

Feridun Zaimoğlu – Leyla (2009)

Almanca yazan Türkiyeli yazar Feridun Zaimoğlu, 2006’da yayımlanan romanı ‘Leyla’da, Doğu Anadolu’nun küçük bir kentinde yetişen Leyla’nın evlenip İstanbul’a, oradan da Almanya’ya gidişini ve bunun ertesinde yaşadığı büyük dönüşümü anlatıyor.

Yoksul, kalabalık bir ailede doğan Leyla, daha çocukluğundan itibaren babasının sınır tanımayan şiddetiyle yüz yüze kalacak ve bu şiddet, onun neredeyse tüm hayatını etkileyecektir.

Evlendikten sonra İstanbul’a, ardından Almanya’ya giden Leyla, geldiği yeni yerlerde, kendisinden daha iyi hayatların varlığına tanık olacaktır.

Zaimoğlu, Leyla’nın yaşadıkları üzerinden, kendi ülkelerinde dışlanan kadınların var olma mücadelesini hikâye ediyor.

  • Künye: Feridun Zaimoğlu – Leyla, çeviren: Vedat Çorlu, İmge Kitabevi, roman, 602 sayfa

Arif Çelebi – Komünizmin Şafağı (2009)

Arif Çelebi ‘Komünizmin Şafağı’nda, 2007 Eylülü’nden beri dünyayı sarsan kapitalist krize dair bir çözümlemeye girişiyor.

Çelebi, “Kapitalizm tarihsel sınırına dayandı” tezini, güncel olgulara yaptığı göndermeler, kapitalist ekonominin durumunu aktaran veriler ve Marx’ın ekonomi politik eserine yaptığı atıflarla tartışıyor; “Dünyayı değiştirmek için işçiler neye ihtiyaç duyuyor?”, “Küreselleşme süreci, sınıfsız ve öznesiz midir?” ve “Bugünkü dünyada sosyalist program nasıl bilinçlenecektir?” sorularının yanıtlarını arıyor.

Çalışmanın bu yönüyle, kapitalist sistemin güncel ekonomik krizini ve krizin işaret ettiği tarihsel gelişmeleri anlamaya katkıda bulunacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Arif Çelebi – Komünizmin Şafağı, Akademi Yayınları, siyaset, 244 sayfa

Yasemin Gülbahar – E-Öğrenme (2009)

Bir üniversitede Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde görev alan Yasemin Gülbahar ‘E-Öğrenme’de, internet ve web teknolojilerinden yararlanan eğitim sistemlerine ışık tutuyor ve sürecin detaylarına ilişkin bilgiler sunuyor.

Çalışmasına e-öğrenmenin temelleri ile başlayan Gülbahar, e-öğrenmenin tarihi; sürece ilişkin kullanılan yaklaşım ve kuramlar; e-öğrenme sürecinin tasarım boyutu; süreçte önemli rol oynayan öğrenci ve eğitmen ilişkisi ve e-öğrenmeye dair araştırma sonuçlarını anlatıyor.

E-öğrenme sürecinde kullanılan teknolojiler ve medyaya ilişkin bilgiler sunan kitap ayrıca, kullanılan farklı yazılımlar ve telif hakları tartışmalarını da ele alıyor.

  • Künye: Yasemin Gülbahar – E-Öğrenme, Pegem Akademi Yayıncılık, eğitim, 220 sayfa