• HİSTERİK BİLİNÇ, Saffet Murat Tura, Metis Yayınları, psikanaliz, 238 sayfa

Saffet Murat Tura, ‘Histerik Bilinç’te, bilinç araştırmaları alanına yoğunlaşıyor. Tura çalışmasına şu temel sorularla başlıyor: “Hepimiz atomlardan oluşmuş maddi cisimler olduğumuz halde neden iç dünyamız, iç yaşantılarımız, bir ‘fenomenal bilincimiz’ var? Neden ‘içi karanlık’ biyolojik otomatlar değiliz?” Tura, bu sorunun cevabını ararken, bu soruları bilimsel olarak düşünülüp tartışılabilir sorunsallara dönüştürmeyi amaçlıyor. Tura’nın bunun yapılmasıyla amaçladığı şeyse, histerinin, bilincin gizemini açıklamada önemli bir görev üstleneceği inancı oluyor. Buradaki bilinçle kastedilenin, bilimsel bir bilinç kavramından çok, bilincin fenomenal yapısının, yani ‘fenomenal bilinç’ olduğunu belirtmekte fayda var. Tezini felsefe, psikiyatri, psikanaliz, psikoloji, nöroloji, sinirbilim, fizyoloji ve biyoloji üzerinden açıklayan Tura, klinik vakalardan da yararlanıyor.

  • YİTİK PARADİGMA: İNSAN DOĞASI, Edgar Morin, çeviren: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, psikoloji, 220 sayfa

Çalışmalarında, farklı akademik disiplinlerin sentezini yapan Edgar Morin ‘Yitik Paradigma’da, insanlaşmanın, sadece biyolojik bir evrimin sonucunda değil, aynı zamanda tinsel, genetik, ekolojik, beyinsel, toplumsal ve kültürel unsurların sonucunda gerçekleştiğini savunuyor. Yazar, buradan hareketle, insan-hayvan ve doğa-kültür gibi zıtlıkların yersiz olduğunu; biyolojik ve kültürel evrimin, insanlaşma sürecinin birbirinin içinden geçen iki boyutu olduğunu belirtiyor. İlk olarak 1973′te yayımlanan kitabını, “başlangıç noktasına bir geri dönüş” olarak tanımlayan Morin, insani-toplumsal oluşumun kendine has dinamiklerini araştırıyor.

  • TRAVMA SONRASI ORTAYA ÇIKAN PSİKOLOJİK TEPKİLERİ ANLAMAK, Claudia Herbert, çeviren: Mehmet Z. Sungur ve Ece Cömert, PsikoNET Yayınları, psikoloji, 100 sayfa

Claudia Herbert, Oxford Stres ve Travma Merkezi’ni yönetiyor. Claudia, “Travma sonrası yaşanan deneyimden kaçmak, kısa vadede kendinizi iyi hissetmenizi sağlasa bile, uzun vadede sorun yaratabilir. Geçirdiğiniz travma sonrası rahatsız edici, bunaltıcı, yaşamınızı alt üst eden duygular hissedebilirsiniz” derken ortaya çıkacak bu tür yoğunlukları vurgulamayı amaçlıyor. Kitap, geçirilen ani ve beklenmedik travmalar sonucunda rastlanan depresyon, geri dönüşlerle travma anını tekrar yaşama, sorundan bahsetmekten kaçınma, kronik ağrı, cinsel güçlükler ve uykusuzluk gibi sorunlara odaklanıyor.

  • AŞK VE ŞEHVET ÜZERİNE, Theodor Reik, çeviren: Ali Kılıçlıoğlu, Say Yayınları, psikoloji, 400 sayfa

‘Aşk ve Şehvet Üzerine’nin bu birinci cildi ‘Romantik ve Cinsel Duyguların Psikanalizi’ başlığını taşıyor ve çiftlerin aşk hayatı, cinsellik, evlilik, anne-babalık ve erkeklik ile kadınlığın gizli doğasını tartışıyor. Freud’un öğrencisi olan Reik, daha sonraki otoritelerce Freud’un mirasçısı sayılmıştı. Reik’in çalışmasının bu birinci cildi, psikanalistin Freud’la hesaplaşması olarak da okunabilir. Çünkü temel dürtüler ekseninde masaya yatırılan aşk ve şehvet ile mazoşizmin sosyal, dinsel ve kültürel unsurları, Reik’in bu hesaplaşması üzerinden verilir. ‘Aşk ve Şehvet Üzerine’nin ikinci cildi de ‘Cinslerin Duygusal Farklılıkları’ başlığını taşıyor.

  • DELİLİĞİN İMALATI, Thomas S. Szasz, çeviren: Gözde Genç, Yerdeniz Yayınları, psikoloji, 422 sayfa

Thomas S. Szasz’ın ‘Deliliğin İmalatı’ isimli bu kitap, ‘Engizisyon ve Akıl Sağlığı Hareketi Üzerine Karşılaştırmalı İnceleme’ alt başlığını taşıyor. Szasz’ın çalışmasının ana fikri, deliliğin bir hastalık olarak tanımlanması ve bununla beraber deli olarak yaftalananların akıl sağlığı yerinde olanların altında bir sınıf olarak kabul edilmeleri ezberine karşı çıkmak. Szasz, sosyal bakışın ‘öteki’ye olan ön yargısının, ‘öteki’yi yok etme çabasının dışında, kötülüğü ona yakıştırarak kendi iyiliğini doğrulamak şeklinde de ortaya çıktığını ve böylece ‘öteki’yi yeniden ve yeniden yarattığını belirtiyor. Dolayısıyla verili sistemin yaşamını sürdürübilmesi, Szasz’a göre, sürekli olarak ‘ötekiler ve kötüler’in yaratılmalarıyla mümkün kılınıyor. Bu bakış açısından hareketle kaleme kitap, kurumsal Psikiyatrinin tarihine dair önemli bir alternatif kitap özelliği gösteriyor.

  • YORUMA DAİR – FREUD VE FELSEFE, Paul Ricoeur, çeviren: Necmiye Alpay, Metis Yayınları, felsefe, 494 sayfa

‘Yoruma Dair’ Freudcu yorumlama tarzı üzerine yoğunlaşan bir kitap. Çağımızın önemli filozoflarından olan Ricoeur de tıpkı Freud gibi simgeler ve yorumlara ilgi duyuyor. Ricoeur bu kitabında, yorumlamanın psikanalizde ne anlama geldiğini, bu yorumun insanın “kendiliği” ile ilgili yeni bir anlayışa varıp varamayacağını, kültürün Freudcu yorumunun temel öneminin ne olduğunu ve Freud psikanalizindeki yorumun diğer yorumları dışlayıp dışlamadığını ele alıyor. Kendilik, adalet, sevgi, ahlak, bilgi, zaman, dil ve inanç, Ricoeur’ün tartıştığı başlıca konular.

  • SİGARAYI BIRAKMANIN KOLAY YOLU, Allen Carr, çeviren: Emre Üstünuçar, D&R Store Yayınları, psikoloji, 203 sayfa

Allen Carr’ın sigarayı bırakma yöntemi, sigara bağımlılığını sona erdirmek konusunda en bilinen yöntemlerden biri. “Sigarasızlığa bir şans” tanıyın cümlesiyle başlayan bu kitap, sigarayı bırakmak isteyen tiryakilere bunun yapılabilmesini sağlayacak önerilerde bulunuyor. Dolayısıyla yöntem, tiryakilere şok taktikler, ilaçlar ve bantlar olmadan aniden sigara bıraktıracağını savunuyor. Sigarayı bırakmak, bir tiryaki için dünyanın en zor şeyi. Fakat Carr’ın, “sigarayı bırakmayacak tiryakiye daha rastlamadım” dediğini de belirtelim. Sigarayı bir türlü bırakamayan, fakat “bir de bu yöntemi deneyelim” diyen müptelalara önerilir.

Emanuel Berman – Diğer Ses (2007)

3 Şubat Perşembe, 2011

  • DİĞER SES, Emanuel Berman, çeviren: Bessi Meshulam, Bağlam Yayıncılık, psikoloji, 133 sayfa

‘Diğer Ses’, Freud’un öğrencisi, hastası ve yakın arkadaşı olan Sandor Ferenczi’nin psikanalitik tedaviye yaptığı katkılara odaklanan bir çalışma. Ferenczi’nin psikanalitik tedavide her zaman bir yenilikçi olarak kabul edildi. Bu yenilikçiliğinden kaynaklı olarak, psikanalizin hiçbir zaman mutlak doğrulardan  oluşmadığını ve bu disiplinde kesin bir ideolojinin olmadığını savundu. Emanuel Berman’ın bu çalışması, psikanalizin içinden olup bu disiplin hakkındaki farklı durumları dile getiren bir “diğer ses”in çalışmalarına odaklanıyor. Kitap, psikanalize dair eleştirilere ulaşmak ve bu disipline dair farklı yorumları öğrenmek isteyenlere önerilir.

  • YARATICILIK, Michel-Louis Rouguette, çeviren: İsmail Yerguz, Dost Yayınevi, psikoloji, 125 sayfa

Yaratıcılık konusu, bilindiği gibi çoğu araştırmaya konu oldu. Rouguette’in bu çalışması ise, yaratıcılığın kategorik bir alan ya da araştırma sahası olarak silindiğini savunarak, kavramın bilişsel köklerinden global düzeydeki ticari ve siyasi örgütlenmelere dek uzanan çerçevesini çizmeye çalışıyor. Rouguette’in çalışmasının ilgi çeken yönlerinden biri, bu alanda geliştirilmiş ölçme ve değerlendirme sistemlerinin tarihi kronolojisini vermesidir diyebiliriz. “Esas sorun yaratıcılık kavramının gerçek statüsünü bilmektir.” diyen Rouguette, bu kavramı, sadece psikoloji disiplinine hapsetmekten çok, onu gündelik hayatın içine yerleştirmeye çalışıyor.

  • ÇOCUKTA FOBİNİN ANALİZİ, Sigmund Freud, çeviren: Dilman Muradoğlu, Say Yayınları, psikanaliz, 158 sayfa

Sigmund Freud ‘Çocukta Fobinin Analizi’nde, Hans isimli çocuğun hastalığını ve tedavi sürecini anlatıyor. Hans’ın hastalığının ilk raporları, çocuk üç yaşındayken kaleme alınmış, tedavi süreci de beş yaşındayken sona ermişti. Hans deneyimi, Freud’un birçok çalışmasında karşımıza çıkar. Örneğin Freud, Hans’ın hastalığını takıntılar, semptomlar, anksiyete, totemizm, fobi, hayvan korkuları ve “Kurt Adam” vakası gibi konular bağlamında, farklı çalışmalarında irdelemişti. Burada, genel olarak çocukluk nevrozu bağlamında Hans’ın yaşadığı sorunlara odaklanan Freud’un yaklaşımı, çocuğun masumiyetini elinden almakla suçlanıp eleştirilmişti.