Peter Freund – Laura: Ateş Yılanı’nın Yüzüğü (2008)

Peter Freund, ‘Laura’ serisinin bu romanında, başkahramanı Laura Leander’in on üç yaşına basmasıyla başlayan maceraları hikâye ediyor.

Serinin bu romanında Laura, yıllar önce gerçekleşen bir araba kazasından beri hiçbir haber alamadığı annesinden izlere ulaşıyor.

Laura, annesinin nerede olduğunu öğrenmek için rüyalar aracılığıyla geçmişe yolculuklar yapmaya karar verir ve bu yolculukta, annesinin Gölgeler Ülkesi’ne sürgün edildiğini öğrenir.

Bu ülkeye gitmenin tek yolu da, efsanevi Ateş Yılanı’nın yüzüğüdür.

Leander, ilk olarak yüzüğü elde etmeye çalışacak, ardından da Gölgeler Ülkesi’ne tehlikeli bir yolculuğa koyulacaktır.

  • Künye: Peter Freund – Laura: Ateş Yılanı’nın Yüzüğü, çeviren: Aynur Düzgünel, İthaki Yayınları, roman, 455 sayfa

P. D. James – Deniz Feneri (2008)

İngiliz edebiyatçı P. D. James, ‘Deniz Feneri’nde, ünlü karakteri Adam Dalgliesh’i yeniden okurla buluşturuyor.

İngiltere’ye bağlı Combe adasının belirleyici özelliği tüm sakinlerinin ünlü olmasıdır.

Bu sebeple, özel bir vakıf tarafından yönetilen ada, uzun yıllar sakin bir yer olarak bilinir.

Fakat günün birinde adada işlenen bir cinayet, huzur ortamını sona erdirir.

Bu cinayetin en kısa zamanda, medya tarafından duyulmadan aydınlatılabilmesi için de, dedektif Adam Dalgliesh ve ekibi göreve çağrılır.

Fakat dedektifin kişisel hayatında yaşadığı sorunlar, cinayeti çözme çabalarını aksatır.

Dalgliesh bu sorunlarla uğraşırken, ikinci bir cinayetin gerçekleşmesi, işini daha da zorlaştıracaktır.

  • Künye: P. D. James – Deniz Feneri, çeviren: Fatoş Atay, Arkadaş Yayınevi, roman, 424 sayfa

James Wyllie, Johnny Acton ve David Goldblatt – Zaman Yolcusunun El Kitabı (2017)

Zaman makinenize binecekseniz, bu kitabı yanınıza aldığınıza emin olun.

Şaka bir yana, üç yazarlı elimizdeki kitap, tarihte yaşanmış on sekiz olayı okurlarıyla paylaşıyor, fakat daha da önemlisi bu olayların yaşandığı yerleri kapsayan keyifli bir gezi planı sunuyor.

  • 1969 yazında, New York Bethel kasabasında ilki düzenlenen Woodstock Festivali…
  • Birinci Dünya Savaşı’na bahane olan Arşidük Ferdinand suikastı…
  • Marco Polo’nun efsanevi Çin yolculuğu…
  • Kaptan Cook’un Pasifik Okyanusu’ndaki maceraları…
  • Vezüv yanardağının patlaması…
  • Ve daha fazlası…

Ele alınan dönemin gelenekleri ve kültürü hakkında da okura aydınlatıcı bilgiler veren kitabın en ilginç yanlarından biri de, ele alınan çağda nerede kalınacağı, ne yenip ne içileceği ve nerelerin ziyaret edileceği konusunda bir gezi rehberi şeklinde tasarlanması.

Tarihe ve gezmeye meraklı okurların bakmak isteyeceği bir kitap.

  • Künye: James Wyllie, Johnny Acton ve David Goldblatt – Zaman Yolcusunun El Kitabı, çeviren: Hazal Ceren Deniz, Maya Kitap, tarih, 339 sayfa

Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar (2017)

Meşrutiyet ve Cumhuriyet gibi Türkiye’nin siyaset, kültür ve düşünce tarihinde önemli dönüşümler yaratmış iki tarihsel dönemin ülkenin aydınları üzerindeki etkileri nasıl oldu?

Mustafa Oral’ın bu soru anlamında büyük önem arz eden elimizdeki çalışması,  bu dönemin aydınlarını en iyi temsil eden on iki ismin düşünce ve tutumlarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Antonio Gramsci, “Bütün insanlar entelektüeldir, ama toplumda herkes entelektüel işlevi görmez.” demişti.

Bu toprakların aydınının neden sesinin hiç çıkmadığını, neden hayır diyemediğini ve neden uzun yıllardır süren bir inzivaya çekildiğini merak edenler bu kitabı kaçırmasın.

Kitapta portrelerine yer verilen isimler ise şöyle:

Ziya Gökalp, M. Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Tuncer Baykara, Mükrimin Halil Yinanç, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Tansel, Falih Rıfkı Atay, Halide Edip Adıvar, İsmail Habip Sevük ve Faruk Nafiz Çamlıbel.

  • Künye: Mustafa Oral – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İktidar Odaklı Aydınlar, Yeni İnsan Yayınevi, tarih,

Tevfik Güran – Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum ve Ekonomisi (2017)

İktisat tarihi alanında önemli kitapları bulunan Tevfik Güran’dan, Osmanlı’nın son dönemindeki istatistik verileri üzerine düşündüğü, yazarın ’19. Yüzyılda Osmanlı Ekonomisi Üzerine Araştırmalar’ adlı eserinin devamı olarak okunabilecek nitelikli bir çalışma.

Osmanlı’da istatistiğin kullanımı, ağırlıklı olarak imparatorlukta yenileşme hareketlerinin hız kazandığı 19. ve 20. yüzyıllarda başlamıştı.

Güran’ın ince bir işçilikle derlediği bu istatistikler, söz konusu dönemde Osmanlı’nın nüfus, sağlık, eğitim, adalet, kültür ve ekonomi gibi alanlardaki durumunu saptıyor.

Özellikle tarih çalışmalarında, istatistiklerin altın değerinde tarihi kaynaklar olduğu bilinir.

Güran’ın bu çalışması da, Osmanlı’nın sosyal ve ekonomik alanlarında araştırma yapanlar için bulunmaz bir nimet.

  • Künye: Tevfik Güran – Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum ve Ekonomisi, İş Kültür Yayınları, tarih, 480 sayfa

Clarice Lispector – Yıldızın Saati (2017)

“Yalnızca kendi olmaya dayanamadığından hepiniz olan bu ben…”

Ukrayna doğumlu Brezilya Yahudisi Clarice Lispector’un ‘Yıldızın Saati’ romanı, bizde 20 yılı aşkın bir süre önce yayımlanmıştı.

Şimdi bu ünlü roman, Portekizce aslından yapılan yeni bir çeviriyle raflardaki yerini aldı.

“Entelektüel değilim, bedenimle yazıyorum” diyen Lispector’un ‘Yıldızın Saati’, Rio’da yoksul ve hasta daktilo kız Macabéa’nın hikâyesini anlatıyor.

Günün birinde bir Mercedes tarafından ezilen Macabéa, hayatını kaybeder.

Burada Mercedes’in yıldız simgesi, aslında romanın ana temasını işaret eder.

Zira Macabéa ölerek, bir yıldıza dönüşecek ve böylece evrendeki oluşunu tamamlayacaktır.

Bu dünyada yaşıyor olmak ve hayatın anlamı üzerine düşünmek isteyenlerin ‘Yıldızın Saati’nden öğreneceği çok şey var.

Lispector severlere bir müjdemiz daha var:

Kimi eleştirmenlerin yazarın başyapıtı olarak tanımladığı ‘Yaşam Suyu’ da yine Başak Bingöl Yüce tarafından Türkçeye kazandırıldı ve yine MonoKL yayınlarınca kısa bir süre önce yayımlandı.

“Ben kelimeler olmadan düşünürüm, hiçbir şey üzerine düşünürüm. Hayatımı altüst eden şey ise yazmak.”

  • Künye: Clarice Lispector – Yıldızın Saati, çeviren: Başak Bingöl Yüce, MonoKL Yayınları, roman, 104 sayfa

Mahmut Makal – Memleketin Sahipleri (2008)

Mahmut Makal’ın ‘Memleketin Sahibi’, yazarın köy yaşamı ve köylünün inançları konusundaki gözlemlerini barındırıyor.

“Kayalık, dere olan, ören denilen eski viranelerin bulunduğu yerler hakkında öyle söylentiler ve inanışlar vardır ki, bunları duyup dinleyenin bu köyden kaçası gelir.” diyen Makal, Anadolu köylüsünün cinlere, şeytanlara, yatırlara ya da ölümsüzlüğün sırrına eren dedelere dair inanışlarını anlatıyor.

Makal ustanın çalışması, bir mizah eseri, folklorik bir çalışma veya lezzetli bir edebi metin olarak okunabilir.

Kitap, Anadolu köylüsünün ilginç inanışlarını gözlemlemesi ve köylünün yenileşmeye bakışını can alıcı noktalar üzerinden yakalamasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Mahmut Makal – Memleketin Sahipleri, Literatür Yayıncılık, anlatı, 164 sayfa