Nikolaos Mavrokordatos – Philothei Parerga / Bir Allahseverin Meşgaleleri (2019)

El yazması 1719’a tarihlenen ‘Philothei Parerga’nın (Bir Allahseverin Meşgaleleri), kimilerine göre, Yunan edebiyatının roman türündeki ilk denemesi.

Kurgudaki olaylar 1715 civarındaki İstanbul’da geçiyor ve mektup, politika, ahlak ve tarih üzerine tartışmalar ile polisiye bir dava ve dönemin önde gelen kimi isimlerine yönelik eleştiriler barındırıyor.

Özgün kurgusu ve üslubuyla dikkat çeken ‘Philothei Parerga’, aynı zamanda Fenerli Rumların Osmanlı politikası ve Batı ile Doğu arasındaki kültürel ilişkileri hakkında ve ayrıca, Sultan III. Ahmet ve İsveç Kralı XII. Şarl gibi dönemin hükümdarlarına dair canlı tasvirleriyle de, okurunu cezbedecek türden.

Karanlık zindanlar, Boğaz manzaraları, Osmanlı’nın ilahiyat tartışmaları, Osmanlı’nın lalelere olan tutkuları ve başkent İstanbul’da beraber yaşayan milletler, metinde karşımıza çıkan diğer konular.

Kitabın yazarı Nikolaos Mavrokordatos’a (İslerletzade Nikola) gelince…

Nikolaos Mavrokordatos, 1715 yılında Sultan III. Ahmet tarafından Eflak hospodarı olarak atandı ve Avusturyalılara esir düştüğü kısa bir dönemde kesintiye uğramakla birlikte 1730’daki vefatına kadar bu görevini sürürdü.

Mavrokordatos, çokdilli toplumu ve gelişen uluslararası ilişkileriyle 17-18. yüzyılların Osmanlı İmparatorluğu’nda dil ve diplomasi yetenekleriyle önemli konumlara gelen Fenerli Rumlar’ın entelektüel çevresinin bir üyesiydi.

  • Künye: Nikolaos Mavrokordatos – Philothei Parerga / Bir Allahseverin Meşgaleleri, sunuş: Jacques Bouchard, çeviren: Ekin Dedeoğlu, İstos Yayın, roman, 222 sayfa, 2019
Reklamlar

Fung Yu-Lan – Çin Felsefesi Tarihi (2019)

“Bizim hayatımız, bizim sahip olduğumuzdur ve onun faydası çok büyüktür. Bu faydanın derecesine gelince, imparator olmak bile, onunla karşılaştırılamaz.” –Yang Chu

Çin felsefesi hakkında bir başucu kitabı olarak önerebileceğimiz bu çalışma, Çin felsefesinin 25 yüzyıllık bir zaman boyunca, alan olarak hem Konfüçyüs hem de Lao Tzu’dan, hatta Konfüçyüsçü ve Taocu okullardan bile daha geniş olduğunu ortaya koyuyor.

Kitaptan öğrendiğimiz bir diğer önemli bilgi ise, Çinli düşünürlerin, hemen hemen Batı’da felsefecilerin zihinlerini meşgul eden bütün ana konuları ele aldığıdır.

Feng Yu-Lan’ın, toplamda yirmi sekiz bölüme ayırdığı kitabında karşımıza çıkan kimi konular şöyle:

  • Çin medeniyetinde felsefenin ruhu,
  • Çin felsefesinin tarihsel, ekonomik, coğrafi, sosyolojik ve sanatsal arka planı,
  • Çin felsefesinde okulların kökeni,
  • “Büyük öğretmen” diye de tanımlanan Konfüçyüs’ün Çin tarihi ve felsefesindeki yeri,
  • Konfüçyüs’ün ilk muhalifi olan Mo Tzu,
  • Taoculuğun safhaları,
  • Mohistler,
  • Yin-Yang Okulu ve ilk dönem Çin kozmogonisi,
  • Konfüçyüsçü metafizik,
  • Han Fei Tzu ve Yasacı Okul,
  • Çin Budizmi’nin kuruluşu,
  • Sessizlik felsefesi (Ch’anizm),
  • Yeni-Konfüçyüsçülük,
  • Batı düşüncesi ve felsefesinin Çin’e girişi,
  • Modern dünyada Çin felsefesi…

Çalışma, Konfüçyüs’le olan başlangıcından günümüze kadar, Çin düşüncesinin tamamını kapsamlı ve sistematik bir anlatımla vermesiyle çok önemli.

  • Künye: Fung Yu-Lan – Çin Felsefesi Tarihi, çeviren: Fuat Aydın, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 498 sayfa, 2019

Bertrand Russell – Özgürlük Yolu (2015)

‘Özgürlük Yolu’, Bertrand Russell’ın siyasi ideolojisini en açık şekilde dile getirdiği; sosyalizm, anarşizm ve sendikalizmin tarihsel gelişimlerini irdelediği kitabı.

Marx ve sosyalist öğreti, Bakunin ve anarşizm, sendikalist başkaldırı, iş ve ücret, hükümet ve yasa, uluslararası ilişkiler gibi konularda daha iyi bilgilenmek ve aydınlanmak için bu çalışma birebir.

Kitap, özgür-eşitlikçi bir dünya arayışının ve toplumsal hareketlerin çok canlı olduğu 1918’de yazıldı ve bu dönüm noktası dönem metnin adeta her satırına yansımış.

  • Künye: Bertrand Russell – Özgürlük Yolu, çeviren: Şebnem Duran, Bgst Yayınları, siyaset, 205 sayfa, 2015

Carina Louart ve Florence Pinaud – Matematik Budur! (2015)

Hepimizin matematiğe ihtiyacı var: O olmadan modern dünyanın var olması imkânsız.

Fakat çoğumuz matematikten korkarız, çünkü bize her zaman anlaşılmaz gelmiştir.

Carina Louart ve Florence Pinaud’un kaleme aldıkları, matematik zekâsı efsanesine kesinlikle yüz vermeyen, daha da önemlisi her seviyeden okura hitap eden bu çalışma, gündelik hayatta matematiğin nasıl işlediğini keyifli bir tarzda anlatıyor.

Jochen Gerner’in sağlam illüstrasyonları eşliğinde.

  • Künye: Carina Louart ve Florence Pinaud – Matematik Budur!, çeviren: Alev Er, NTV Yayınları

John Izod ve Joanna Dovalis – Terapi Olarak Sinema (2015)

Milyon Dolarlık Bebek, Oğul Odası, Doğum ve Hayat Ağacı gibi yapımlar üzerinden, filmlerin duygu dünyamızı nasıl etkilediğini gözler önüne seren bir kitap.

Kitabın yazarları John Izod ve Joanna Dovalis, sinemanın bizi kendi hayatımızda kaçınılmaz olarak yaşayacağımız kayıplara psikolojik olarak hazırlayabilen özelliğine dikkat çekiyor ve sinema aracılığıyla bireyin terk edilme, yetim/öksüz büyüme gibi nedenlerle yaşanabilecek süreçlerle nasıl başa çıkılabileceği ele alıyorlar.

Sinemanın, insanın hem kendi hem de içinde yaşadığı toplumun ortak bilinçaltıyla bağ kurmasını sağladığı, çalışmanın temel savı olarak karşımıza çıkıyor.

  • Künye: John Izod ve Joanna Dovalis – Terapi Olarak Sinema, çeviren: Duygu Pınar Kayıhan, İKÜ Yayınevi, sinema, 288 sayfa, 2015

Kolektif – Türkiye’de Neoliberalizm, Demokrasi ve Ulus Devlet (2009)

‘Türkiye’de Neoliberalizm, Demokrasi ve Ulus Devlet’, 10. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’ne sunulan bildirilerden yapılmış bir seçki.

Kitapta yer alan on altı makalede, Türkiye seçmeninin analizinden siyasi partiler ve mitinglere, azınlık aidiyetinden Türk milliyetçiliğine, sendikal hareketin siyasete etkilerinden feminizm tartışmalarına kadar birçok konu irdeleniyor.

Kitaba katılan isimler şöyle: Ali Eşref Turan, Ayşen Uysal, Filiz Kardam, Kurtuluş Cengiz, Özgür Bal-Uzun, İnci Özkan Kerestecioğlu, Fırat Korkmaz, Güven Gürkan Öztan, Eylem Akçay, Gamze Polatoğlu, Can Soyer, Kemal Dil, Fuat Man, Cemal İyem, Osman Savaşkan, Duygu Türk, Cem Eroğul, Serdar Öztürk ve Yasemin Akis.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Neoliberalizm, Demokrasi ve Ulus Devlet, Yordam Kitap, siyaset, 320 sayfa

Nevzat Çağlar Tüfekçi – Akbük (2009)

Gazeteci Nevzat Çağlar Tüfekçi’nin, Milas’ın tarihi, kültürü ve doğal zenginlikleriyle ilgili yayımlanmış eserleri bulunuyor.

Yazar ‘Akbük’te ise, ayrılıkların yaşandığı ve yeni hayatların kurulduğu bir mekân olan Aydın’ın Didim ilçesi sınırları içinde bulunan Akbük’ü anlatıyor.

İlk insan yerleşiminin varlığının antik döneme uzandığı bu yöre, en az dört bin yıllık bir geçmişe sahip.

Tüfekçi’nin sözlü tarih çalışmalarıyla meydana getirdiği kitap, aynı zamanda bir Rum köyü olan Akbük’te, 1924 Türk-Yunan nüfus mübadelesine kadar önemli bir Rum nüfusunun yaşadığını da gözler önüne seriyor.

Çalışmasına, Akbük’e dair genel bilgilerle başlayan Tüfekçi, devamında, yörenin ilk sakinlerini, coğrafi, ekonomik, toplumsal yapısını ve gündelik hayatını ele alıyor.

Kitap, 0252 512 31 95 no’lu telefondan ve nevzatcaglartufekci@gmail adresinden temin edilebilir.

  • Künye: Nevzat Çağlar Tüfekçi – Akbük: Ayrılıklar ve Yeni Hayatlar, kendi yayını, şehir, 288 sayfa