Mahmut Akyürekli – Dersim Kürt Tedibi (2011)

  • DERSİM KÜRT TEDİBİ, Mahmut Akyürekli, Kitap Yayınevi, tarih, 223 sayfa

Mahmut Akyürekli ‘Dersim Kürt Tedibi’nde, 1937-1938 yıllarında Dersim’de yaşanan olayları kapsamlı bir gözle değerlendiriyor. Akyürekli’nin çalışmasını nitelikli kılan yönlerden biri, Dersim’de yaşanan olayları anlatırken, tarafgirlikten uzak bir anlayışı benimsemesi. Bu durum, kendini kitabın adından da belli ediyor. Zira Akyürekli, yaşananları, “Dersim olayları” veya halk arasındaki söylemiyle “Dersim Tertelesi” ifadeleri ile tanımlamış. Kitap, 1937-1938 öncesi Dersim’in coğrafi konumu, idari, etnik, sosyal ve ekonomik yapısını ele alarak başlıyor. Çalışmanın devamında da, söz konusu tarihte yaşanan olayların tarihsel arka planı, Dersim olaylarının iç ve dış dinamikleri, şark raporlarında ve Meclis tutanaklarında Dersim’in nasıl yer aldığı ve Dersim olaylarının nasıl sonuçlar doğurduğu gibi konular ele alınıyor.

Reklamlar

William J. Griswold – Anadolu’da Büyük İsyan (2011)

  • ANADOLU’DA BÜYÜK İSYAN, William J. Griswold, çeviren: ülkün Tansel, Kırımız Yayınları, tarih, 303 sayfa

Tarihçi William J. Griswold, ‘Anadolu’da Büyük İsyan’ adlı çalışmasında, Celali İsyanları’nın siyasî yönlerini iç ve dış ilişkiler bağlamında, ana hatlarıyla saptıyor. Griswold’un buradan, Osmanlı tarihine dair iki önemli ayrıntıya iniyor. Celalilerin Osmanlı’yı alaşağı edip onun yerine geçmek yerine, devlet sistemine yeniden katılmak istedikleri, bunlardan ilki. Griswold, Celalilerin uzun erimli çıkarlarının, Avrupalı güçler ya da Şah Abbas’ınkiyle değil, İstanbul’daki Osmanlı hükümetinin çıkarlarıyla çakıştığını gördüklerini söylüyor. Yazarın gözlemlediği ikinci nokta ise, Kürt kökenli Halep Emiri Canbuladoğlu Ali Paşa’nın, Kuzey Suriye’de bir devlet kurma girişimi. Griswold Ali Paşa’nın mücadelesinin, Kara Yazıcı, Deli Hasan ya da Kalenderoğlu Mehmed gibi Celalilerinkinden başka bir düzeye oturttuğunu belirtiyor.

Jale Erlat ve Özlem Kasap – Başlangıcından Günümüze Fransız Edebiyatında Kadın Yazarlar (2011)

  • BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE FRANSIZ EDEBİYATINDA KADIN YAZARLAR, Jale Erlat ve Özlem Kasap, Bilgesu Yayınları, inceleme, 303 sayfa

Kadınlar, her alanda olduğu gibi yazın alanında da görmezden geliniyor. İki yazarlı elimizdeki eser, Fransız edebiyatında kalem oynatmış, fakat uzun yıllar ihmal edilmiş kadın yazarları okurlarına sunuyor. Eski çağlardan günümüze Fransız kadın yazarların serüvenini sunan kitap, aynı zamanda bu yazarların yapıtlarını inceleyip tanıtıyor. Kitap ayrıca, kadın yazarların Fransız toplumunun neresinde durduklarını, nasıl algılandıklarını, verdikleri savaşımları, deneyimlerini, yazma tutkularını, yazım tarzlarını, duygusal ve sosyal ilişkilerini, aşklarını ve nefretlerini de aydınlatıyor. Kadın yazarların seçme metinlerinin de verildiği kitapta, 16. yüzyılda yaşamış Madame Jeanne Flore’den 2009’un Goncourt ödülünü kazanan Marie NDiay’e kadar, Fransız edebiyatında varolma savaşı vermiş kadınların hikâyelerini anlatıyor.

Özgür Uçkan ve Cemil İrtem – WikiLeaks: Yeni Dünya Düzenine Hoş Geldiniz (2011)

  • WIKILEAKS: YENİ DÜNYA DÜZENİNE HOŞ GELDİNİZ, Özgür Uçkan ve Cemil İrtem, Etkileşim Yayınları, siyaset, 366 sayfa

WikiLeaks, hiçbir şeyi olmasa bile, özgürleşip bireyselleşen teknolojinin, devlet aygıtında çatlak yaratabileceğini göstermesiyle önemli. Özgür Uçkan ve Cemil İrtem elimizdeki çalışmalarında, tarih, felsefe, sosyoloji, ekonomi ve siyaset arasındaki bağlantıları analiz ederek, WikiLeaks örneğinde görüldüğü üzere, teknolojinin, bu disiplinler arasındaki ilişkiyi, nasıl daha görünür hale getirdiğini ortaya koyuyor. WikiLeaks’in 28 Kasım 2010 tarihinde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın iç yazışma belgelerini dünya gündemine sunarak geleneksel iktidar yapılarını nasıl zorladığını, Ortadoğu’daki son gelişmelerle birlikte irdeliyor. Kitapta, Watergate’in nasıl patladığı, WikiLeaks’e yöneltilen başlıca eleştiriler, Mısır olayları, yeni dünya düzeninde siyasetin ve ekonominin alacağı yeni biçimler gibi konular ele alınıyor.

Aleksandr Sergeyeviç Griboyedov – Akıldan Bela (2011)

  • AKILDAN BELA, Aleksandr Sergeyeviç Griboyedov, çeviren: Cenk Gündoğdu ve Engin Toprak, İkaros Yayınları, oyun, 204 sayfa

Modern Rus şiirinin önemli isimlerinden Aleksandr Sergeyeviç Griboyedov ‘Akıldan Bela’ adlı oyununda, soylu sınıf aydınının kendi sınıfına karşı verdiği savaşı hikâye ediyor. Oyunun baş kahramanı, soylu sınıftan gelen bir aydın olan Çatski’dir. Griboyedov, soylu sınıfın adetleri ve alışkanlıklarını, kendi içlerinden gelen Çatski’nin sert bir dille alaya alarak eleştirmesine dayanır. Oyun, Çatski’nin ikiyüzlülüklerin egemen olduğu bu dünyaya daha fazla dayanamayarak çekip gitmesiyle sonlanır. İlk gerçekçi yapıtlardan biri olarak kabul edilen oyun, yayımlandığı dönemde asilzadelerin, yüksek memurların ve sosyetenin huzurunu kaçırmıştı.

Louann Brizendine – Erkek Beyni (2011)

  • ERKEK BEYNİ, Louann Brizendine, çeviren: Gül Tonak, Say Yayınları, psikoloji, 334 sayfa

Louan Brizendine’in daha önce Türkçeye çevrilen ‘Kadın Beyni’ isimli çalışması, oldukça ilgi çekmişti. Brizendine, söz konusu kitabın tamamlayıcısı olarak düşünülebilecek elimizdeki çalışmasında da, erkek beyninin kendine has yönlerine odaklanıyor. Erkek beyninde cinselliğe ayrılan bölgenin, kadın beyninden iki buçuk kat fazla olduğunu belirten Brizendine, erkeğin beyninde, bir kadını gördüğünde testosteron biriktiğini ve seviştikten sonra salgılanan oksitosinin bağımlılık yaptığını ortaya koyuyor. Kadın ve erkekleri, beyinleri arasındaki temel farklar ekseninde karşılaştıran yazara göre, bu farklar beyindeki nöronlardan kaynaklanıyor.

Marguerite Duras – Acı (2007)

  • ACI, Marguerite Duras, çeviren: Orçun Türkay, Sel Yayıncılık, roman, 173 sayfa

Melankolik, romantik ve yoğun metinlerin üstadı Marguerite Duras’nın ‘Acı’ isimli bu romanında, dünyanın görüp görebileceği en trajik savaşlardan biri olan 2. Dünya Savaşı’ndan kaynaklanan gerçek bir acıyı hikâye ediliyor. 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan Paris işgalinde, Nazi subayları, dönemin ünlü sanatçı ve düşünürlerinin yoğunluklu olduğu bir bölgedeki Yahudilerin izini sürüp, onları toplama kamplarına gönderir. Aralarında François Mitterand ve Marguerite Duras’nın da bulunduğu Direnişçiler, bu kıyımı engellemeye çalışırken, Naziler, Duras’ın eşi Robert Antelme’yi tutuklayıp toplama kampına gönderirler. İşte Duras’ın romanı, bu gerçek olayın hikâyesini anlatıyor.