Tony Crilly – Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Matematik Fikri (2014)

Matematikten sıkılmak kuşkusuz herkesin hakkı.

Fakat bu disiplinin ortaya koyduğu, hayati değerde olan, bu yüzden de ucundan kıyısından da olsa bilinmesi gereken teorem ve fikirler de var.

Tony Crilly de bu kitabında bizim için, oyun kuramından sıfırın keşfine, bunlardan elli tanesini seçmiş.

Hem de gerçek hayatta nasıl işimize yarayacaklarını da düşünerek.

  • Künye: Tony Crilly – Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Matematik Fikri, çeviren: Cem Duran, Domingo Kitap
Reklamlar

Richard Sennett – Yabancı (2014)

Bir yabancı olmanın ne demek olduğuna dair iki deneme.

Bunlardan ilki, 16. yüzyılın şafağında küresel bir ticaret imparatorluğunun merkezi haline gelen Venedik’te istenmeyen ilan edilmiş Yahudiler.

İkincisi ise, hayatının büyük bölümünü sürgünde geçiren, 19. yüzyılın Rus reformcusu Alexander Herzen’in hayatı etrafında gelişiyor.

  • Künye: Richard Sennett – Yabancı, çeviren: Tuncay Birkan, Metis Yayınları

Trinh Xuan Thuan – Evrenin Yazgısı (2014)

Büyük Patlama, ya da daha meşhur adıyla Big Bang’ten sonra, evrenin oluşumunun ve gelişiminin öyküsü.

170 görsel eşliğinde.

Yıldız beşikleri, bulutsular, pulsarlar, kara delikler, süpernovalar, kısacası evren denince akla gelebilecek pek çok başlık; bize insanın bir yıldız tozundan ibaret olduğunu hatırlatan bu kitapta.

  • Künye: Trinh Xuan Thuan – Evrenin Yazgısı, çeviren: Aykut Derman, Yapı Kredi Yayınları

Orhan Koloğlu – Hain’nâme (2014)

Orhan Koloğlu’ndan, farklı kesim ve anlayışlardan gelen, hem eski hem de güncel otuz üç hain hikâyesi.

Devrim girişiminin hainlik damgasını teşvik ettiğini hatırlatan ve hainliğin hem sözlük anlamlarına hem de farklı siyasi yaklaşımlardaki kullanımlarına bakan Koloğlu kitabında, Sezar’dan Napolyon’a, Mareşal Petain’den Nâzım Hikmet’e, yaşadıkları dönemde hain olarak yaftalamış birçok ismin hikâyesini sunuyor.

  • Künye: Orhan Koloğlu – Hain’nâme, Tarihçi Kitabevi

Kolektif – Siyaset (2014)

İdeolojiden devletin örgütlenmesine, siyasal şiddetten demokrasiye, medya ve siyasetten temsiliyete, siyaset bilimi alanına giren temel ve klasik kavramlar için nitelikli bir kaynak kitap.

Yüksel Taşkın’ın editörlüğünü üstlendiği, farklı yazarların katkıda bulunduğu kitapta,

  • Modern siyasal hayatta kurumların doğuşu ve küreselleşmesi,
  • İdeoloji,
  • Dünya görüşü ve ideoloji,
  • Devletin örgütlenmesi,
  • Demokrasi,
  • Siyasetin toplumsal aktörleri,
  • Anayasa, yasama, yürütme ve yargı,
  • Siyasi partiler ve parti sistemleri,
  • Temsiliyet ve seçimler,
  • Medya ve siyaset,
  • Siyaset, iktisat ve iktisat ideolojisi gibi konular irdeleniyor.

Söz konusu kavram, kurum ve süreçlerin devlet veya iktidar merkezli değil, sivil toplum odaklı belirlenmelerine özen göstermesi, çalışmanın bir diğer artısı.

Kitaba, yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Tanıl Bora, Ahmet Murat Aytaç, Alev Özkazanç, Evren Balta, Menderes Çınar, Murat Yüksel, Mete Kaan Kaynar, Sezgi Durgun, Ahmet Demirel, Çağdaş Üngör ve Ahmet İnsel

  • Künye: Kolektif – Siyaset, editör: Yüksel Taşkın, İletişim Yayınları

Ahmet Aziz – Aşkale Yolcusu Kalmasın (2008)

Ahmet Aziz daha önce yayımlanan ‘Triumvira’ isimli romanıyla dikkat çekmişti.

Aziz söz konusu romanında, İttihat ve Terakki dönemini hikâye etmişti.

Yazarın elimizdeki romanı ‘Aşkale Yolcusu Kalmasın’ da tarihi bir kurguya dayanıyor.

Romanda, İsmet İnönü’nün “Milli Şef” olarak iktidarda bulunduğu sıkıntılı dönem hikâye ediliyor.

Naziler, ırkçılık, Varlık Vergisi, halkın iktidardan gördüğü baskılar, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle çıkması nedeniyle Türkiye’nin Amerika’yla yakınlaşması, Demokrat Parti iktidarının ilk yılları ve Kore Savaşı, kurgunun asıl çerçevesini oluşturuyor.

  • Künye: Ahmet Aziz – Aşkale Yolcusu Kalmasın, Yalçın Yayınları, roman, 224 sayfa

Mahmut Âdem – Çağdaş Üniversite mi Medrese mi? (2008)

Mahmut Âdem ‘Çağdaş Üniversite mi Medrese mi?’ başlıklı bu incelemesinde, üniversitelerin demokratikleşme sorunları ve bunun önündeki engelleri inceleyerek üniversitelerdeki Türk-İslam sentezci ve dinci kadrolaşmaya dikkat çekiyor.

Üniversitelerin medreseleştirilmeye çalışmasının AKP iktidarı döneminde başladığı iddialarına karşı çıkan Âdem, Türkiye üniversitelerin medreseleştirilmesinin YÖK’ün kurulduğu 1981 yılından itibaren başladığını ve bunun neredeyse aralıksız bir süreç olarak yaşandığını söylüyor.

Âdem, çeşitli yayın organlarında yer almış yazılarından yaptığı bu derlemede, Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze değin üniversitelerin içinde bulunduğu durumu anlatıyor.

  • Künye: Mahmut Âdem – Çağdaş Üniversite mi Medrese mi?, Phoenix Yayınları, siyaset, 296 sayfa